Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Tağşiş ve Taklit (1) - (2)

27 Temmuz 2020 Pazartesi 12:32 Güncelleme : 27 Temmuz 2020 Pazartesi 12:32

Tağşiş ve Taklit (1) 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, geçtiğimiz pazartesi günü gerçekleştirdiği İzmir programı kapsamında ziyaret ettiği AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda Taklit ve Tağşiş'le ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Konu yılladır kanayan yara gibi. Bir türlü kesin çözüm bulunamıyor. Bunun adına, Gıda Sahtekarlığı da diyebiliriz.

Başta üreticiler ve tüketiciler olmak üzere pek çok kesimin şikayetçi olduğu Taklit ve Tağşiş'i basında yer alan şekliyle tarif edersek; "Tağşiş; Gıda maddelerinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin, mevzuata veya izin verilen özelliklerine aykırı olarak üretilmesi halini tanımlamaktadır. Diğer bir ifade ile “Ürünlere temel özelliğini veren öğelerin ve besin değerlerinin tamamının veya bir bölümünün mevzuata aykırı olarak çıkarılması veya miktarının değiştirilmesi veya aynı değeri taşımayan başka bir maddenin, o madde yerine aynı maddeymiş gibi katılması; bir şeye yabancı bir şey karıştırarak saflığını bozma”

Taklit; Gıda maddesinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin şekil, bileşim ve nitelikler itibariyle kendisinde olmayan özellikleri sahip gibi gösterilmesidir. Ürünlerin, şekil, bileşim ve nitelikleri itibarıyla yapısında bulunmayan özelliklere sahip gibi veya başka bir ürünün aynısıymış gibi göstermektir. Meyve şurubunun üzüm pekmezi olarak pazarlanması, yine bitkisel kökenli bir yağın aromalarla ve katkı maddeleri ile tereyağına benzetilerek tereyağı olarak satılması tipik taklit örnekleridir.

Tağşiş'li veya Taklit edilen ürünler herhalde saymakla bitmez. Bunlar arasında ön plana çıkanlar da var. Mesela, Zeytinyağı, bal, pekmez, süt, yoğurt, kaymak ve et gibi.

Her iki oluşumda da bir karışım söz konusu. Yani, maddi değeri yüksek bir ürüne, maddi değeri çok daha düşük bir ürünü karıştırarak maliyeti düşürüyorlar. Böylece piyasada gerçek değeriyla satılan o ürünü daha ucuza satabilme imkanını yaratarak karıştırılmış ürünü fiyat açısından cazip hale getirerek tercih imkanı yaratabiliyorlar.

Sonuçta; gerçek malı, gerçek maliyetlerle üreten üretici belli bir fiyat seviyesinde alıcı beklerken, karışık malı yaratan aracılar ucuz olması nedeniyle ellerindeki stokları rahatlıkla tüketebiliyorlar.

Bu durumda üretici, hedeflediği pazarlama noktasına ulaşamadığı için zarar ederken, tüketiciler de gerçek diye satın aldıkları karışık ürünleri kullanarak sağlıklarını riske atmış oluyorlar. Diğer tarafta ise, hiç bir resmi kaydı bulunmayan karışık ürünleri satan aracılar haksız kazancın keyfini çıkarıyorlar.

Özetle herkes tedirgin. Karışık ürünleri vatandaşlar için test etmek oldukça zor. Bazı ürünler için bazı tespitler yapılabilse de bunu tüm ürünlerde uygulayabilmek mümkün değil. Mesela, kış mevsiminde karışık zeytinyağını kolaylıkla anlayabilirsiniz. Çünkü gerçek zeytinyağı ambalajının içinde donduğu için rengi bulanıktır. Karışık olanı ise yeşil renkte ve su gibi berraktır.

Ancak böylesi tespitler çok az ürün için geçerlidir. Mesela, Üzüm Pekmezine oldukça fazla karışım yapılabiliyor; İncir Ekstraktı İlavesi, Kayısı İlavesi, Mısır Şurubu (Glikoz Ve Fruktoz) İlavesi, İnülin İlavesi, Karpuz Suyu Konsantresi İlavesi gibi. Buna mukabil, Üzüm Pekmezinde hileler ancak C13 Analizi ele gerçekleştirilebiliyor.  

Kıyma, tereyağı, kaymak, baharatlar vb gibi daha pek çok üründe rahatlıkla karışım yapılabildiği için bu sahtekarlığı yapanlar dışında herkes endişeli ve şikayetçidir.

Yıllardır alınan onca tedbirlere karşın olayın devam etmesi vatandaş üzerinde umutsuzluğa da yol açmıştır.

İşte bu nedenle, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin Tağşiş ve Taklit'e yönelik çok önemli açıklamalarını önümüzdeki hafta detaylarıyla değerlendireceğim....

Tağşiş ve Taklit (2)

Geçen haftaki yazımda Tağşiş ve Taklit'i gündeme getirmemin en önemli nedeni, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin son İzmir ziyaretinde, Ak Parti İzmir İl Başkanlığı'nda bu konuyla ilgili yaptığı açıklamalardır.

Kısaca bir kez daha belirtmekte fayda var; Gıdada, sahte ürünlere taklit ve tağşiş deniyor. Taklit, bir gıdayı taklit etme, tağşiş ise yasak olan bir maddeyi gıdaya katma olarak tarif ediliyor. Biliyorsunuz, yıllardır pek çok caydırıcı önlemler alınsa da Gıda Sahtekarlığının önüne geçilemiyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit, tağşiş veya ilaç etken maddesi tespit edilen firmaları ve onlara ait ürünleri kamuoyuyla paylaşıyor. Tek tek isimlerini açıklıyor. Dürüst esnaf için bundan büyük ceza olmaz. Ancak daha sonraki kontrollerde görülüyor ki, bazı firmalar daha önce ceza almasına rağmen aynı isimle ürünlerini piyasaya sürmeye devam ediyorlar. Son olarak da hileli gıda satan firmalara disiplin cezaları verilmesi yönünde çalışmaların başlatıldığı ifade ediliyor.

Evet tüm bu detaylardan sonra, Tarım ve Orman Bakanı Bakan Pakdemirli'nin konuyla ilgili çok önemli açıklamalarını sizlerle paylaşmk istiyorum. Gıda sektöründe özellikle son zamanlarda sık sık şikayetlere neden olan tağşiş-taklit ürünler konusuna açıklık getiren Bakan Pakdemirli, Tağşiş-taklit yaparak tüketiciyi kandıran ve yasal olarak suç olan söz konusu konu için üretimden mene kadar ağır yaptırımların yolda olduğunu kaydetti.

MESLEKTEN MEN”

Bakan Pakdemirli, “Kanunlar aslında yeterli, kanun diyor ki tağşiş-taklit yapamazsın, ama bu cezai müeyyidelerde biraz eksik var, görünen o. Bunun için de biz bir yasa tasarısı çalışması yaptık ve meclisimize gönderdik. Meclisimizde bu yasa tasarısını olgunlaştırdı. İnşallah biz bu yasama dönemi kapanmadan tağşiş-taklit ile ilgili cezai yaptırımların çok yükseldiği, gerektiğinde meslekten men’e kadar gidilen cezaları içeren bir paketle bu işi daha iyi bir noktaya getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Yapılan kontroller sonunda hileli gıda üreten firmaların teşhir edilmesine ilişkin dürüst üreticilerin firmaların ifşasından memnun olduklarına dikkat çeken Bakan Pakdemirli,şöyle konuştu, “Aslında son dönemde yapmış olduğumuz ifşalarla beraber, biz bu konuda hem üretici hem tüketici tarafından bir farkındalık yarattık. Geçenlerle İzmirli bir Zeytinyağı üreticimiz; ‘Sayın bakanım Allah sizden razı olsun’ dedi. Ne oldu, dedim. Dedi ki; Bizim 375 liralık zeytinyağını oteller almıyordu, 120 liralık karışık yağ alıyordu, şimdi hepsi sıraya girdi almaya başladılar. Çünkü siz ifşaları eksiksiz her ay yapıyorsunuz’ dedi. İşi takip ettiğiniz zaman, fırsatçılara dolandırıcılara müsaade etmezsiniz. Biz bunu yapıyoruz”

İZMİR EN DEĞERLİ KENT

Pakdemirli, Bakanlık olarak İzmir’e büyük bir önem verdiklerini ve yakın zamanda kent için yatırım paketi açıklayacaklarının altını çizerek “İzmir’in bir evladı olarak İzmir’den çıkıp İzmir’i unutmamız söz konusu olamaz. 81 ilin bakanı olmamıza rağmen tabi ki İzmir’in gönlümüzde, aklımızda ayrı bir yeri var. İzmir’deki yatırımlarımızı takip ediyoruz. Yakın zamanda özellikle bakanlığımızla ilgili bir yatırım paketini İzmir için de arkadaşlar çalıştı. İzmir’e ne yapsak azdır! İzmir, Ege’nin Türkiye’nin en güzel kentlerinden biri ve artık tahmin ediyorum kovid sonrası süreçte de anlaşılacak ki İzmir, muhtemelen Türkiye’nin en değerli kenti hale gelecek. Çünkü herkes, bir şekilde İzmirli gibi yaşamayı öğrenmek için İzmir’e yerleşmeye çalışıyor. O yüzden inşallah İzmir’imiz bugün olduğundan daha değerli, refahı daha yüksek, daha fazla yatırım alan, daha fazla cazibe merkezi haline gelecek diye düşünüyorum.

Öyle anlaşılıyor ki, Bakan Pakdemirli, gıda sahtekarlarının peşini bırakmayacak. Takip etmekle birlikte, taklit veya tağşiş yaptığı kesinleşenleşenleri büyük cezalar bekliyor. En önemlisi de, 'Meslekten Men" edilmek. Bugüne kadar mağdur olan üretici ve tüketicilerin kısa bir süre sonra rahat bir nefes alacaklarına inanıyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün