Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Atatürk'e dinsiz diyenlere duyurulur

17 Mayıs 2017 Çarşamba 15:22 Güncelleme : 17 Mayıs 2017 Çarşamba 15:22

 

Son zamanlarda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e sövmek, küfür etmek, dinsiz demek neredeyse moda haline geldi, biz de bu yazıyı kaleme almak zorunda kaldık. Atamızın notlar aldığı özel defterinden bazı cümleler aktaralım dedik siz değerli okuyucularımıza…

Atatürk’ün Hz. Muhammed hakkındaki düşüncelerini notlar halinde kaleme aldığı bölümler günümüz Türkçesiyle şöyle aktarılıyor; “Efendiler, yine bilinmektedir ki dünya yüzünde yüz milyonluk bir Arap kitlesi vardır ve bunların Asya’daki kısmı Arap Yarımadası’nda yoğun olarak bulunur. Peygamberliğe ulaşmış olan Fahr-ı Âlem Efendimiz (Hazret-i Muhammed) bu Arap kitlesi içinden Mekke’de dünyaya gelmiş bir mübarek varlıktı. Tanrı birdir ve büyüktür ve bu büyük olan Allah insanları yarattığı andan Cenab-ı Peygamber’in ölümüne kadar onları aydınlatmak, doğru yolu göstermek için aracılarla onlarla ilgilenmiştir. Allah, kullarının bir gelişmişlik noktasına ulaşmasına kadar kendi araçlarını kullanmasını tanrılığın gereklerinden saymıştır. Onlara Hazret-i Adem Aleyhisselâm’dan başlamak üzere sınırsız peygamber ve elçiler göndermiştir. Peygamberimiz aracılığıyla en son dinsel ve yaşamsal gerçekleri verdikten sonra artık insanlık ile aracı ile ilişkide bulunmaya gerek görmemiştir. İnsanlığın kavrayış, aydınlanma ve gelişme düzeyleriyle her kulun, doğrudan doğruya Allah tarafından gönle doğan şeylerle ilişki kurma yeteneğine ulaştığını kabul etmiştir ve bu nedenle Hazret-i Muhammed son peygamber olmuştur.”

Atatürk’ün elyazısı notlarında "Türk" adındaki ilk kişinin Hz. Nuh’un torunu olduğunu belirtirken, “Efendiler, bu dünyada en az yüz milyondan fazla nüfusa sahip büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında tarih anlamında da bir derinliği vardır. Efendiler, bu derinliği isterseniz iki ölçütle ölçelim. Birinci ölçüt, tarih öncesi devirlere ilişkin ölçüttür. Bu ölçüte göre Türk milletinin büyük atası olan Türk adındaki insan, ikinci insanlığın babası Nuh Aleyhisselâm’ın oğlu Yafes’in oğlu olan kişidir. Tarih dönemlerinin belge bulmakta pek hoşgörülü olduğu ilk evrelerine biz de hoşgörülü olalım. Fakat en açık ve en kesin ve en objektif tarihsel kanıtlara dayanarak diyebiliriz ki Türkler on beş yüzyıl önce Asya’nın göbeğinde büyük devletler kurmuş ve insanlığın her türlü yeteneklerini gerçekleştirmiş bir unsurdur” ifadelerini kullanıyor.

İşte bu nedenle Kuran-ı Kerim kitabını eksiksiz ve doğru olarak Türk Milleti'nin daha doğru ve iyi öğrenmesi için Elmalılı Hamdi Yazır’a tefsir ettirmesi ile belli değil midir? Atatürk Balıkesir’de cuma namazı öncesi verdiği hutbede konuşmasını bilmeyen var mıdır? Öyleyse okuyalım

Atatürk, Zağnos Paşa Cami Hutbesi'nde cemaata şöyle seslenmiştir:
"Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir. İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır..."

Şimdi soruyoruz sizlere Atatürk ve silah arkadaşları olmasaydı şimdi halimiz nice olurdu.

Saygılarımızla

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün