Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Babalar Gününe damga vurdular

26 Haziran 2020 Cuma 00:33 Güncelleme : 26 Haziran 2020 Cuma 00:33

Biliyorum, Babalar Gününün üzerinden belli bir süreç geçti. Ancak yazı günüm Cuma olunca bazen mecburen geride kalabiliyorum.

Babalar Günü çok özel bir gün. Geçen pazar ve pazartesi günleri, sosyal medya gerek fotoğrafların gerekse de özel bilgilerin aktarımı nedeniyle adeta doldu taştı. Dikkatle izlediğiniz takdirde, paylaşımların büyük bölümünün vefat etmiş babalara ait olduğunu rahatlıkla fark ediyorsunuz. Kesin, her birinin kendisine has bir hikayesi var. Ancak tamamında hasretlik, doyamamışlık ve müthiş bir özlem duygusunun varlığını içinizde, yüreğinizde hissedebiliyorsunuz.

Peki, babalar günü nasıl oluştu? Basında yer aldığı şekliyle paylaşmak istediğim hikaye şöyle;

Sonora Smart Dodd bir Amerikan iç savaşçısının kızıdır. Dodd'un babası, annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Hal böyle olunca Dodd anneler günü gibi babalarında bir günü olması gerektiğini düşünmüştü. Haziranın 5'inde babasının doğum günüydü ancak yaptığı onca hazırlıklara rağmen tarih yetişmemiş, kutlamalar haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelenmiştir. 1966 yılında başkan Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının Babalar Günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımlamıştır. 1972 yılında başkan Richard Nixon'ın imzasıyla Babalar Günü yasal olarak ABD'de resmi tatil ilan edilmiştir.

Sonora Smart Dodd, babalar günü önerisini farklı bir bakış açısı ile gündeme getirmiş. Annelerinin yokluğunda altı çocuğu tek başına büyüten babasını örnek göstermiş. İşte bu nokta çok önemli. Bazı ailelerde annenin, babanın veya kardeşin sorumlulukları herkesin kaldıramayacağı boyutlardadır. Olağanüstü fedakarlıkların yaşandığı bazı hayatlar var.

Bu anlamda gazetemizde yer alan, müthiş etkileyici iki haberden birisini şöyle aktarabilirim; Aydın'ın Kuşadası ilçesinde serebral palsi hastası iki çocuğu ve eşiyle yaşayan Salih Sezgin, ailesinin mutluluğu için verdiği mücadeleyle herkese örnek oluyor. Ege Mahallesi'nde oturan Ayşe ve Salih Sezgin çiftinin hayatı, 1989'da ilk çocukları Samet'e, 17 aylıkken "serebral palsi" teşhisi konmasıyla değişti. Çiftin ikinci çocuğu Sena'ya da 1 yaşına geldiğinde aynı teşhis kondu. Türk Silahlı Kuvvetlerinden tekniker olarak emekli olan baba Salih Sezgin, tüm zamanını çocuklarına adadı. Salih Sezgin, evinde Sena ve Samet'in rahat etmesi için her türlü düzenlemeyi yaptı. Çocukları için minibüs de satın alan Sezgin, gezmeyi istedikleri her yere götürüyor. Yaşadıkları karşısında asla isyankar olmadığını dile getiren Sezgin, "Tüm bunlar, Cenab-ı Allah'ın bize verdiği bir lütuf ve güzellikti. Hayatımızdaki her şeyi, 32 yıldır çocuklarımıza göre ayarlıyoruz." dedi. Eşinin de kendisine destek verdiğine dikkati çeken Sezgin, şöyle konuştu: "Çocuklarımızın varlığının verdiği mutluluğun sınırı tarif edilemez. Onların saçlarının teline zarar gelmesi beni çok üzer. Birçok engelli ailesi 'Allah’ım çocuklarımı benim arkama bırakma' der. Biz ise şunu diyoruz; 'Rabbimiz çocuklarımıza hayırlı ömürler versin.' Çünkü bizi yaratan, plan ve programını ona göre yapmıştır. Bugün yaşıyorsak o anda mutlu olmaya çalışıyoruz. Yarını Allah bilir." Sezgin, engelli çocukları olan ailelere ise şöyle seslendi: "Lütfen isyan etmeyin, tevekkül edin. Hiçbir zaman 'Neden bizim başımıza geldi' demedim. Çünkü biliyoruz ki herkesin imtihanı farklıdır. Bizim de imtihanımız budur. Bu tür olaylara karşılaşan insanlar, metin olacak ve isyan etmeyecek. Babaların evlatlarına ve ailelerine isyan etmeden sahip çıkması lazım. Yoksa hayat kolay, herkes bırakır gider. İşte o zaman babalık olmaz."

Sezgin, yaptığı açıklamayla babalığı en net şekilde tarif etmiş. Sabır ve inanç ile evlatlarına dört elle sarılan bu aileyi kutlamaya kelimeler yetmez. Bu hikayeden çıkarılacak çok ders var.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün