Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Vergiyi İzmirli ödüyor kaymağını İstanbullu yiyor

7 Aralık 2019 Cumartesi 00:56 Güncelleme : 7 Aralık 2019 Cumartesi 00:56

İzmir’de önemli firmaların genel merkezleri ağırlıklı olarak İstanbul’da. İzmirli alışverişini yapıyor, katma değer ve özel tüketim vergisini ödüyor. En büyük alışveriş merkezleri Balçova ilçesi sınırlan içerisinde bulunuyor. Bulunuyor bulunmasına ama bu alışveriş merkezlerinin bütün geliri İstanbul’a akıyor. Agora, Palmiye, Kipa, Migros, Koçtaş, Özdilek ve benzeri  mekanlara çok yakında açılacak olan  İstinye Park da katılacak. İçinde mağazaları, oyun alanları kafeleri barındıran bu komplekslere haftaiçi binlerce insan akın ediyor. Haftasonu ise bu rakam yüz binlere ulaşıyor, belki de geçiyor.
★★★
AVM’lerde çok sayıda ünlü markanın şubeleri var. Kimi giysi, yiyecek, beyaz eşya, mutfak eşyası satıyor, kimi ise tekstil ürünleri satıyor. Gelirlerinin en büyük kısmını belki de sinemalardan elde ediyorlar. Bu sinemaların merkezleri İstanbul’da, bağlı oldukları vergi daireleri de öyle. Haliyle kesilen fiş ve faturalardan elde edilen gelir doğrudan İstanbul’daki  vergi dairelerine yatırılıyor. Bu sistem yıllardır böyle devam edip gidiyor.
★★★
Vergiler İstanbul’a gidiyor ama hizmeti bağlı bulundukları belediyeden alıyorlar. Temizlikleri yapılıyor, çöpleri alınıyor, yolları, kaldırımları yapılıyor, bu hizmetlerin nasıl ulaştırıldığını, bedelinin ne olduğunu şimdiye kadar kimse hesaplamamıştır sanırım. AVM’lerin en yoğun olduğu bölgede en çok mağdur olan Balçova Belediyesi’ne uğradım mali işlerinden de sorumlu olan başkan yardımcısı kadim dostum Ahmet Hepdarcan’ı ziyaret ettim ve paylaşmanın nasıl yapıldığını sordum. Hepdarcan, “Belediyelere genel bütçe, vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden pay verilir. Pay, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamından, vergi iadeleri düşüldükten sonra kalan net tutar üzerinden hesaplanır. AVM’lerdeki alışverişlerde kesilen fiş ve faturalar sanki İstan-bul’da alışveriş yapılmış gibi işlem gördüğü için genel tahsilatta İstanbul avantajlı duruma düşüyor” diyor.
★★★
Peki belediyeler nerelerden gelir elde ediyor?
Temizlik ve emlak vergilerinin tahsilatından elde edilen gelirin yanı sıra, ufak tefek ceza ve inşaat ruhsatı karşılığı elde edilen bir gelir var ama bunların içinde en büyük payı İller Bankası’ndan gelen gelir oluşturmakta. Vergilerden elde edilen gelirin paylaştırılması neye göre belirleniyor? Tabii ki söz konusu yerin yüzölçümüne ve nüfusuna göre belirleniyor. Balçova’yı örnek verdiğim için yine oradan devam edeyim. Balçova’nın nüfus seksen bin, ama yüz ölçümü birçok ilçeden daha küçük, avuç içi kadar. Kıyaslama yapılırsa, Karaburun’un nüfusu on bin ama yüzölçümü büyük olduğu için Balçova’dan daha fazla pay alıyor. Balçova Belediyesi yedi gün boyunca neredeyse nüfusunun belki de on katından fazlasını konuk ediyor. Hesabı aya vurduğumuzda İzmir’in nüfusu kadar insan ilçeye giriş çıkış yapıyor, verilen hizmetin karşılığında alınan bedel ise devede kulak.
★★★
Burada İzmirli vekillere büyük bir iş düşüyor. Vergi gelirinin elde edilmesinde ve paylaştırılmasında hakkaniyete dikkat edilmesi için yeni bir yasa önergesinin verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Birkaç satırlık minik bir değişiklik, büyük hizmetler veren küçük belediyelerin İller Bankasından aldığı payı artırdığı gibi hizmet kalitesini de bir üst seviyeye taşır. Bulunduğu şehirde satış yapan, ancak genel merkezleri başka şehirde bulunan firmaların fiş ve faturadan yansıyan KDV ve OTV gibi ödemelerini bulundukları şehir merkezindeki vergi dairelerini yatırmaları yeterli olacaktır. Bu minik değişiklik, bu durumda olan bütün belediyelere nefes aldırır.
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün