;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Sütün önemi (1)

4 Ocak 2020 Cumartesi 14:00 Güncelleme : 4 Ocak 2020 Cumartesi 14:00

Yeni girdiğimiz 2020 yılının ilk haftasında süt ve süt ürünlerini yazmak istedim. Çünkü temel gıda ürünlerimizin başında yer almasının yanında yaşamımıza sağlık ve ekonomik boyutlarıyla da sütün etkisi büyük.  
Süt ve sütten üretilen ürünler içlerinde barındırdıkları vitaminler açısından hayati önem taşıyor.   
Yaptığım araştırmalara göre; sütün yapısında, süt şekeri (laktoz), süt yağı, süt proteinleri, mineral maddeler ve vitaminler gibi önemli besin öğeleri yer alıyor. Özellikle, laktoz, kazein v.b gibi öğelerin doğada sütten başka bir gıdada bulunmaması çok önemli. Uzmanlar, Kalsiyum, fosfor ve riboflavin (B2 vitamini) açısından önemli olan sütün 1 litresinde de ortalama, 36 gram süt yağı, 38 gram protein, 52 gram karbonhidrat, 7 gram mineral maddeler ile suda ve yağda çözünen vitaminlerin var olduğunu ifade ediyorlar. 
İşte bu nedenlerden ötürü süt beslenme uzmanları sütü temel gıda maddesi olarak kabul ediyorlar. 
Böylesi önemli bir ürün olan sütte, üretim ve dolayısıyla üretici ne durumda bir de onu irdelemek gerekiyor. Çünkü sütün hayat hikayesi vatandaşın mutfağına sadece süt olarak yansımıyor. Süt ürünleri de çok önemli. Tulum ve kaşar peyniri, beyaz peynir, yoğurt, kaymak v.d. gibi. Mesela, süte gelen zam diğer süt ürünlerine de otomatikman yansıyor. Ancak, yüzde oranına bakıldığında bu yansımanın ne kadar adeletli olduğu tartışılır. 
Geçen yıl ocak ayında bazı marketlerde 2.50-2.75 arası satılan süt bu yıl 3.45-3.75 arasında pazarlanıyor. Süt ürünlerine baktığınızda ise bu oranın çok daha fazla olduğuna tanık oluyorsunuz. Mesela, deri tulumu 60 TL, teneke tulumu 50 TL, beyaz peynir 40 TL ve taze kaşar peyniri 30-40 TL yolunda hızla ilerilyor.     
Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği’nin (SETBİR) raporu daha detaylı bilgiler aktarması nedeniyle çok önemli.  
Rapora göre, fiyat artışlarının ana sebebi, hayvancılık maliyetlerinin son bir yılda yüzde 30’dan fazla artması. Çiğ süt maliyeti en az yüzde 31, yem fiyatları en az yüzde 30 yükseldi. Doğalgaz ve elektriğe gelen zamlar da sanayicinin belini bükmeye devam ediyor. Bunlara ambalaj malzemeleri, nakliye gibi masrafların da eklenmesi, tüketiciye zam olarak dönüyor. 
Türkiye İstatistik Kurumu’nın son açıkladığı Eylül 2019 verilerine göre, toplanan inek sütü miktarı eylülde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7.3 azalarak 730 bin 516 tona geriledi. İçme sütü üretimi yüzde 5.2 azalarak 112 bin 983 tona, inek peyniri üretimi yüzde 4.6 azalarak 55 bin 486 tona düştü. Yoğurt üretimi ise yüzde 6.1 düşüşle 101 bin 449 tona indi. 
Raporda, 2019 şöyle değerlendiriliyor: 
Türkiye’de 2018 yılı sonu itibarı ile 22,1 milyon ton çiğ süt üretilmişti. 2019 yılında üretilen toplam süt miktarının 2018 yılında üretilen toplam süt miktarından %1 oranında daha düşük gerçekleşerek, 21,9 milyon ton civarında olacağını tahmin ediyoruz. Yılın ilk dokuz ayında bu daralma oranı %2’yi aşmışsa da son çeyrekte çiğ süt fiyatlarındaki artışın da etkisi ile üretimde ciddi bir toparlanma görüldü. 2018 yılının ikinci yarısının negatif etkilerinin hissedildiği 2019 yılının ilk yarısının ardından yılın özellikle üçüncü çeyreğindeki toparlanma, 2018 üretim değerlerinin yaklaşık olarak korunacağını gösteriyor.
Ancak 2019 yılının ilk dokuz ayında sanayi işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı 7.297.450 ton oldu. Bu miktar, 2018 yılının aynı döneminde ise 7.741.084 tondu. Buna göre, 2019 yılının ilk dokuz ayında sanayi işletmeleri tarafından toplanan inek sütünde, 2018 yılının ilk dokuz ayına oranla % 5,7 bir gerileme söz konusu. Bu gerilemenin yarıya yakın bölümü toplam çiğ süt üretimindeki gerilemeden kaynaklanırken diğer yarısının nedeni çiğ sütün kayıt dışına çıkması.
Ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan üretimdeki gerileme Türkiye’nin ekonomisinin yeniden büyüme eğilimine girmesi ile aşılır. Ancak kayıtdışı nedeni ile yaşanan gerileme çok daha sıkıntı vericidir. Önemli bir oranda süt, maalesef kayıt dışına kaymaktadır. Çünkü kayıtdışı, bilgi kirliliğinden, korku tacirliğinden beslenmektedir. Bu da bir yandan halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit yaratırken diğer yandan ciddi bir vergi kaybına da yol açmaktadır.
Devamı haftaya....
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün