Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

14 Şubat Sevgililer Günü

12 Şubat 2020 Çarşamba 10:29 Güncelleme : 12 Şubat 2020 Çarşamba 10:29

Kutlanması hususunda bir sürü karşı görüşün olduğu, sevgilisi olanların bu konuda fikir ayrılıklarına düştüğü, sevgilisi olmayanların ise zaten kutlanmasına isyan ettiği o tartışmalı gün geldi çattı… Kutlayın veya kutlamayın, o cafcaflı kırmızı vitrinler gözünüze gözünüze girecek, çiçekçiler kırmızı güllerle dolup taşacak, hediyeler hayal kırıklığı yaratacak, bu sene de beklenen ama gelmeyen evlilik teklifi yüzünden belki de bir sonraki sevgililer gününe  kadar ilişki bitmiş olacak, gün sonunda çiftler bir sonraki seneye kadar birbirini ihmal etmek üzere birbirinden uzaklaşacak… 
“Sevgiline ne alacaksın?” sorusunun  sıkça sorulduğu bugünlerde insanların kafası bir hayli karışık. Bir yandan evli kişilerin de işin içinden çıkamadığı ve kaçamadığı, “Biz sevgili miyiz ki?” serzenişlerinin yükseldiği bir sevgililer günü daha yaklaştı. Siz de sevgililer gününün tüketici toplumunun ürettiği bir saçmalık olduğunu düşünenlerden misiniz? Her ne düşünürseniz düşünün, partneriniz bu günü önemsiyor ve içten içe sizden bir şeyler bekliyorsa, bütün dünyanın aşkı kutladığı bu popüler günü es geçmeniz ve “senin saçma beklentilerin umrumda değil” demeniz, her ilişki için olduğu gibi, sizinkinde de bu ve benzeri cümlelerin kurulması riskli ve tehlikelidir. “Sevginin günü mü olur? Her gün romantizm olmalı.” cümlesi her ne kadar klişe olsa da, sadece sevdiğinizin sizin için önemini anlamanız ve bu önemi ona göstermeniz, hatta gösterme çabasında bulunmanız bile o malum güne tüm anlamını kazandıracaktır. Pek çoğunuz romantik bir akşam yemeği, belki bir şişe parfüm veya soğuk havalarda içini ısıtacak bir kazağı düşünebilir. Önemli olan aslında hediyenin kendisi değil, hediye seçiminde “yaratıcılığınızı” kullanmanızdır. Sürpriz hazırlarken kendinize sormanız gereken soru şudur: Partnerim en çok ne zaman, ne yapıldığında, gerçekten kendini sevilmiş hissediyor?” 
Bu günü kutlamamak, yok saymak ya da kapitalist düzene karşı çıkmak değil derdimiz. Bu günü ve kendimizi bir kalıba sokmak yerine sevgili, evli, yalnız olup olmamaya bakmaksızın sevgililer gününde ve yılın diğer tüm günlerinde de sevdiğimiz insanlara maddi hediyelerden ziyade onlara sevgimizi sunmamızdan bahsediyorum. Sevgi çok daha yüce bir şekilde ifade edildiğinde gerçektir. İhtiyaç anlarında, hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde, emek vererek, adanarak, paylaşarak, saygı ve hoşgörü besleyerek… Ve bu gerçek sevginin özel bir güne ihtiyacı yoktur. Her gün, her saat, yaşanılan her dakika ve alınan her nefeste hissedilebilir ve hissettirilebilir. Fakat siz onu sadece bir güne ya da bir çiçeğe veya bir hediyeye sığdırmaya çalışırsanız eğer, bu çok sığ kalacaktır. Aradığımız gerçek sevgileri bulduğumuzu düşündüğümüz, gerçek sevgiyi bize koşulsuzca veren kişilere maddi bir şey almaktansa gerçekten onlara içten sarıldığımız, sevdiğimizi söylediğimiz, bir sınırsızlığın içinde yer alabildiğimiz bir “sevgi-lilikten” söz ediyorum. Pahalı hediyelerin, kalpli balonların, kokulu mumların ötesindeki sevgililikten…
Sevginin kendisi de öyle değil midir zaten? Sınırları olmayan, uçsuz bucaksız, derecesini ölçemediğimiz, içimize sığmayan kocaman bir güç. Herkesin Sevgililer Günü şimdiden kutlu olsun, etrafınızdakilere sevginizi koşulsuzca sunun ve yüreğinizdeki sevgi çoğalarak büyüsün…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün