Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Oyun bitti perde kapandı

16 Ekim 2019 Çarşamba 13:17 Güncelleme : 16 Ekim 2019 Çarşamba 13:17

Yaşadığımız öykünün kıyısından kenarından geçen insanlar var, tiyatroda yalnızca tek bir sahne de görünen, o sahne bittikten sonra da kaybolup giden insanlar… Neden kısa sürede elenip gidiyorlar? Hayatın akışı mı öyle? Yoksa bizler mi istemiyoruz onlarla çoğalmayı? Tek bir tavır veya tek bir söz ile sınavda başarısız olduklarında onlara ikinci şansı tanımıyor muyuz? Birilerine benzedikleri için veya benzemedikleri için mi kapatıyoruz kapı penceremizi? Neden onlar kalanlar arasında değil de gidenler arasında kaldılar hiç düşündünüz mü? Kendimize şunu da sorabiliriz, ben neden insanların hayatından şöyle bir geçtim gittim, neden kalıcı olmadım, olamadım? Sendeki yerleri seninle uyuşmamaya başlamıştır belki. Kimisi ortalığı dağıtmış, kimisi yangın çıkarmış, kimileriyse sessizlikle beraber yok olmuştur. Bazıları ağır hasar bırakmış, bazıları kocaman bir boşluk. Bazılarını tebessüm ederek hatırlamış, bazılarını iç çekerek, bazılarını ise başımızı başka tarafa çevirerek. Bazısı bir yabancı olmuştur bazısı hala bizden bir parça. Belki de belirli bir dönem hayatımıza hizmet etmiş insanlar onlar, hayatımızda sürelerini doldurup gitmiş kişilerdir. Bazılarında dur tuşuna basılmış, silmek istediğinize emin misiniz sorusuna tereddüt bile etmeden evet denilmiştir. Aranmış ama açılmamış, aramış ama açmamış, aramış ama tartışılmıştır. Tekrar denenmiş, olmamıştır. Yeniden denenmiş, daha beter olmuştur. Olmamış, zorlanmıştır. Tekrar olmamış, zorlanmamıştır. Olmayınca zorlanmaması gereken durumlarda çok zorlayarak tecrübe edinilmiştir. Sonra da bitmiş veya bittiği sanılmıştır. Söyleyecek bir kelime bulamamış, hiçbir şey yapmamış, yine bir şey yapmamışsındır. Zaman geçmiş, keşke’leri sıralamış, bir işe yaramamıştır. Bazıları sendeki yerini sorgulamış, anlatmaya çalışmışsın olmamış, tekrar anlatmışsın gene olmamıştır. Yalanlar söylenmiştir. Susulmuştur. Sonunda sağlam sanılan tek bir bağ kalmamıştır. Kimisine tekrar şans verilmiş ama kırgınlıkların ardı arkası kesilmemiştir. Yıprandığını, harcandığını hissetmişsindir. Kimisi çok büyük yanlışlar yapmış, onlardan nefret etmene bile izin vermemişlerdir. Seni gözden çıkardığını kendi gözlerinle görmek zorunda bırakılmışsındır. Kendini bitirdiğini hayretler içinde izlemişsindir. Bazılarıyla bazı yollardan geçmişsin ve dönüp dolaşıp yine o yola çıkmışsındır. Bazen seni istemediğin birine dönüştürdüğünü hissetmiş, seni nereye doğru sürüklediğini bilememişsindir. Hayatında olmaması gerektiğinin farkına varmış ama hayatından çıkarmayı gerektiren cesareti kendinde bulamamışsındır. Beklemişsin, beklemişsindir. Tutunmayı denemiş fakat deneyerek daha da önemini kaybetmişsindir. Bazılarıyla da yollarını ayırmanın ne kadar kolay olduğunu anlamışsındır. Bazıları için artık hissedeceğin bir his kalmamıştır. Bazıları baş ağrısı, bazıları karın ağrısı, bazıları kalpte sızı, bazıları yara, bazıları yara bandı… Bazıları ve bazıları farklı kişiler iken bazen aynı kişi bile olabilmiştir… “Belki de insanlar sisli bir denizde sürüklenen birer gemiden başka bir şey değiller, ara sıra uzaklarda birbirlerinin ışıklarını görüyorlar ve yan yana geçip giderken kısacık bir süre selamlaşıyorlar…”
Franz Kafka bir kitabında, geride kalan insanları merak ettiğini yazmıştı. Kimdir bu insanlar, ne yaparlar, nasıl yaşarlar, neler hissederler? O sıradan insanlar gerçekten de öylesine sıradan mıdır? Aralarında hiç özel olanları yok mudur? Yakından tanımaya çalışsak iyi bir arkadaş, dost, sevgili, eş olacağınız kimse çıkmaz mıydı onların içinden? Çevremizdeki sıradan insanlardan nedense bazıları daha çok çarpıyor gözümüze. Fakat seçimlerimizde her zaman haklı çıkmıyoruz ve onlar yeniden sıradanlığa dönüyor. Oysa hayatın önümüze kadar ittiği, cımbızla tutup o başkalarını seçseydik her şey bambaşka olabilir miydi? Hayatınıza şöyle bir girip çıkan insanlara daha dikkatli bakın bakalım. Sizin yaşam tiyatronuzda yıllardır tek bir sahne bekleyen insanlardan hiç değilse birinin, sahne bittikten sonra kaybolup gitmesine izin vermemeyi deneyin bir de. Kim bilir belki hayatınız çok farklı renkler kazanacak? Çok mu geç? Unutmamalıdır ki kaybedilen zaman, çaba ve tecrübe ile telafi edilebilir. Hiçbir zaman geç değil hiçbir şey için. “Perde kapansa da bu oyun bitmeyecek, en azından böyle bitmeyecek…”


 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün