Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Şiddet ve uygarlık

16 Nisan 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 16 Nisan 2015 Perşembe 00:00

Sevgili dostum, okurum Prof. Dr. Tayfun Özkaya şöyle bir mail atmış.

Bence önemli bir paylaşım.

Şiddet nedeni ile yolunda gitmeyen her gün yüzlerce olayla karşılaşıyoruz.

Gün be gün artarak yaşanan şiddet maalesef hayatın en önemli acı parçası oldu.

Tayfun Hoca’nın şiddete ilişkin teşhisi bence olaylara ışık tutuyor.

Sizlerle paylaşmak istedim.

 

Ermanwings Uçağı ve

uygarlığımızda yolunda

gitmeyen ne?

 

Tayfun Özkaya

Uygarlığımızda yolunda gitmeyen çok şeyler var. Uygarlık derken sadece batı uygarlığını düşünmeyelim. Tüm dünya problemli. Germanwings uçağının sistematik bir şekilde alçaltılarak dağa çakılması olayının farklı bir benzeri Newyork’ta Dünya Ticaret Merkezi’nde de yapılmamış mıydı? Öyle veya böyle bir şiddet kullanılıyor. Bu şiddet bazen insanın kendisine veya masumlara da yönelmiş olsa sonuç fark etmiyor. Bu şiddet nereden kaynaklanıyor? Kaçınılmaz mı? Kökten yok edilebilir mi? Çakılan uçak olayında bu sorular pek sorulmuyor. Daha çok depresif bir kişinin nasıl bu görevi sürdürebildiği tartışılıyor. Çözümler buna yönelik tartışılıyor.

Olayı daha kökten ele almayı deneyelim. Kapitalizm ve feodalizmden çok daha eski ve onların temelinde yatan bir büyük değişim bundan yaklaşık altı bin yıl önce gerçekleşti, ilkel denilen toplumlar değiştiler ve ataerkil, baskıcı erkek egemen bir sistem kuruldu. Erkek egemen denilse de onların da üzerinde de çok küçük bir ezenler sınıfı ortaya çıktı. İlkel denilen toplumlar üzerine yapılmış araştırmalar var. Biliyorsunuz bugün bile Amazon ormanları gibi bazı bölgelerde dünyanın on bin yıl öncesini yaşayan topluluklar az da olsa var. Bunlar eskiden daha çoktu ve bu konularda ciddi araştırmalar yapıldı. İlginç bir şekilde ilkel denilen bu topluluklarda intihar, depresyon, cinayetin görülmediği biliniyor. Küçük savaşlar olsa da bu bir bölgeyi korumak için yapılıyordu. Cinsel özgürlük yaygındı. Gerçi insanlar kısa yaşıyorlardı, ama mutsuz oldukları söylenemezdi. Ataerkil sistem cinsel baskıyı sistematik hale getirdi. Din ve eğitim baskıcı bir yönde değiştirildiler ve ezenler tarafından kullanıldılar. Bugün Ortadoğu denilen bölgede şiddet tam hızla sürüyor. Almanya’da da bundan çok değil 70 yıl önce kitleler faşizm denilen bir illetle çıldırdılar. Milyonlarcası ölüme ve öldürmeye koştu. Onca değişiklikten ve demokratikleşmeden sonra Alman toplumu tam olarak gerçekten uygarlaştı mı? Olmadığı görülüyor. Alman toplumunu veya genel olarak batıyı bu olay vesilesi ile eleştirerek doğu toplumlarını kimse üste çıkarmaya kalkmasın. Durum ne yazık ki batı dışında daha vahimdir. İnsanların temel ihtiyaçları ve doğal güdüleri baskı altına alınınca ya kendine ya da başkalarına yönelik şiddete dönüşüyor. Ülkemizde bir hoca “bu dünya ağlama dünyasıdır, öteki dünyada güleceğiz” derken (kendi bilmiyor olabilir) ezenlere hizmet ettiği son derece açıktır. “Faşizmin Kitle Psikolojisi” adlı eserinde Wilhelm Reich şöyle yazıyordu: Niçin yeryüzünde mutluluk olmasın? Niçin yaşamın içeriği zevk olmasın? Bu soru hakkında kitlesel bir oylanma denense! Hiçbir gerici yaşam anlayışı buna karşı direnemez.

 

Üzüldüm:

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uzmanlaşmış kanser kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (International Agency for Research on Cancer- kısaca IARC) GDO’lu ürünlerin %80’inde kullanılan ot ilacı (herbisit) etken maddesi olan glyphosate’in insanlarda muhtemelen kanser yaptığını açıkladı. Bu muhtemelen sözü hafife alınmamalı. Çünkü doğrudan insanlarda deney yapılması mümkün değil. Hayvan deneyleri ile bu sonuca ulaşılıyor. DDT de bu şekilde yasaklanmıştı. Kurum bu maddeyi Grup 2A şeklinde sınıflandırıyor. 1A şeklinde sınıflandırsaydı insanlarla ilgili karşılaştırma yapmaya uygun veri olması gerekirdi. Bu durum yasaklanmasından onca yıl geçmesine rağmen DDT’de de halen yapılmaması konusunda bilgi yok. Çok üzüldüm.

 

Sevindim:

Foça’da renkli Turizm Haftası kutlaması

Foça Belediyesi Turizm Haftası çok renkli çok sevindim.

16-19 Nisan tarihlerinde Foça’da gerçekleşecek olan “Turizm Haftası” etkinlikleri, renkli ve zengin içeriğiyle dikkat çekiyor.

Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ; “Mavi Yaşamın Simgesi Foça, İzmir’in parlayan yıldızı olmuştur. Foça'da yaşamak ve tatil yapmak birçok vatandaşımızın tercihidir. “Turizm Haftası” dolayısıyla ilçemizde gerçekleşecek olan etkinliklere katılımınız, bizlere büyük güç katacak ve onur verecektir. Turizm Haftası etkinliklerine, tüm halkımız davetlidir” dedi.

 

Program

16 Nisan 2015, Perşembe

10:00 - Kortej Yürüyüşü / Hareket, eski Barboros Büfe önü

10:30 - Atatürk Anıtı'na çelenk sunma töreni ve resim, şiir, kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi - Yer: Cumhuriyet Meydanı

13:30/17:15 - Turizmde Güncel Gelişmeler: Foça Turizmi ve Gastronomi Paneli - Yer: Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi

I. Oturum saat: 14:30-15:45 / Konu: Foça Turizmi ve Çevre

II. Oturum saat: 16:00-17:15 / Konu: Gastronomi Turizmi Foça ve Gelişmeler

17:15-18:00 / Turizm Haftası Açılış Kokteyli ve Dünden Bugüne Foça Fotoğrafları Sergisi - Yer: Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi

18:00-19:30 / Konser: Suyun Ötesinden Konuk Ezgileri (Sakız Müzik Grubu) - Yer: Demokrasi Meydanı

18 Nisan 2015, Cumartesi

10:00-20:00 / Balon Gösterisi - Yer: Cemil Midilli Lisesi Yanı Otopark

16:00-18:00 / Konser: Ege ve Foça Nameleri (Bykuş Müzik Grubu) - Yer: Demokrasi Meydanı

17:00-18:00 / Foça Yelken İhtisas Kulübü Öğrencileri Yelken Gösterisi - Yer: Küçük Deniz

18:00-19:00 / Konser: Kültür ve Turizm Bakanlığı Korosu - Yer: Belediye Meydanı

13:30-17:30 / Slow Food Foça Zeytindalı Conviviumu Ekşi Maya Ekmeği Etkinliği - Yer: llıpınar Köyü

19 Nisan 2015, Pazar

09:00-18:00 / Tatların Buluşması; Slow Food Foça Zeytindalı Conviviumu ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Mutfak Sanatları Bölümü Etkinlikleri ve Söyleşiler - Yer: Foça Yeryüzü Pazarı - Marsilya Meydanı

 

 

Hadi Gülelim:

Misafirlerden biri küçük Temel'e sordu:

-Uşağum kaç yaşinda oldun pakayim?

-On beş yaşina girdum.

Misafir şaşırdı gözlerini açarak:

-Ula ne çabuk büyüdun sen. Daha geçen yıl yedi yaşinda değil midun?

-Evet geçen yıl yedi yaşinaydum. Ha bu yilda sekiz. Topla pakayim yedi ile sekizi. On beş etmeyi mi?

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün