Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Srebrenitsa içimizdeki kanayan yara…

18 Temmuz 2019 Perşembe 07:25 Güncelleme : 18 Temmuz 2019 Perşembe 07:25

Srebrenitsa katliamı üzerinden 24 yıl geçse bile bugün de kanayan yaradır. Hatırladıkça akıtılan gözyaşıdır. İnsanlığın vicdanının sustuğu gündür. Tacize uğrayan kadınların, öldürülen masum çocukların ve yaşlıların katlinin yıl dönümüdür. Srebrenitsa soykırımı utançtır. Zalimin mazluma zulmüdür. İnsan pazarıdır Srebrenitsa katliamı. Sevginin, merhametin, vicdanın sustuğu zamandır. Güç savaşıdır. İnsanlığa yapılmış en büyük ayıptır. İnsanların en önemli hakkı olan “yaşama hakkına” kastetmektir.      
Bundan sonra tek temennim hiçbir milletin soykırımlardan ve savaşlardan ötürü acı çekmemesi. Hiçbir masum insan bunları yaşamayı hak etmez. Güçlü milletler çıkarlarına göre değil, vicdanlarına göre hareket ederler. 
SREBRENİTSA
1995 yılında, yani 24 yıl önce Avrupa’nın orta yerinde tüm dünyanın gözü önünde bir vahşet yaşandı. Bu vahşetin adı “Srebrenitsa Soykırımı” olarak tarihin kara sayfalarına geçecekti. Bu aynı zamanda 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yapılan en büyük insan katliamı ve soykırımıydı. Bu soykırıma Birleşmiş Milletler ve Avrupa ne yazık ki sessiz kalmıştı. Sessiz kalarak da bu soykırıma ortak olmuşlardı aslında. Peki bu aşamaya nasıl gelindi:
Yugoslavya çok uluslu yani kozmopolit bir yapıya sahipti ve bir şekilde huzur içinde insanlar yaşayıp gidiyordu. Ama bu huzurlu ortam Tito’nun ölümüyle sona ermişti. Milliyetçilik ve etnik çatışmalar hızla büyüdü ve kaçınılmaz son, yani savaş başlamıştı. Önce Slovenya bağımsızlığını ilan etti, sonra Hırvatistan. Sırbistan Hırvatistan’ın bağımsızlığını tanımadı. Hırvatistan’daki Sırp nüfusu ayaklandırarak buna engel olmaya çalıştı ama Avrupalı devletler Hırvatistan’a destek verince Sırbistan Hırvatistan’ın bağımsızlığını engelleyememişti. Bosna Hersek de İzzetbegoviç önderliğinde bağımsızlığını ilan etti ama Hırvatistan ve Sırbistan buna başından beri karşıydı. İki düşman olan Hırvat ve Sırplar, Bosna üzerinde birleşmişlerdi. Gizli antlaşmalarla Bosna’yı paylaşmışlardı. Bunun neticesinde Bosna topraklarını işgal ettiler ve böylece Müslüman Boşnakların etnik temizliği başladı. Yapmadıkları zulüm kalmamıştı. Srebrenitsa bu katliamların en büyüklerindendi.
Srebrenitsa BM tarafından güvenli bölge ilan edilmişti. Bu yüzden nüfusu normalinden çok daha kalabalıktı. Hollandalı askerler Boşnakların ellerinde kalan son silahları da toplamıştı. İnsanlar savunmasız ve çaresizdi. Sırplar harekete geçti ve şehre girdiler. Sırp komutan Ratko Miladiç’in şu sözleri olacakların habercisi gibiydi: “Bugün Sırplar için kutlu bir gün, Türklerden intikamımızı almaya geldik” diyordu. Bosnalıların bir kısmı kaçmış bir kısmı da güvenli diye BM kampına sığınmıştı ama Hollandalı komutan Thom Karremons Boşnakları Sırplara teslim etti ve katliam başlamış oldu. 3 gün içerisinde 10.000’e yakın Boşnak, feci şekilde öldürülmüştü. İnsanlar Hollandalıların verdiği benzinle çalışan otobüslere bindirilip öldürülecekleri yere götürülüyordu. Elleri arkadan bağlı bir şekilde infaz ediliyorlar ve toplu mezarlara gömülüyorlardı. Toprak altına gömülen sadece Boşnaklar değildi, aynı zamanda insanlık da gömülmüştü. Bir daha böyle bir olayın dünyanın hiçbir yerinde olmamasını temenni ediyor ve ölen Boşnak kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu soykırımı unutmayalım, unutturmayalım. 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün