Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Ne virüsmüş be, dünyayı dize getirdi

22 Nisan 2020 Çarşamba 00:22 Güncelleme : 22 Nisan 2020 Çarşamba 00:37

Avrupa artık dengesini bulmak zorunda. Bugüne kadar kendilerini dev aynasında görenler sağlık sektöründe başarısız oldular. Şimdi, ‘Türkiye gibi sağlıkta başarılı olamadınız’ diyerek kendi içlerinde birbirlerini eleştiriyorlar. Ancak ya tarih okumuyorlar ya da işlerine gelmiyor. Biz de kendilerine hatırlatalım istedik.

Avrupa bilim kurulu üyelerine bu da bir cevabımız olsun.

Dünyanın gelişmiş denilen ülkelerinde hastalar ölüme terk edilirken adı duyulmamış laboratuvarlarda, adı duyulmamış doğal ürünlerle adı duyulmamış doktorların çalışmakta olduğu bir ülkeden söz ediyoruz. Anadolu toprakları endemik on binlerce doğal ürünle bezelidir. Önümüzdeki süreçte o adı duyulmamış doktorların bu ürünlerle yeni buluşlar ve harika işler çıkaracağından hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Anadolu tarih boyunca imparatorlukların çekirdeği olmuştur. İmparatorluklar göçseler de bu çekirdek sağlam kalmış, bilgi ve genlerini gelen nesillere aktarmayı bilmiştir. Dünya, yaratıcının tayin ettiği süre boyunca ayakta kalacaksa, sebep bu çekirdek olacaktır.

Sizlere çok önemli bilim insanlarımızdan birkaç ismi hatırlatmak isterim;

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sinir cerrahı Prof.Gazi Yaşargil

ALS Hastalığı üzerinde dünyada en önde olan isim Prof. Hande Özdinler,

Yüz ve kol naklini gerçekleştirdikten sonra dünyada ilk rahim naklini gerçekleştiren Prof.Ömer Özkan,

Dünyada ilk kez Beyin Hücrelerinin ölümünü engelleyen hoca, Dr.Murat Digiçaylıoğlu,

Robotla ilk kalp ameliyatını yapan,kalp krizini önceden haber veren Elektronik çipi de bulan Prof.Tayfun Aybek ,

Behçet Hastalığını 1937 senesinde bulan ve tedavisini gerçekleştiren doktorumuz Hulusi Behçet,

2015 Nobel Kimya Ödülünü kazanan Aziz Sancar. 

Türkler geleneksel olarak tıp alanında Avrupa Devletlerinden daima önde olmuşlardır.Geçmişleri,tıp alanında deneyim ve hizmetleri çok derindir.

Bizim Atalarımız tarihte hayvancılık ve harp sanatında dünyanın en çok sözü geçen milleti olmasının yanında, bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de insanlığa büyük hizmetleri olmuştur.

Göktürklerde Hekim Biguta ile Karluklarda Hekim Haruna, MS 728 yılından bu güne dek unutulmaz hekimler arasındadır.

Müzikle ilk tedaviyi Osmanlı Devleti gerçekleştirmiş, Dünyada ilk Devasa Çadır Hastanelerini 10-11-12 yüzyılda Selçuklu Türkleri kurmuştur.

1037 senesinde vefat eden İbn- i Sina Hekimlerin Hükümdarı olarak Avrupa okullarında okutulmuyor mu? Karaciğer ve sarılık hastalığını bulan, mikrobu tanımlayan da İbn- Sina’dır.

14. Asırda yaşamış FATİH’in manevi hocası Akşemsettin, dünyanın en önemli bulaşıcı hastalıklar hekimiydi. Mikrobu da ilk tespit eden O’dur.

Ulu Önder Mustafa Kemal’in, “Beni Türk Hekimlerine emanet edin” sözleri boşuna değildir.

Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımıza bu önemli süreçte bizlere düşen tek görev, ev de kalarak onlara destek vermektir.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün