Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yılları satın alıyorlar

17 Ağustos 2019 Cumartesi 11:29 Güncelleme : 17 Ağustos 2019 Cumartesi 11:29

Geçmiş yıllardaki belediye başkanlarını düşünüyorum. Şimdi ki belediye başkanları ile kıyaslıyorum. Gerçekten insancıklar yıllar önce mucizeler yaratmışlar. Düşünebiliyor musunuz? Birinci Kordon'da denizin hemen yanında kaldırımlara hurma ağaçları dikilmiş. Denizden gelen tuzu önlemek için de kazdıkları çukurlara betonlar dökmüşler. Hurma ağacının kökünün enine büyüdüğü göz önüne alınmış ve böyle bir çözüm bulmuşlar. Şimdi yıllar önce dikilen o hurma ağaçları devasa boyutlara ulaştı. İzmir'in meşhur imbat rüzgarını kesmek amacıyla göğe yükselen apartmanlar ile adeta yarışıyor.

Rahmetli Dr. Behçet Uz, fuarı karış karış yeşillendirirken birlikte çalıştığı ekibi kim bilir nasıl sıkıntılar çekmiştir. El kadar fidan dikeceksin, yıllarca bakımını yapacaksın. Belediye başkanlığı döneminde diktiğin fidanların ancak boy attığına tanık olacaksın ama büyüdüğünü ömrün yeterse yıllar sonra göreceksin. Dr. Behçet Uz uzun yıllar yaşadı da, Kültürpark gibi onur duyduğu eseri ile içiçe bir ömür geçirdi. Keşke daha da uzun yıllar yaşasaydı. Dr. Uz, İzmir' in yeşiline katkı koyan gelmiş geçmiş efsane belediye başkanlarından. Şimdi birebir boyutundaki heykeli Basmane Dokuz Eylül Meydanı'ndan Kültürpark'a girişte, hemen sağ tarafta, çam ağaçlarının arasında yer alıyor.

Geçtiğimiz hafta cumartesi gününü kendime ayırdım. Otomobilime atladığım gibi doğru İnciraltı'na yol aldım. Önce otomobilimi pırıl pırıl yıkattım. Çok titizim ama, laf aramızda arabanın temizliği konusunda pek duyarsızım. Neyse, son aylarda İnciraltı'ndaki değişimi anlatacağım. Üçkuyular Mehmet Köstepen İskelesi'nin önünden uzanan bulvar İnciraltı'na kadar gidiyor. Sağlı sollu ağaçlar sıralanıyor. Bulvara hemen girişte ise yüksekliği 4-5 metreden fazla ıhlamur ağaçları görkemli bir şekilde sizi karşılıyor. Akasya ağaçlarının da ıhlamurlardan kalır yanı yok. Onlar da hemen hemen aynı boydalar.

Bulvarda ilerlerken, deniz tarafında yeşil bir örtüden gözlerinizi alamıyorsunuz. Çam ağaçları, karabiber ağaçları, kavak ağaçları, dut ağaçları, bu fidanların boyları da bulvara dikilen fidanlara yakın. Binlerce fidan dikilmiş, bulvar tarafından başlıyor sahile kadar uzanıyor. Sahilde ise çınar ağaçları Körfez'e karşı sararmaya yüz tutmuş yapraklarını nazlı nazlı dökmeye başlamış. Abartmıyorum çok değil üç-beş yıl sonra; İnciraltı Brezilya'daki yağmur ormanlarının benzeri bir görünümü alacak. Ağaçların sağlı sollu sıralandığı yolda kısa bir gezinti yaptım, çok keyifliydi. Dolaşırken sürekli olarak bu ağaçların yıllar sonraki konumlarını gözlerimin önüne getirdim.

Levent Marina'nın hemen yanındaki yoldan girip başlattığım yolculuğumu, Barış Manço Köprüsü'ne kadar sürdürdüm. Köprünün girişinde devasa bir beton blok, araçların girişini önlüyor olmalı. Köprünün altından paslanmış demir parçaları sarkıyor. Barış Manço adı da yukarıda yazdığım gibi köprünün hemen kenarında yer alıyor. 

Şimdi konuyu nereye getireceğim. Benim böylesi olanaklardan yoksun başkanlarımın yıllar önce yeşillendirme çalışmaları için çektiği çilelere bak, bir de şimdiki başkanların şansına. Geçmiş yıllardaki gibi olsaydı; İnciraltı bölgesine dikilen ağaçların bugünkü boylarına ulaşabilmesi için en az bir on yıl geçmesi gerekecekti. Tam on yıl. Bugün dikilen ağaçlar ancak geride bırakacağı on yıl ile bu görkemine kavuşacaktı. Şimdiki başkanlar ne kadar şanslı değil mi? Parayı bastırıp; on yaşında, yirmi yaşında ağaçları getirip yılları satın alıyorlar...

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün