Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Terk edilirse köpekler de ağlar!

13 Ağustos 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 13 Ağustos 2015 Perşembe 00:00

Çok önce Konak’ta Karamürsel mağazasının önünde sürekli uyuyan bir Golden vardı.

Ben de her sabah uzun süren bir eğitimle ilgili oradan geçerdim.

Hiç aralıksız uyuyan bu Golden dikkatimi çekerdi.

Telaşla ve hızla geçtiğim için aslında önceleri pek de ilgilenemedim.

Bir gün erken çıkmışım, geri döndüm ve bir bakayım dedim şu uykucuya.

Eğildi, başını okşayıp konuşmaya başladım:

-Senin adın ne, ne tatlı şeysin sen!

Ses yok!

O sırada arkadaşım geldi, bırakıp, uzaklaştım.

Ama ertesi gün tekrar yanına uğradım uykucunun.

Yine konuştum, tepki yok. Bir kaç gün sürdü bu böyle.

Dayanamadım bir gün yere oturdum, başını dizime koydum.

-Söyle derdin ne dostum diye sevmeye başladım.

İlk kez tepki verdi.

Başını kaldırdı, gözlerinden yaşlar akıyordu.

Ben de ağlamaya başladım.

Ahhh dostum ah terkedilirse köpekler de ağlar dedim.

Sonra Esin Önder’i aradım.

Sağ olsun, o gün o dost sahiplendirildi.

Şimdi mutludur inşallah.

Bir örnek daha evimizin bir tanesi İrmamızı kaybedeli bir kaç ay olmuştu.

Ben hastalar olup yatak yorgan yatmıştım.

 

O denli faciaydı ailemiz için bu kayıp.

Sonra bir gün yaşadığım köyde, köy bakkalı koşa koşa kapıya geldi.

-Hülya abla bir golden terk etmişler barınağa gelip alsınlar diye haber verdim.

-Ama çok hasta yolda ölür ,dedi.

Hülyayı kim tutar.

Hemen koştum aldım yavrucağızı doğru veterinere...

Zavallı damızlık kullanılmış, peniste tümör olmuş, kanser yani.

İş göremeyince atmışlar.

Tam iki buçuk ay haftada iki saat serumla kemoterapi oldu.

Eli elimde gık demeden...

Sevgi bu ya, tümör düştü.

İyileşti evimizin efendisi Goldi!

Adını Goldi koyduk, çünki bilmiyoruz adını.

Tek kusuru uzun süre sokakta olduğu için fazla özgür.

Köyün sevgilisi şu an!

Sabah benle bir yemekten sonra dışarı çıkar bütün köyü gezer, akşam Köy Çeşmesinin önüne yatıp beni bekler.

Tam orada yatar ve ben arabayla yanaşırım atlar arabaya evimize iki adım öteye arabada gider, o da onun keyfi.

 

Nereden geldik buralara.

 

Sabah işe giderken, yol nasıl karışık, duramadım.

Bir minnoş kara kapkara ruhlu bir arabanın arkasından koşuyordu.

Karne hediyesi, tatil bitti ve yol kenarına terk edildi.

Olay bu...

Trafikte kayboldu...

Gözüm yolda, o koşuyor ben sıkıntılı trafikten kurtulmaya çalışıyorum...

Offf of...ne acımasız insanlar!

O kaçar, öteki garibim ağlar...

Terkedilirse köpekler de ağlar unutmayalım sevgili okurlarım!

 

Söz Altındır:

 

Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.

Mahatma Gandhi

 

Hadi Gülelim:

 

Temel köyde pire spreyi satıyor. Herkes alan alana. Bir hafta sonra yine geliyor. Köylüler Temele

-Hacan verdugun sprey bir ise yaramadi.

-Temel ha usagum kullanmasini pilmiysunuz.

-Bakın ögreteyum size.

-Pireyi yakalayacaksunuz agzuni acacaksunuz sprayi pirenin agzuna bosaltacaksinuz.

 

Sevindim:

 

Bu gün konumuz can dostlar!

Konak Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi, İzmir Büyük Şehir Belediyemiz ve sırayla bir çok belediye can dostlar için ambulanslar aldı.

Bu habere çok ama çok seviniyorum.

 

 

Üzüldüm:

 

Okullar kapınca evlatlara birer karne hediyesi can alınıyor.

Sonra yazlıkta bakmak kolay. Yaz boyunca bakılıyor. O minnoş aileye alışıyor

Tatil bitince de dönerken tatil beldesinde sokağa bırakıp dönüyorlar.

Tüm sayfiye sokakları, cins kedi, köpekle dolu.

Bir defa kendi çocukları bu hayvanlara alışıp, terk ettiklerinde travma yaşıyor.

Zavallı hayvanların acısı ayrı, kendilerini bekleyen zor yaşam ayrı.

Bir çoğu ölüyor zaten.

Hadi hayvanları düşünmediniz merhamet, insanlık yok içinizde.

Ya çocuğunuz canınızın canına verdiğiniz acı ne olacak?

 

Dostlar canlıdan hediye olmaz, olamaz!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün