Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

"Terörle mücadelede Türkiye'nin yanındayız" (KIBRIS)

18 Ekim 2019 Cuma 10:50 Güncelleme : 18 Ekim 2019 Cuma 11:16

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır başkanlığında toplanan Dışişleri Komisyonu üyelerini “KKTC ve Bölgesel Gelişmeler” konusunda bilgilendirdi. Bakan Özersay, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, KKTC’nin görüş, düşünce ve önerilerini anlatabilmenin önemli bir imkan olduğunu belirtti. Doğu Akdeniz ve Suriye başta olmak üzere Orta Doğu’da son derece önemli gelişmelerin yaşandığını belirten Özersay, dengelerin yeniden şekillendiğini ve Kıbrıs’ta bir paradigma değişikliğine ihtiyaç olduğu söylenen bir dönemden geçildiğini kaydetti. Özersay şunları kaydetti: “Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak, gerek hükümetim gerekse Kıbrıs Türk halkının, bundan böyle gerek teröre karşı mücadelesinde gerekse toprak bütünlüğü ve güvenliği bağlamında Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk bağlamında atmakta olduğu ve atacağı haklı adımlarda, bu mücadelesinde Türkiye’nin tam anlamıyla yanında olduğumuzu ve olacağımızı bir kez daha vurgulama ihtiyacı hissediyorum.”
  Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı,  AB Dışilişkiler Konseyi’nin önceki gün aldığı kararla Kıbrıs Türk halkının haklarını  bir kez daha birlik maskesi altında yok saydığını ifade ederek,  kararın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bakanlık açıklamasında, AB Dış İlişkiler Konseyinin kararına ilişkin şu ifadelere yer verildi: “AB Dışilişkiler Konseyi  önceki gün almış olduğu kararla Kıbrıs Türk halkının haklarını bir kez daha birlik dayanışması maskesi altında yok saymıştır. Kıbrıs Türk tarafı Kıbrıs adası etrafındaki ve iki halka da ait olan hidrokarbon kaynakları konusunda iyi niyetli ve iş birliğine dayalı politikasını yıllardan beridir sürdürmektedir. Sürekli olarak yinelediğimiz üzere, bu kaynaklara dair iş birliği önerilerimizi 2011 yılından itibaren Kıbrıs Rum liderliğine yaptık. En son geçtiğimiz temmuz ayında yeni bir öneri yaparak, GKRY’nin tek yanlı faaliyetlerinin neden olduğu açık provokasyondan doğan gerilimin azaltılmasına ve bu kaynaklara dair kararların birlikte alınmasına yönelik adımımızı attık. Bu iş birliği önerimiz de Rum tarafınca reddedildi ve tek yanlı adımlar atmaya devam edildi. Bu konuda provokasyon yapanın, maksimalist davrananın kim olduğu gün gibi açıktır.” AB içerisindeki dayanışmanın, Kıbrıs Türk halkının haklarının göz ardı edilmesinin gerekçesi olamayacağı vurgulanan açıklamada, “Bir anlaşma olmadan, Kopenhag kriterlerini açıkça ihlal etmesine rağmen, AB’ye tam üye olarak alınan yarım devlet GKRY ne meşrudur, ne de bu ada üzerinde tüm haklara sahip bir idaredir. BM’nin Kıbrıs müzakere tarihinin en kapsamlı çözüm şekli olarak ortaya attığı ve hem Kıbrıslı Türk hem de Rum meclislerinin onayıyla ilk kez iki halkın oylarına sunulan Annan Planı referandumları da göstermiştir ki, bu adada iki ayrı irade, iki ayrı halk ve iki ayrı yönetim bulunmaktadır. Bu gerçekler “dayanışma” kisvesiyle görmezden gelinemez” denildi. Açıklamada, şunlar dile getirildi: “Açık ve net olarak belirtmek isteriz ki, Kıbrıs adası Kıbrıslı Rumlara ait bir ada değildir; Kıbrıs adası Kıbrıslı Rumların yönetiminde olan bir ada da değildir ve Kıbrıs Adasının geleceğine dair herhangi bir karar da Kıbrıslı Türkler yok sayılarak Kıbrıslı Rumlar tarafından verilemez. Kıbrıs adasının geleceğine dair kararlar, Kıbrıs sorununun müzakere yoluyla nasıl çözüleceğine dair  kararlar da dahil olmak üzere, adayı paylaşan iki halk tarafından verilir. Kıbrıslı Türklerin dışlandığı tüm kararlar, uluslararası hukuka da aykırılık içeren bahse konu Konsey kararı da dahil kabul edilmezdir.” Açıklamada, Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin  yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı’na  ilişkin tavrı ile ilgili ise şöyle denildi: “Yıllardır on binlerce insanını terör belası yüzünden kaybeden Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk temelinde, meşru müdafaa hakkını içeren Birleşmiş Milletler Şartının 51. maddesi uyarınca ve BM Güvenlik Konseyi’nin terörizme ilişkin kararları çerçevesinde, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için sürdürdüğü teröre karşı mücadelesine ilişkin AB’nin sergilediği tavır üzücüdür.
Terör bugün dünyamızda tüm insanlığı hedef alan en büyük sorunlardan biridir ve terörle mücadele tüm ülkelerin ortak paydası olmalıdır. Bu noktadan hareketle Türkiye’yi bu haklı mücadelesinde destekler ve bu harekatın en kısa sürede başarıyla tamamlanmasını temenni ederiz.”
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün