Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Suçlu kim? Cezalanan kim?

26 Mart 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 26 Mart 2015 Perşembe 00:00

Dün Şakran Cezaevi’nde yatan kadın mahkumlara ‘öfke ve stres kontrolü eğitimi’ ve sonrası konser programı vardı.

Söz konusu çalışma Foça Belediyesi’nin sosyal hizmetleri kapsamında yaşama geçirildi.

Bendeniz de bu programın eğitim bölümü görevlisiydim.

Aynı program daha önce erkek mahkumlar için hazırlamıştı.

Geri dönüşü çok verim sağladığından Şakran Cezaevi aynı programı kadın mahkumlar içinde istedi.

Foça Belediyesi de hemen kolları sıvadı ve sistemi düzenledi.

Şakran Cezaevi sıkıntılı olaylarla gündeme gelmişti kısa süre önce.

Hepimizin içi yanmıştı.

Günlerce uyuyamamıştım.

Ancak her iki eğitimde de ben cezaevine gittim ve ‘öfke ve stres kontrolü eğitimi’ verdim.

Sosyal yaşam olarak ve yaşam alanı düzeni olarak süperdi.

Kadın Cezaevi eğitimine 140 mahkum katıldı.

Ayrıca iki bebecik ve 4 de üç yaşlarında çocuk vardı. Onlarda bebe, ana kuzusu tabiii.

Mahkum kim, suçlu kim?

Suç kim de?

Ortalıkta koştular, doyasıya oynadılar bu arada.

Bebecikler ise analarının kucağında mışıl mışıl uyuyorlardı.

Kadınlar tüm dikkatle dinlediler.

Sorular sordular, hiç bir eğitimde rastlamadığım kadar katılımcıydılar.

Eğitim çok amaçlı spor salonunda verildi.

Başkası anlatsa, insan hayret eder.

Evet, sevgili okurlarım, hayretler içinde kaldım.

Olağanüstü bir spor salonu vardı. Kadın mahkumlar her gün spor yapıyorlarmış.

Ayrıca folklor kursu da mevcutmuş.

O kadar çok kurs vardı ki şaşırdım kaldım!

Tam otuz üç tane Halk Eğitim Merkezine bağlı kurs vardı. Mahkûmiyet sonrası meslek edinmiş olunuyor. Çünkü kurslar halk eğitim yani MEB onaylı sertifika alacaklar.

Çok hoş da bir durum gördüm. Kuaförlük kursu vardı.

Ayda bir de tam kadın bakımı oluyormuş. Saç boyama dahil. Yani uygulamada canlı manken oluyorlar, bu arada işleri görülüyor.

Kadın her yerde kadın dostlar.

Bu da tabii ki yaşama sevincinin aydınlık yansıması.

İçimizde ki çocuk olayı yani!

Çocuk denilince aklıma geldi.

Çocuklar için de harika bir çocuk evi, oyun parkı yapılmış.

Her taraf tertemiz, ışıl ışıl...

Madalyonun her zaman iki yüzü olduğunu unutmamalı.

Çalışanlar deli gibi oradan oraya koşuşturuyor ve gayet samimi davranıyordu. Üstelik olağan üstü tedbir vardı.

Benim gözlemlerim bunlar.

Aktarımı görebildim sevgili okurlarım.

 

Sevindim:

Katip Çelebi Üniversitesi eski Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, son yıllarda Türkiye'de akademik, kamusal ve siyasal alanda sivil toplum kavramının yeniden değer kazandığını söyledi. Toplumsal gelişme, demokratikleşme ve ekonomik kalkınmada Sivil Toplum Kuruluşları'nın (STK) günümüzde önemli bir aktör konumuna geldiğini kaydeden Prof. Dr. Tancan Uysal, "Ülkemizde yasama, yürütme, yargı ve medya demokrasinin dört ayağı olarak gösterilmektedir. Ancak gelişmiş ülkelerde bir beşinci ayak daha mevcut. O da STK'lardır. Hatta öyle ki STK'lar bu beşli denklem arasında önemli bir güçtür ve vazgeçilmezdir. Bu yüzden 2023 hedefinde güçlü Türkiye için STK'lara büyük vazife düştüğünü belirtmiş.

Doğrusu çok ama çok sevindirici bir durum.

 

Üzüldüm:

Gediz elektrik kulaklarını pamukla mı tıkadı, çok merak ediyorum.

İki hafta geçti dertleri aktaralı tık yok.

Ne arayan ne soran var.

Çok merak ediyorum basın halkla ilişkiler bürosu ne iş yapar.

Okuyucu şikayetlerine kim bakıyor eyyy Gediz Elektrik neredesin?

 

Söz Altındır:

Yiğitlik intikam almakla değil, tahammül göstermektir.- W. Shakespeare

 

Hadi Gülelim:

Temel derede yıkanırken, köyün çocukları hınzırlık yapıp dere kenarında bıraktığı elbiselerini alıp kaçmışlar. Dereden çıkan Temel elbiselerini bulamayınca utancından elleriyle önünü kapayarak eve doğru koşmaya başlamış.

Uzaktan çırılçıplak, koşarak geldiğini gören babası seslenmiş:

_"Ula Temel, ula benim salak uşağım, yüzünü kapasana, oni kim

tanıyacak!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün