Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Depremin sonrasında!

14 Kasım 2020 Cumartesi 09:49 Güncelleme : 14 Kasım 2020 Cumartesi 09:49

30 Ekim Cuma günü İzmir'i 6,9 şiddetiyle vuran depremin sonuçlarına göre yaklaşık dört binin üzerinde bina çürüğe çıktı. Sonrasında meydana gelen gelişmeleri bir kaç yönden ele almak gerekir. 

Öncelikle, evleri hasar gören ya da evini riskli kabul eden vatandaşlar hemen garantili ev arayışına girdiler. Bu durumda da önemli oranlarda hareketlenen emlak piyasası bir anda alabora oldu. Yeni veya sağlam binalarda kiralar hemen yüzde 25 ile yüzde 35 arasında zamlandı. Tabi ki bu durum büyük tepkilere yol açtı. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda mülk sahipleri vicdansızlık ve fırsatçılıkla suçlandı. İşler giderek çığırından çıkarken devreye giren İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu yaptığı açıklamada, "İzmirli emlakçılar olarak depremzedelerden, mağdur kişilerden hizmet bedeli almayacağız" dedi. Tabi ki bu noktada başkana teşekkür etmek gerekir. Ancak olayın tam anlamıyla denetim altına alınabilmesi için yetkililerin müdahelesi şarttır. Aksi takdirde ilerleyen zaman sürecinde kiracıların bir bölümü ile mülk sahipleri ödenemiyen kira bedeli nedeniyle mahkemelik olabilirler.

Deprem sonrası meydana gelen önemli olaylardan biri de, hasara uğrayan mülklerin kontrollerinde ortaya çıkmaktadır. Çünkü, boşaltılan mülklerin oturulup oturulamayacağı kararı hayati önem taşımaktadır.

Ağır, orta, az hasarlı olarak belirlenen gruplarlamalara göre hazırlanacak raporlar, kentsel dönüşüm ile bağlantılı olması açısından herkesi yakından ilgilendirmektedir. Şöyle ki; hazırlanacak raporda orta hasarlı bir binaya, az hasarlı notu verilmişse pek çok karışıklık kapıda demektir. Yani, mevcut hasar, farklı birimler tarafından farklı yorumlarla raporlanırsa, bu durum öncelikle binada yaşayanlar ile mülk sahipleri arasında anlaşmazlıklara ve sürtüşmelere yol açacaktır. Günümüzde de şikayetler bu kulvarda yoğunlaşmaktadır.    

Bizlere ulaşan en çok şikayet, orta ve az hasarlı raporlardan kaynaklanıyor. Orta hasarlı binada oturanlar evlerine girmek istemiyor, korkuyorlar. Az hasarlı ilan edilenlere de inanmıyorlar. Çünkü raporlar konusunda pek çok tutarsızlık olduğu iddiaları insanları yıldırmış durumda. Kısacası, görünen o ki, hasarlarla ilgili çalışmalar yapılıyor ancak tatmin edici değil ve oldukça yavaş ilerliyor.

Bir de ilk raporlara itiraz konusu var ki bu da çok önemli. İlk kontrolde az hasarlı raporu verilmiş mesken sahibi bu rapora itiraz edebiliyor. Ancak verilen yanıt, "İlk taramaları bitirelim daha sonra itirazları yeniden gündeme alacağız" şeklinde oluyor ki bu da mağdurları çok zor durumda bırakıyor. Mesela; 10 dairelik bir apartmanda oturanların yarısı, "az hasarlı" etikete güvenerek evini terk etmek istemiyor, diğer yarısı ise raporun, "Orta hasarlı" olması gerektiğine inanıyor ve evlerini terk ederek binayı kentsel dönüşüme vermek istiyorlar. Bu nedenle geçecek zaman çok önemli. Çünkü itiraz nedeniyle yeniden gelecek ekip gerçekten raporu, "Orta hasara" dönüştürecekse epey vakit kaybedilmiş olacak. Bu kez kiralık ev bulmakta zorlanacaklar belki de bulamayacaklar.

Bir kez daha ifade edeyim ki; duyduklarımızdan ve yaşadıklarımızdan sonra (daire kiralarındaki ve satılık bedellerindeki fahiş artışlar nedeniyle) şahsen İzmir'in, İzmirlinin bir bölümünün çok değişmiş olduğuna artık kesin inanıyorum. Bu nedenle de oldukça üzgünüm...          

Deprem bir tabiat faciası. Allah kimseye yaşatmasın. Evsiz ve çaresiz kalmak ne demek ancak yaşayan bilir. Hani derler ya, "Ateş düştüğü yakar" diye. İşte aynen öyle.

Bu çaresizliğin pençesinde kıvranırken bir de fırsatçılarla, vicdansızlarla uğraşmak çok zor. İlahi adalete inanan birisi olarak, böylesi yıkılmışlığı fırsata dönüştürenlerin bir gün bunun bedelini ödeyeceklerine kesinlikle inanıyorum.

Bir kez daha hatırlatmak istiyorum, "Kefenin cebi yoktur"

"İki metre bez parçası ile bir avuç pamuğu" hiç kimse aklından çıkarmamalıdır.

Yani, demem o ki işimiz çok zor. Bir tarafta raporlar diğer tarafta vicdansızlar. 

Bilmem anlatabildim mi?

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün