Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Sorumlular tespit edildi (Kıbrıs)

21 Kasım 2019 Perşembe 09:41 Güncelleme : 21 Kasım 2019 Perşembe 09:41

Başbakan Ersin Tatar, KKTC’nin güçlenmesinin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sözünü ettiği, kara, deniz ve havadaki hakların korunması açısından şart olduğunu vurguladı. Başbakan Tatar, katıldığı bir programda gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Başbakan Tatar bir soru üzerine “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü bir ekonomik yapıya sahip olmasının şart olduğunu, Türkiye’nin de güçlü bir KKTC’ye ihtiyacı bulunduğunu” söyledi. Tatar şu ifadeleri kullandı: “Sondaj çalışmaları Kıbrıs’ın önemini artırdı, KKTC’nin değerini artırdı. Türkiye’nin de hava ve deniz sahası bakımından KKTC’ye ihtiyacı vardır. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da, yalnız karada değil, havada ve denizde Türkiye ve KKTC’nin çıkarlarının korunmasından söz ediyor. Biz de diyoruz ki, KKTC güçlenirse, Türkiye’de güçlenecektir. Biz, örneğin turizmde bir marka ülke olmak için hamle yapmak istiyoruz. Yaparsak çok önemli bir gelişme olur ve ekonomimiz daha da güçlenir. Aynı şekilde üniversiteler olayında da daha ileri gitmeliyiz. Kısacası, ekonomik güçlenme şarttır. Alt yapı yatırımlarımızı tamamlamamız, iş insanımızın, yatırımcılarımızın, önünü açmamız lazımdır.”
Başbakan Ersin Tatar, Rum ELAM partisi mensuplarının KKTC bayrağına saldırmasına Rum yetkililerin henüz bir tepki göstermemesinin, bu olayı tasvip ettikleri anlamına geldiğini de belirtti. “Biz KKTC olarak, bayrağımıza yapılan bu hakaretin, bu şerefsizliğin peşini bırakmayacağız” diyen Tatar, “Ama Rum yönetimi tarafından şu ana kadar gelen bir açıklama duymadık. Demek ki, tasvip ediyorlar. Suçluların bulunmasıyla ilgili bir şey duymadım. Bu zihniyetle, bu tutumda olanlarla bir yere varamayız” şeklinde konuştu.
Başbakan Ersin Tatar, “Rum lider Anastasiadis’in Berlin’deki üçlü görüşme ile ilgili açıklamalarının tutumlarında bir değişiklik olmadığını gösterdiğine de dikkati çekti.
Tatar, “Türkiye’nin garantörlüğünü, bizlerin eşitliğini kabul etmiyorlar.  Hedefleri üniter bir yapıdır. Türkiye’yle bağlarımızı koparacaklar, Türkiye’nin bizi güvence altında tutmasını ortadan kaldıracaklar ve Kıbrıs’ı 1974 öncesine götürmeye çalışacaklar. Niyetleri bir anlaşma değil, budur” ifadesini kullandı. 
           Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, 15 Kasım'da Güney Kıbrıs'taki ELAM eyleminde KKTC bayrağı yakılmasından sorumlu olanların kimliklerinin tespit edildiğini açıkladı. Özersay, sosyal paylaşım sitesinde yaptığı açıklamada, sınır kapılarına gerekli bilgilerin verildiğini de bildirdi. Özersay, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu: "Bakanlığımızın girişimiyle gerekli araştırmayı yapan polis teşkilatımız bayrağımızın yakılmasından sorumlu olanların kimliklerini tespit etmiştir, sınır kapılarından geçişlerinde polisin gerekli işlemi yapması için kapılara bilgi ve talimat da verilmiştir." Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Rum tarafında ELAM mensuplarınca KKTC bayrağının yakılmasının Kıbrıs Rum tarafının genlerine işlemiş bir durumun yansıması olarak değerlendi ve Rum Temsilciler Meclisi’nde alınan Enosis kararını hatırlattı, “Bazı şeyleri çabuk unutuyoruz” dedi.  
Özersay şu ifadeleri kulandı: “Enosis kararı tartışıldığında Rum tarafının hiç geri adım atmadığını hatırlıyoruz. Kıbrıs Rum tarafında toplumun genlerine işlemiş bir durum var. Değişebilir mi, değişebilir evet. Bir çaba, uğraş gerektirir. Kıbrıs Rum siyasi liderlerinin yapılanların yanlış olduğunu söyleyememiş olması endişe vericidir. Üstü kapalı bir şekilde yapılanı onaylamakla eşdeğerdir.” Bu hafta BM yetkilileriyle görüşmesinde konuyu gündeme getireceğini ifade eden Özersay, “Bunlar New York’a da rapor ediliyor. Belki de ‘zihniyet değişikliğine ihtiyaç var’ dediğimiz bu dönemde, Berlin’deki görüşmede de bu konuların konuşulması gerekir. Telefon açıp ‘Bu çok tehlikeli bir harekettir. Ağzınızı açıp bir kelam edin’ demek gerektiğini düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Rum lidere bir telefon açılıp bu konudaki rahatsızlık dile getirilmeli, ‘sesinizi çıkarın, Kıbrıs Türkü kırılmıştır, rahatsız olmuştur.’ uyarısı yapılmalı.” şeklinde konuştu.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün