Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yavuz Gemisi Karpaz açıklarında

11 Temmuz 2019 Perşembe 07:03 Güncelleme : 11 Temmuz 2019 Perşembe 07:03


   Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’taki Türklerin haklarını korumak için çalıştıklarını söyledi. Erdoğan, Bosna Hersek dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz arama çalışmalarına da değindi. Doğu Akdeniz’de şu anda sürecin başladığını anımsatan Erdoğan, “Bir taraftan bölgede arama çalışmalarımız devam ediyor, bir taraftan sondaj gemilerimiz bölgeye yönlendirildi” dedi. Gerek Fatih gerek Yavuz gemisinin şu anda bölgede olduğunu ve onların da çalışmalarına başlayacağını açıklayan Erdoğan, “Biz oralarda birilerinin alanı üzerinde çalışma gayreti içinde değiliz. Orada özellikle de Kuzey Kıbrıs’taki Türk kardeşlerimizin hakları neyse bu hakları savunmak üzere adımımızı atıyoruz” dedi Oradaki tüm alanların hepsinde Kıbrıs’ta yaşayan insanların hakkı olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu hak nedir? Hepsi oradan çıkan nema, ister su ürünleri olsun ister petrol olsun, bunlar üzerinde eşit oranda hak sahibidirler ve biz onların bu hakkını korumak için çalışıyoruz ifadelerini kullandı.
   Başbakan Ersin Tatar yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği’nin, Yavuz gemisinin KKTC’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na verdiği ruhsatla Karpaz açıklarında sondaj yapmaya başlamasına tepki göstermesini protesto etti. Avrupa Birliği’nin iddia ettiği gibi Fatih ve Yavuz’un Doğu Akdeniz’de yaptıkları sondaj faaliyetlerinin değil Rumların Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayarak yaptığı faaliyetler ve uzlaşmaya yanaşmamasının kanunsuz ve endişe verici olduğunu dile getiren Tatar, Avrupa Birliği’nin, baştan beri izlediği Rum-Yunan yanlısı tutumuyla Kıbrıs konusunun bir sonuca bağlanmasına değil, daha da çıkmaza girmesine neden olduğunu ve henüz bunu anlayacak noktaya da gelemediğini kaydetti. Tatar, Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarında hakkı olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs Türk tarafının bu kaynaklarla ilgili sismik araştırma ve sondaj çalışmalarının oluşturulacak bir ortak komite eliyle yürütülmesi, elde edilecek gelirin ilk etapta olası bir anlaşma için gerekecek finansmanın sağlanmasında kullanılması önerisini reddeden Rum tarafıdır” dedi.
Türkiye’yi hiçe sayarak bölgedeki diğer bazı ülkelerle Türkiye’nin aleyhine olacağını düşündüğü kumpas anlaşmalar yapanın Rum tarafı olduğuna işaret eden Tatar, Avrupa Birliği’nin tüm bunları göz ardı ederek, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının attığı adımları eleştirmesinin Avrupa Birliği’nin savunduğu çağdaş değerlerle bağlantılı bir tutum olamayacağını ve Kıbrıs Türkü’ne yönelik ciddi bir saldırı olduğunu söyledi.
Tatar açıklamasına şöyle devam etti:
“Ancak, Avrupa Birliği de 2004 yılında BM’nin Kıbrıs Planı’na hayır demesine rağmen haksız bir şekilde tam üye yaparak korumaya aldığı Rum tarafı da bilsin ki, Hükümetimiz de Türkiye de, haklarımızın proaktif politikalarla korunması ve gereğinin yapılması konusunda kararlıdır. Nasıl ki Rum tarafı sondaj çalışmalarını durdurmadan devam ettiriyor, Türkiye ve Rumlar kadar Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon yatakları üzerinde söz hakkı olan Kıbrıs Türk tarafı da sondaj çalışmalarını sürdürecektir. Çıkılan bu yol doğru yoldur ve bu yoldan dönüş yoktur.”

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün