Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Sütün önemi (2)

11 Ocak 2020 Cumartesi 10:35 Güncelleme : 11 Ocak 2020 Cumartesi 10:35

Geçtiğimiz haftaki yazımda, temel gıda ürünlerimizin başında yer alan süt ve süt ürünleri ile ilgili bazı bilgileri aktardım. 2020 yılının ilk günlerinde sütü yazmayı tercih etmemin tabiki bir nedeni var. Konu sadece süt değil, sütten üretilen diğer süt ürünlerine de dikkat çekmek istedim. Çünkü mutfaklarımızın demirbaşlarından diğer bir deyişle vazgeçilmezlerimizden peynirlerin ve diğer sütten üretilen ürünlerin fiyatları aldı başını gidiyor. Süt ürünlerinin etiketlerinin sürekli yükselmesi ve bu gelişmeye süte yapılan zammın neden olduğunun işaret edilmesi araştırmamın temel taşlarından birini oluşturdu. Detaylara girmeden önce, geçen haftaki yazımın bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.        
Süt ve sütten üretilen ürünler içlerinde barındırdıkları vitaminler açısından hayati önem taşıyor. Yaptığım araştırmalara göre; sütün yapısında, süt şekeri (laktoz), süt yağı, süt proteinleri, mineral maddeler ve vitaminler gibi önemli besin öğeleri yer alıyor. Özellikle, laktoz, kazein v.b gibi öğelerin doğada sütten başka bir gıdada bulunmaması çok önemli. Uzmanlar, Kalsiyum, fosfor ve riboflavin (B2 vitamini) açısından önemli olan sütün 1 litresinde de ortalama, 36 gram süt yağı, 38 gram protein, 52 gram karbonhidrat, 7 gram mineral maddeler ile suda ve yağda çözünen vitaminlerin var olduğunu ifade ediyorlar. İşte bu nedenlerden ötürü süt beslenme uzmanları sütü temel gıda maddesi olarak kabul ediyorlar. 
Peki, sütün ekonomik olarak yaşamımıza etkisi hangi boyutlarda? Örnek verecek olursak, geçen yıl ocak ayında bazı marketlerde en düşük fiyatlardan, 2.25-2.75 arası satılan süt aynı örneklerden yola çıktığımızda bu yıl 3.45-3.75 arasında pazarlanıyor. Süt ürünlerine baktığınızda ise bu oranın çok daha farklı olduğuna tanık oluyorsunuz. Mesela, deri tulum 45-50 TL'den 60 TL'ye, teneke tulumu 35-40 TL'den 50 TL'ye, beyaz peynir 30-35 TL'den 40-45 TL'ye doğru tırmanmaya devam ediyorlar. Sonuç olarak; süte yapılan zam oranıyla süt ürünlerinin tamamında ortaya çıkan zam oranlarını karşılaştırdığımızda artış oranları ekonominin mantığına uymuyor gibi. Tabi ki bu gelişmeler ancak denetimlerle ispatlanabilir.         
Yaşamımızdaki değeri açısından süt çok önemli ancak sütü bir bütün olarak ele almak lazım. Yani, sütü veren hayvanlarımız ve süt üreticilerini atlamamak gerekir. Fotoğrafa bu açıdan baktığımızda, birinci sırada üreticilerimiz sonra süt hayvanlarımız en sonunda da sütümüz geliyor. Özet olarak, üreticimiz yeteri oranlarda desteklenmeli ki önce elindeki mevcut süt hayvanlarına sahip çıkabilsin sonra da onların sayılarını arttırabilsin. Aksi durumda süt hayvanlarımız eti daha çok para ettiği için mezbahanın yolunu tutabilir. Bu durumda da kısır bir döngünün içine girilmiş olur.    
Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği’nin (SETBİR) raporu işte bu nedenle çok önemli. 2020 yılının değerlendirildiği bölümde, çiğ süt üretiminin 2019 yılındaki küçülmeyi telafi ederek 2020'de ortalama % 5 artacağı, süt ürünleri ihracatının ise 2020 yılında, 2019 seviyelerinde gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. 
Raporun devamı şöyle; "İhracatımızın artması, rekabet gücümüzün artmasına bağlı. Rekabet gücümüzü artırmaya yönelik bir toparlanma ise ancak çiğ sütte kalite-fiyat dengesinin sağlanabilmesi ile oluşacak. Bu kapsamda verilecek ihracat desteklemeleri de elimizi güçlendirecek. 2019’daki gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki iç piyasanın düzenlenebilmesi ve sürdürülebilir bir büyüme için en önemli kaldıraç ihracattır. Bu hem milli ekonominin ihtiyacı olan döviz girdisini sağlayacak, hem de sektörün tüm paydaşlarının yeni yatırım hevesini teşvik edecektir. Dolayısıyla sektörün vizyonunda ihracatın önemli bir yer tutması gerekirken, uluslararası rekabeti göz önüne aldığımızda ihracatta desteklemelere ihtiyaç var. İhracatımız içinde özellikle katma değeri yüksek ürünleri de özel bir destekleme kapsamına alarak ton başına ihracat değerimizi ve dolayısı ile ülkemizin sektörel marka değerini yükseltmeliyiz.
Süt ürünlerinde ihracatımız yıllara göre 300-350 milyon dolar arasında bir seyir izliyor. 
Ancak bu beklentilerin hepsi yurtiçinde süt ve süt ürünü tüketiminin artmasına bağlı. Tüketicimizin daha çok süt içmesini, süt ürünü tüketmesini arzu ediyor, başta Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Sağlık Bakanlığımızın ve tüm duyarlı sivil toplum kuruluşları ile sorumlu medya organlarının süt ve süt ürünü tüketimini teşvik etmesini bekliyoruz."
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün