Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Kasaba

6 Temmuz 2019 Cumartesi 11:13 Güncelleme : 6 Temmuz 2019 Cumartesi 11:13


Öncelikle,  yıllar sonra Turgutlu’da seçimi kazanan CHP’li belediye başkanı  Çetin Akın’ı ziyaret ettik.  Belediyede zabıta memurluğundan başlayarak, müdür ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulunan Çetin Akın artık ustalık dönemini yaşıyor. Sohbetlerimizden çıkardığımız;  yılların bilgi, birikim ve deneyimiyle Turgutlu’ya çok eser kazandıracak,  geçmiş dönemden kalan borçları ödedikten sonra. 
SON KİLİSE VE SON HAVRA
Turgutlu kent turunda bize eşlik eden, muhteşem bilgileri paylaşan Turgutlu Belediyesi Kent Müzesi sorumlusu Mehmet Gökyayla’yı keyifle dinledik. Turgutlu’da yangın sonrasında ayakta kalan, son kilise, havra, han ve hamam gibi yapıların Cumhuriyet döneminde yıkılarak yerlerine farklı yapıların kondurulmasını içi acıyarak anlatıyor Gökyayla. 
Yangında yaşanan acıların tarifi olmadığını dile getiren Gökyayla,”  Düşmanden kalan ve onları hatırlatan ne var ne yok  yıkılmış. Geriye birkaç yapı kalmış, biz de onları ayakta tutmaya, gelecek kuşaklara miras olarak bırakmaya çalışıyoruz” diye konuşuyor.
O GÜNLERE EŞLİK ETMİŞ
Mehmet Gökyayla bir günlük turumuzda bizi adeta tarihe bir yolculuğa çıkardı. Aşırı derecedeki sıcağa karşın gerçekleştirdiğimiz turda  ilgimizi Rum kilisesi çekti. Bugün artık, belediye evlendirme salonu ve resim galerisi olarak kullanılan bina yangın sonrasında (Kızılay) Hilal-i Ahmer’in merkezi olarak kullanılmış.  O günlerde vatandaşlara buradan gıda yardımları yapılmış, bina çok özelliğini kaybetmeden korunmuş ve ancak tavan süslemeleri kazınıp yok edilmiş. 
TEK HAVRA
Yahudi nüfusun da yaşadığı Turgutlu’da günümüze kadar ayakta kalabilmiş bir yapı da Havra. Eski Havra  1922’de yandıktan sonra 1930’lu yıllarda tekrar yeni bina yapılmış, Yahudi cemaat kenti terk edince, bir dönem biçki/dikiş kursları verilmiş. Mehmet Gökyayla’nın en büyük hayali binanın bir bölümünün Havra bir bölümünün de yılboyu açık kalacak bir resim galerisi olarak kullanılması yönünde. 
TURGUTLU KENT MÜZESİ
Turumuzda kent içinde ayakta kalabilmiş, birkaç cami ve hamam ziyaretinin ardından uzun süre konakladığımız Turgutlu Kent Müzesi’nde hem nefeslendik hem de oluşturulan müzeyi anlatan Gökyayla’ı keyifle dinledik. 1875-1927 yılları arasında kentin her karışını fotoğraflayan Ahmet Hamdi’ye selam durduk. Müzenin bahçesinde görevlilerin konukseverliği eşliğinde soğuk sularımızı içip ferahlarken, demli çaylarla iyice rahatladık.
ACILARIN İZLERİ
Turgutlu Kent Müzesi üç kattan oluşuyor; zemin katta kasaba yangını anlatılıyor. Ayrıca o dönemi anlatan üç ayrı oda da görülmeye değer. Nalbant, araba tekerliği yapan ustalar, eski evleri ayrıntılarıyla anlatan yüklükler,  o günlerden bugünlere taşınan ev eşyaları, hepsi görülmeye değer, hepsi de hüzünlü. Turgutlu Kent Müzesi, kalıcı sergilerin yanında süreli sergilere de evsahipliği yapıyor. 
BAĞBOZUMU İDEAL ZAMAN
Turgutluların geçmişin izlerini bulabileceği müze aslında 1922 yılında yaşanan acımasız yangında yaşananları da çok iyi tasvir ediyor. Gezmek için en uygun zaman, bağbozumunun yapıldığı günler olmalı, hem bağlarda üzüm kesmeli, meyvalarından tatmalı, hem de Turgutlu Kent Müzesi’nin bahçesinde soluklanıp, geçmişin izlerine göz atmalı.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün