Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Aşk ne demek bilen var mı ?

6 Kasım 2019 Çarşamba 10:55 Güncelleme : 6 Kasım 2019 Çarşamba 10:55

Aşk karmaşık ve şiddetli bir duygudur. Bir çoğumuz aşık olduğumuz anlarda hissettiklerimizi karnımızda kelebeklerin uçması, gözlerimizin aşık olduğumuz kişiden başkasını görmemesi gibi fiziksel ve psikolojik olgularla açıklamaya çalışıyoruz. Ancak aşk, hissettiklerimizden çok daha fazlasını içeren, göründüğünden çok daha kompleks bir durumdur. Kişisel öğeler barındıran ve insan psikolojisiyle yakından bağlantılı olan aşk duygusunu tam olarak tanımlayabilmek mümkün değil. Bu nedenle her bireyin aşk tarifi ve aşka yüklediği anlam oldukça farklı ve sübjektiftir. 
Psikologlara göre, birisiyle aranızdaki duygusal yakınlığın boyutu ve o kişiyi ne kadar zamandır tanıdığınız, bu kişiyle ilişki yaşayıp yaşamayacağınızı belirleyen bir faktördür. Yani sizin için tamamen yabancı olan, yoldan geçen birine tam manasıyla aşık olabilmeniz mümkün değildir.  Benzerlik de bir ilişkinin başlayıp başlamayacağını belirleyen önemli bir etkendir. Psikologlara göre zıt kutupların birbirini çekmesi uydurulmuş ve içi boş bir söylemdir. Kişilerin sağlıklı bir ilişki yürütebilmelerinin birbiriyle ortak paydada buluşabildikleri derecede mümkün olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca fiziksel yakınlık da birbirine aşık olup olamayacağınızı belirleyen önemli faktörlerden biridir.  Partnerinizin ne kadar fiziksel yakınında olursanız, onunla romantik bir ilişkiye başlama ihtimaliniz de o kadar artıyor. Yani aynı şehirde yaşadığınız biriyle ilişki yaşama olasılığınız, farklı şehirde yaşayan biriyle olduğundan daha fazla veyahut aynı iş yerinde çalıştığınız biriyle eski okul arkadaşınızla nazaran aşk yaşama ihtimaliniz daha yüksektir. Demek ki duygusal yakınlık, benzerlik ve fiziksel yakınlık aşık olduğumuzu gösteren önemli etkenlerdir. 
Herkes aşkı farklı şekilde yaşar ve farklı tanımlar dedik. Peki gerçek aşk nedir? Televizyondaki peri masalları mı? Kavuşmanın mümkün olmadığı platonik aşklar mı? Yoksa güven ve şefkate dayalı bir sevgi mi? Psikoloji alanında önemli bir isim olan Robert Sternberg, aşkın yapısını bilimsel temellere oturtmaya çalışarak, aşkın ve ilişkinin boyutlarını “Üçgen Aşk Teorisi” (Triangle Theory of Love) ile açıklamıştır. Sternberg’in üçgen aşk teorisi, oldukça akla yatkın bir teoridir. Hem yaşadığımız ilişkilerde neyin eksik olduğunu görmemizi sağlıyor; hem de mükemmel aşkın (gerçek aşkın) ne olduğunu bize gösteriyor.
Sternberg’in teorisine göre; mükemmel bir aşk için üç önemli bileşken vardır:
1. Yakınlık: Bir insanı tanımak ve hoşlanmak, yakın hissetmek, iyi bir iletişim yakalamak
2. Bağlılık: Birlikte planlar yapmak, ilişkiyle ilgili sorumluluk almak, aldatmamak, uzun süreli düşünmek
3. Tutku: Çekici bulmak, fiziksel olarak etkilenmek, cinsel istek duymak
Sternberg’e göre bir ilişkinin mükemmel olması bu üç öğeyi de dengeli olarak içermesine bağlıdır. Fakat kişilik özelliklerindeki farklılıklar ve partnerler arası etkileşimin niteliği nedeniyle, bu üç öğe değişik kombinasyonlar şeklinde kendini gösterebilmektedir:
Aşık olmama durumu: Aşkın üç ana öğesinin var olmaması durumudur. Aile fertleri ve normal arkadaşlarımız buna örnektir.
Sadece Yakınlık: Sadece yakınlığın olduğu, tutku ve bağlılığın olmadığı bir ilişki hoşlanma veya yakın arkadaşlıktır. 
Sadece Tutku: Bir kişiyi çekici bulmak ve beğenmek, yakınlık ve bağlılık olmadığı sürece beğenidir. Delicesine aşktır. İkili ilişkiler genelde bu boyutla başlar ve zamanla araya bağlılık, planlar, sorumluluk girdikçe romantik aşka doğru kaymaya başlar. Yakınlık ve bağlılık duyguları devreye girmezse, kısa sürede son bulur. 
Sadece Bağlılık: Yakınlık ve tutku olmadan sadece bağlılık, içi boş bir sözleşmedir. Boş aşk olarak da tanımlanır. Aralarındaki bütün etkileşimin ve iletişimin koptuğu bazı evli çiftler buna örnektir.
Yakınlık+Bağlılık= Dostça aşk: Yakınlık ve bağlılığın tutku olmadan bir arada bulunması halidir. Hem her şey paylaşabilirsiniz; hem de dostluğunuzun kalıcı olduğuna güvenebilirsiniz.
Tutku+Bağlılık= Kara sevda: Yakınlık oluşmadan tutku ve bağlılığın yüksek derecede bulunduğu aşk türüdür. Karasevda ya da aptalca aşk olarak adlandırılan şeydir. Kişi karşısındakini genelde gözünde büyütür.
Yakınlık+Tutku= Romantik Aşk: Bağlılık olmadan yakınlık ve tutkunun yaşandığı aşklardır. Bireyler arasında duygusal yakınlık oluşabilse de, güven olmadığı için bu ilişkiler kalıcı değildir. Kısa süreli veya tek gecelik ilişkiler buna örnek gösterilebilir.
Yakınlık+Bağlılık+Tutku= Mükemmel Aşk: Hem yakınlık hem tutku hem bağlılığın bir arada bulunduğu ilişki mükemmel aşk, yani gerçek aşktır. Aşkın en sağlıklı ve dengeli olduğu türdür. Bu ilişki iyi bir iletişime dayandığı için sağlam temellere oturur, çiftler birbirlerini çekici buldukları için heyecanlarını kaybetmezler ve aynı zamanda birbirlerine güvenebildikleri için kalıcıdır. Mükemmel aşka ulaşmış çiftler, ne kadar zaman geçerse geçsin, kendilerini başka biriyle daha mutlu hissedebilecekleri ihtimalini göz önünde bulundurmazlar. Birbirlerine karşı hissettikleri yakınlık, bağlılık ve tutku hep dengeli şekilde ilerler ve süreklidir. İlişkilerde bu boyuta ulaşmak çoğu zaman mümkündür ancak önemli olan uzun süreli ve kalıcı bir beraberlik sağlamaktır.
Aşka daha önce bu kadar teknik açıdan bakmamış olabilirsiniz fakat önceki ilişkilerinizi gözden geçirirseniz, ilişkinizin boyutunun ne olduğunu az çok konumlandırabilecek dereceye gelebilirsiniz. 
Eğer ilişkinizde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsanız, bu teoriyi düşünerek neyin eksik olduğunu da bulabilirsiniz. Eksik olan şeye ağırlık verip geliştirirseniz belki mükemmel aşkı sizde yakalayabilirsiniz…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün