Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Ah! Bir gecekondum olsaydı...

29 Haziran 2019 Cumartesi 07:03 Güncelleme : 29 Haziran 2019 Cumartesi 07:03

Atalarım, annemin ailesi Balkan Savaşı başlamadan önce  İştip’ten göçüp gelmişler. Baba tarafından olanlar ise Türkmen. Büyük dedelerimiz önce Konya’ya oradan Akhisar Beyoba’ya yerleşmişler. Annem de 1928 İzmir doğumlu. Halen kendisine ait bir evi yok.  Ev sahibi olmak için yıllarca didinmiş durmuş. Ama ne çare! Babam İzmir Belediyesi’nde şöförlük yaparak geçirmiş yıllarını. 
Osman Kibar’ın belediye başkanı olduğu yıllarda babama 500 metrekare arsa vermişler ev yapabilsin diye. Babam kendi olanakları ile bu arsanın üzerine su basmanı çıkmıştı, ancak gerisini getirebilmek için ömrü yetmemişti. Kalbi bu yoğun iş temposuna dayanamamıştı. O yıllarda üç erkek çocuğunu okutabilmek için üç işte birden çalışarak ekmek parası kazanma mücadelesi veriyordu.
Babam ölünce bize miras kalan belediyenin verdiği arsa problem olmaya başladı. Belediyeden bir yazı, "Yapın yoksa geri alacağız." Yapamadık ama üç kuruşa satabildik. Neyse anacığımın ömrü kendisine ait bir evin olması özlemiyle yanıp tutuşarak geçti. Artık demans hastası evi olsa na olacak ki!
Annem sürekli olarak dert yanıyor. "Ben doğma büyüme İzmirliyim. Kendime ait ne bir arsam ne bir evim var. Bu ekonomik koşullar altında ev sahibi olma şansımı artık tamamen yitirdim. Bir de eşimin ölümüyle bu şansım zaten yıllar önce ortadan kalkmıştı. Benim çocuklarım ev sahibi olabilmek amacıyla yıllarca kooperatif taksitleri ödediler. Bizim böyle koşullarımız da oluşmadı."
Ben de doğma büyüme İzmirliyim. Benim de ömrümün büyük bir kısmı kooperatif taksitleri, banka kredileri ödeyerek geçti. Sözü nereye getireceğim, farklı sosyal ve ekonomik koşullar altında İzmir’e göç eden hazine veya şahıs arazileri üzerine birkaç gün içinde gecekondular yapan vatandaşlar ne kadar şanslı. Direnip kazanıyorlar. Bir koyup beş, hatta on alıyorlar. İzmir’in en güzel arazileri üzerine yaptıkları derme çatma evler apartmanlara dönüşüyor artık, kat karşılığında. Ama bir de yanlışlıkla heyelan bölgelerine konut yapan vatandaşlarımız var. Onlar cezalandırılmıyorlar. Heyelan bölgesine ev yapmış olmanın bedelini körfez manzaralı evlere kavuşarak ödüyorlar! Ne hikmetse...
Ben bunca yıldır İzmir’de yaşıyorum. Ev sahibi olabilmek için kooperatiflere girdim. Yıllarca taksit ödedim. Sonuç hüsran... Sen hazine arazisine hangi koşullarda olursa olsun gecekondunu yap. Sonra heyelan bölgesi kapsamına gir. Sonra körfez manzaralı ve sırtı ormana dayalı evlerde otur. Kadifekale eteklerinden, körfez manzaralı evlere... Uyduruk “İmar Barışı” ile dağlara taşlara.
Güle güle otursunlar...
Ah! Bir gecekondum olsaydı...

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün