Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Gıdada etik ilkeler için

2 Kasım 2019 Cumartesi 12:30 Güncelleme : 2 Kasım 2019 Cumartesi 12:30

Tarım ve Gıda Etiği Derneği’nin (TARGET) İzmir Büyükşehir Belediyesi desteği ile düzenlediği 2. Uluslararası Tarım ve Gıda Etiği Kongresi, 24-25 Ekim 2019 tarihleri arasında İzmir Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi.  Yapılan duyuruda toplantının amacı, "İnsanın, toplumun ve doğanın esenliği için etik duyarlılıkları odağa alan adil, paylaşımcı ve sürdürülebilir bir tarım ve gıda sisteminin oluşmasına katkıda bulunmak, bu bağlamda Türkiye’de tarım ve gıda sektörünün etik bir analizini yapmaktır" şeklinde ifade edildi. Kongre’nin açılışına; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Gıda Etiği Derneği (TARGET) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, yerli ve yabancı konu uzmanları ile akademisyenler katıldı. Perşembe sabahı başlayan ve Cuma akşamı tamamlanan kongrenin ilk günkü açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer yaptı. Her geçen gün tarım ve gıda sisteminin halk sağlığını tehdit ettiği ve kaynakların tekeller tarafından hunharca tüketildiğine dikkat çeken Soyer, “Gıda sisteminin halk sağlığını tehdit ettiği bir süreç yaşıyoruz” dedi. 
Başkan Soyer'in sadece bu ifadesi bile, sağlıklı gıdaya ulaşımda yaşanan zorluğun derecesini ve ne denli önemli olduğunun işareti oldu. Günümüzde, sağlıklı gıda en çok araştırılması gereken konuların başında yer almalı.      
Yıllardır süregelen ancak kesin sonucu belli olmayan bir tartışma var. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar, yani GDO'lu ürünler. Konunun uzmanlarının bazıları bu ürünlerin fayda sağladığını bazıları ise zararlı olduğunu iddia ediyorlar.  Basında yer alan haberlere göre; Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar GDO’lu ürünlerin önemli rahatsızlıklara neden olduğunu gösteriyor. İnsan gıdası olarak kullanılmasına izin verilmese de hayvan yemi olarak kullanılan GDO'nun hayvan gübresiyle toprağa karıştığı, dolaylı olarak insan gıdasına da karışacağı savunuluyor. Sonuçta kesin bir sonuca bağlanamayan tartışmalar sürüp gidiyor. 
Diğer yandan merdiven altı üretim konusu da sürekli gündemde. Özellikle zeytinyağının diğer yağlarla karıştırılarak satılması, konunun uzmanları tarafından sürekli tartışılıyor. Gerçek zeytinyağının cam veya teneke ambalajlarda pazarlanmasına karşın hileli zeytinyağınnın plastik ambalajlarda satışa sunulduğu iddalarını artık duymayan kalmadı. 
Hileli ürünler konusu sadece zeytinyağı ile sınırlı değil. Zaman zaman yazılı ve görsel basında da yer aldığı gibi pek çok ürün, farklı karışımlarla daha ucuza mal edilerek satışa sunuluyor. Pul biberinden, tereyağına kadar. 
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Dolayısıyla, Gıdada Etik İlkeler son derece önemli. Ancak etik olmayanlara karşın ne yapılacak? Bu sorunun cevabını vermek bugünkü ortamda çok zor.    
Başkan Tunç Soyer'in kongredeki konuşmasına kaldığımız yerden devam ediyorum. "Gıdada etik ilkeler, hukuk ile ete kemiğe büründürülmeli" diye konuşan Soyer,  şöyle devam etti: “Gıda fiyatlarındaki artış, çiftçinin toprakla bağının koparılması, sağlığı tehlikeye atan GDO, yediğimiz her üründe rastladığımız gıda hileleri, kimyasal tarımın yaygınlaşması, suların ve toprağın kirlenmesi gibi onlarca farklı olumsuzluk, bu tartışmaların ana eksenini oluşturuyor. Esas tartışılması gereken noktalardan birinin de etik ilkelerin hukukî bir çerçeveye dönüştürülmesi zorunluluğu. Etik ilkeler hukukunun temel öncüllerini oluşturmadığı sürece, çözümün toplumsal yaşamda vücut bulması mümkün olmaz.Temel hedefimiz, üreticinin doğayla uyum içinde üretmesini sağlamak, herkesin sağlıklı ve ucuz gıdaya erişimini mümkün kılmak ve refahın artması. Bu anlamda; tarım ve gıda sisteminin etik boyutlarının tartışılacağı, etik farkındalıkların gelişmesini ve kamusal alana sirayet etmesini sağlayacak bu Kongre’nin, İzmir’e ve tarım vizyonumuza da çok değerli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.”
Konuşmasına, “Gıda hileleri aldı başını gidiyor” sözleriyle başlayan, Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, “İçeriği hiç bilinmeyen gıdalar soframızda yer alıyor. Kırsal alanda da bir ıssızlaşma söz konusu. Mevsimlik tarım işçilerinin sorunları var; toprakların betonlaşması, suların israfı, biyolojik çeşitliliğin yok olması, iklim değişikliğini umursamayan tarım çalışmaları var” dedi.
Sonuç: Sağlıklı gıdaya ulaşmak için yapılacak çok şey var. Aralıksız denetimlerin ve cezaların büyük oranda arttırılmasıyla işe başlamakta büyük yarar var.... 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün