Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

“Panik atağım tuttu yine”

4 Eylül 2019 Çarşamba 09:03 Güncelleme : 4 Eylül 2019 Çarşamba 09:03

Halk arasında panik atak olarak bilinen panik bozukluk, sebepsiz ve birden ortaya çıkan şiddetli iç sıkıntısı ve buna eşlik eden fiziksel ve bilişsel belirtilerden oluşan, panik ataklarla kendini gösteren bir anksiyete bozukluğudur. Panik bozukluk genellikle ergenlik çağı ile 30 yaş arasında başlamaktadır. Başlangıç yaşı ortalama 25’tir ve tedaviye başvuranların çoğu 25-45 yaşlarındadır. Yaşlandıkça panik bozukluğu sıklığı azalmaktadır (65 yaş üzerinde çok nadir görülmektedir). Panik bozukluğu geliştiren kişilerde stres veren yaşam olaylarının daha fazla olduğu gözlenmiştir. Ayrıca semptom şiddeti; sağlıkla ilişkili sorunlar, iç çatışmalar ya da negatif yaşam olayları (aile, okul, işyeri vs.) ile ilişkilidir. Kronik stresörlerin varlığı panik bozukluğu kötüleştirir, yakın zamanda gerçekleşen bir kayıp veya ayrılık da panik bozuklukta depresyon komorbiditesi oluşması riskini arttırır.

Peki, panik bozuklukla başa çıkmak için ne yapabiliriz? Panik bozukluğu olduğunu düşünen kişinin öncelikle bir hekim tarafından muayene edilerek rahatsızlığının panik bozukluk olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Panik bozukluk, tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Panik bozukluğun tedavisinde etkili bulunan ilaçlar mevcuttur. İlaç tedavisi için bir psikiyatristten destek alabilirsiniz. Araştırmalar ilaç tedavisi dışında en etkili yöntemin bilişsel-davranışçı terapi olduğuna dikkat çekiyor. Bu terapide, panik atak belirtilerine ilişkin yanlış inançların düzeltilmesi ön plandadır. Terapistiniz ile birlikte panik atak nöbetleriniz ardında yatan gerçek nedenleri bulabilirsiniz.

Önemli bir husus daha var ki, “benim panik atağım var” deyip panik atağı sahiplendiğinizde, beyninizi bu ataklara şartlandırıyorsunuz demektir. Kendinizi etiketlediğiniz, sevmediğiniz bir huyunuzu sahiplendiğiniz zaman o huyunuzun daha da belirginleştiğini fark etmeniz gibi bir durum bu. Mesela “ben sinirli biriyim” dediğinizde kendinizi sinirli biri olma rolüne hapsediyorsunuz demektir. Şunu unutmamak gerekir ki her duygunun bir karşıtı mevcuttur. Sinirliyseniz aynı zamanda sakin de olabilirsiniz, öfkeliyseniz aynı zamanda dingin de olabilirsiniz. Neden kendinizi belirli kalıpların içine hapsedesiniz ki? Şayet bu durumdan herhangi bir çıkarınız yoksa kendiniz hakkında “bende panik atak var, ben panik atak hastasıyım” şeklinde cümleler kurmaktan vazgeçin. Panik hissine değil de sakin olmaya odaklanın.

Panik bozukluk aşırı derecede yüksek seviyelere ulaşan stres ve kaygı nedeniyle oluşur. Dolayısıyla kaygı ve stres seviyenizin yükselmemesi için kendinize iyi bakmanız gerekiyor. Kendinize gün içerisinde nefes alma alanları yaratın. Sizi sakinleştirecek aktivitelere zaman ayırın (meditasyon, yoga, nefes egzersizleri…) Sizi strese sokan aktivitelerden uzak durun. Örneğin şiddet içerikli dizi ve filmler seyrederek stres seviyenizi yok yere yukarı çıkarmayın. Gerekirse haberleri bile izlemeyin. Özetle kendinize iyi bakmaya gayret edin. Yapılan araştırmalar aşırı kafein tüketiminin bile panik atağı tetikleyebileceğini gösteriyor. En iyisi çay, kahve, cola gibi içecekleri hiç tüketmemek.

Bilişsel kurama göre panik bozukluk, mental ve fiziksel kökenli içsel duyumların yanlış ve katastrofik biçimde yorumlanmasına (felaketleştirme) bağlıdır. Panik atak yaşayan kişi atak sırasında oluşan belirtileri bedensel veya ruhsal açıdan zararlı, tehlikeli, hatta ölümcül olabileceği inancına kapılır. Bir anlamda panik hastaları “korkudan kokarlar” ve dikkatlerini anksiyete belirtilerine yoğunlaştırmaktadırlar. Devamlı olarak bedenlerinde olası bir panik atağı düşündürecek belirti ararlar. Bu katastrofik düşünceler yeniden anksiyeteye ve dolayısıyla daha fazla fiziksel belirti ve duyuma neden olurlar. Bu durum bir süre sonra kısır döngüye dönüşür çünkü panik nöbetinin ardından yeni bir nöbet geçirme korkusu (beklenti anksiyetesi) gelişmektedir.

Sonuç olarak, panik atak sırasında yapabileceğiniz en iyi şey sakinleşmeye çalışmanızdır. Düşünebileceğiniz en mutluluk verici şeyi düşünün o an. Panik atak nöbetinin size bir zarar veremeyeceğine inanın. Endişelenmeyin, siz ne ölüyorsunuz ne de aklınızı yitiriyorsunuz. Panik atak size bir şey yapamaz. Daha önce de atak geçirdiniz ve başınıza korktuğunuz şeylerin gelmediğini gördünüz. Unutmayın ki aynı anda hem sakin hem de panik içinde olamazsınız. Panik atak, ruhunuzun ve bedeninizin size “bizi çok zorluyorsun” deme şeklidir. Kendinize iyi baktığınız, ruhunuzu ve bedeninizi zorlamadığınız ve gereken psikolojik desteği aldığınız takdirde tedavisi olan bir rahatsızlıktır.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün