Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Selam olsun tüm emekçi kadınlara

7 Mart 2015 Cumartesi 00:00 Güncelleme : 7 Mart 2015 Cumartesi 00:00

Dünya Kadınlar Günü, günümüzde artık dünyanın dört bir yanında gösteriler, anmalar ve etkinliklerle kutlanmakta.

Kadına şiddet karşıtı protestolar ve yürüyüşler, ünlülerin katıldığı kampanyalar, gösteriler düzenlenmekte…

Şöyle bir düşününce kulağa hoş geliyor ilk bakışta.

Ama tarihçesi acıların acısı!

Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesi şöyle:

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlar.

Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verir.

Konunun dünyada ilgi çekmesi ise:

26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirmesiyle oluşur.

 

Ülkemizde ise durum çok vahimdi!

1979 yılını hatırlıyorum da, ürperiyorum birden.

Yani yüzyıl öncesine eşdeğerdi.

Kabus gibi geliyor, hani terletir, hatta yataktan düşürür!

Emekçi kadınlar günü kutlaması bir nevi şiddet yaşamanın başka ifadesiydi.

Şimdilerde olduğu gibi kadınlara kırmızı karanfiller, hediyeler verilmiyordu.

1979 kutlamalarında 2 yaşındaki oğlum kucağımda, anneler, nineler ateşe verilmişti...

Bende yavrumla çığlık çığlığa ateş hattında kalmıştım.

Sonra Tariş işçileri kurtardı bizi.

Akşam eve geldiğimde yüzümüz gözümüz kapkara is ve yanık içindeydi.

O yıllarda yol arkadaşım, eşim şimdilerde ise can dostum Celal Başlangıç kapıyı açıp bizi ana oğul birbirine sarılmış, perişan bir vaziyette görünce göz pınarlarında bir damla yaş belirdi, sımsıkı kucakladı ve üzülme üzülme gün gelecek sana şimdi saldıranlar, o gün kırmızı karanfil verecek, sen de davullu zurnalı etkinlikler düzenleyeceksin, dedi.

Ben anlamadım, şaşırdım o zaman...

Bir mana veremediğim bu düşünceler şimdi yaşamımızın ayrılmazı oldu.

Semra Özal’ın papatyaları ile legalleşen kutlamalar, bazen de şirazeyi kaçırır vaziyete ulaştı.

Kim bilir belki de AB’ye çıkan yaldızlı merdivenler bu ortamın gerçek yüzüdür.

Ama ne olursa olsun 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü her şeyden önce ana, eş, yol arkadaşı çalışan, çalışmayan tüm kadınların yaşama koydukları emeklerin simgesi bence!

Artık sofradaki yeri belli olmalı, şairin dediği gibi olmamalı!

Kadının birey olduğunun farkına varmalı sosyal, kültürel yaşam.

Tüm gücümüzle çalışma noktamızı bu konuya yöneltmeliyiz.

Kadının birey olarak toplumda ki yeri, ekonomik özgürlüğü, hukuksal durumu, temel hak ve özgürlükleri artık sistemde gerçek anlamda yerini alıp uygulama ve değer bulmalı.

İşte o zaman Dünya Emekçi Kadınlar Gününü şanıyla anarız, kutlarız.

Selam olsun tüm emekçi kadınlara, kutlu olsun!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün