Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Çok yoruldular çok yıprandılar (1)

12 Eylül 2020 Cumartesi 00:15 Güncelleme : 12 Eylül 2020 Cumartesi 00:15

Koronavirüs (Kovid-19) yaklaşık altı ay önce ortaya çıktı. Çin, Avrupa, ABD derken tüm dünyaya yayıldı. Tabi ki Türkiye’de bu ölümcül salgınla tanışmakta gecikmedi. Sonrasını biliyorsunuz. Dalga dalga ülkenin her yanını sardı. Bazı bölgeler karantina altına alındı. Ölüm oranları artınca, sokağa çıkma yasağı gibi ciddi tedbirlere başvuruldu. Buna kalabalıklar, yığılmalar ve yakın mesafeli tüm iş kolları da dahil edildi. Önceleri, 65 yaş ve üzerine daha sonra da genç yaş gruplarına da belirli saatleri kapsayan kısıtlamalar getirildi.

Aslında benzer bir yazıyı daha önce o günkü konjektöre göre sizlerle paylaşmıştım. Ancak yeni başlayan dönemle birlikte çok daha farklı gelişmelere dikkat çekmek gerekiyor. Özellikle doktorlar ve sağlık çalışanları açısından oldukça kritik bir sürecin tam merkezindeyiz.

Kabus dolu ilk dört ayın ardından sular durulur gibi olurken, tünelin sonundaki ışık görülüyor derken galiba erken bir rehavetin kucağına düştük. Önce yasaklar kalkmaya başladı. Çok çabuk ve art arta geldi. Kısa bir sürede, hastalığın tamamen bittiği bir döneme girmişçesine rahatlık ve sınırsızlıkla kucaklaştık.

Derken garip bir süreç başladı. Beklenmiyordu ama salgın geri döndü ancak kimse olayın ciddiyetinde değil. Daha doğrusu kimse kabullenmek istemiyor. Hükümetin gelişmelere yaklaşımı da Mart ayındaki boyutlara uymuyor. Bu kez tedbirler daha yumuşak gibi. Ancak bir gerçek varsa o da, artık vatandaşın da olaya sahip çıkması gerekiyor. Herkesin başına bir nöbetçi koyamazsınız. Olayın şakası yok. Tehlike giderek büyüyor. Umursamaz davranışların acilen terk edilmesi şart.

Perşembe sabahı ulusal kanallardan birinde Prof. Dr. Osman Müftüoğlu konuktu. Hem vatandaşlara hem de yetkililere pek çok uyarıda ve öneride bulundu. Olumsuz rakamların dikkat çekici boyutlarda artması nedeniyle herkesi dikkatli olmaya davet etti. Ancak içinde bulunduğumuz durumu da şöyle özetledi; “Her akşam hastalığın detaylarını gösteren tablonun turkuaz rengi bence artık siyah olarak değiştirilmeli” Müftüoğlu, bu sözleriyle de her kesime önemli bir mesaj vermiş oldu.    

Şu ana kadar madalyonunun bir tarafını anlatmaya çalıştım. Şimdi sırada madalyonun diğer tarafı var. Yani doktorlar ile sağlık çalışanları.

Koronavirüs ile başlayan ve yaklaşık 6 aydır devam eden süreç onları çok çok yordu. Bunu zaman zaman sosyal medyadan özellikle de twitter üzerinden yaptıkları haklı açıklamalardan ve basında yer alan haberlerden çok net anlamak mümkün. Özetle şunu demek istiyorlar; “Mart ayında, Kovid-19 ile başlayan mücadele giderek ciddi boyutlara ulaşınca doktorlar ve sağlık çalışanları için çok zor bir süreç başladı. Öncelikle evlerinden ve sevdiklerinden uzak bir yaşam tarzına geçtiler. Tercihleri olmamasına karşın bulaş riski nedeniyle ailelerinden uzak durdular. Yaklaşık, temmuz ayına kadar müthiş bir mücadelenin içine girdiler ve sonunda ölümle de tanıştılar”

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün