Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Okullar açılıyor

18 Eylül 2016 Pazar 00:00 Güncelleme : 18 Eylül 2016 Pazar 00:00

Çocukluğa geri dönmeden olmaz, olamaz.

Gözlerimi kapadım ve sabahı zor yaptığım okul heyecanını yeniden yaşadım.

Ne tatlı heyecandı sabah bir türlü olmaz, güneş doğmazdı.

Yeni çanta, defterler, kalemler, okul önlüğü siyah, beyaz kurdalelar, beyaz soket çorap, ayakkabılar.

Annem kahvaltımız erkenden kalkıp hazırlardı.

Parça pizza-kola ile kahvaltı yapmazdık.

Tereyağ, yumurta, süt ile kahvaltı yapardık.

Pür neşe kahvaltımızı yapar.

Sonra özenle giyinirdik.

Annem saçlarımızı iki örgü örer, beyaz kolalı kurdelamızı ve beyaz yakamızı takardı.

Okula giderken saçlar salık, son moda kıyafet giymezdik.

Makyaj söz konusu bile değildi.

Babacığım minik harçlıklarımızı verirdi.

Anamızın, babamızın elini öper sonra da mahallenin en yaşlısı kimse ona giderdik

Ve onun da elini öpüp hayır duasını alırdık.

Gelenekti bu...

Mahallenin bütün çocukları birlikte okula giderdik.

Okul da mis gibi arap sabunu kokardı.

Görevli bütün gün yerleri siler arada da bağırırdı;

İz yapmayın, koşmayın kayıp düşeceksiniz!

Nöbetçi öğretmenlerde, koşana izci düdüğü çalardı.

Minikler ağlar, anneleri gün boyu onları beklerdi.

Teneffüsler bir alemdi.

Öğretmenlerimiz çocuk oyunları oynatırdı.

Yağ satarım bal satarım, mendil kapmaca, saklanbaç, uzun eşek!

Elimizde cep telefonu olmazdı.

Cep telefonundaki acayip oyunları oynayıp, sosyal medyayı 11 yaşında takip etmezdik.

Okul çıkışı yine okul kapısında toplanırdık.

Sağdan birbirimizi sola sayardık.

Sayı tamam olunca evin yolunu tutardık.

O zamanlar korkular kuşkular , sapıklıklar, hırsızlıklar, vahşet yoktu.

Sokakta oynanır, okula servisiz gidilirdi.

Tüm çocuklar güle oynaya giderdi .

Koşar yarışlar yaparak okula giderdi

Teneffüste gevrek yerlerdi.

Paylaşırlardı olmayanlarla.

Bilmem ne kolalar yoktu....

Ağızlarını çeşmeye dayayıp kana kana su içerlerdi.

Büyükler, küçüklere avuçlarında içirirdi suyu...

Sevgiyle, saygıyla bağlıydı insanlar birbirine.

Okul sonrası anamız evde beklerdi bizi.

Çalışan annelerin çocuklarına, komşu teyze sahip çıkardı.

Hepimize kıyafetimizi değiştirtir, elimizi, yüzümüzü yıkatır sonra da salçalı ekmek sürüp verirdi.

Fırlardık sokağa...

Bu sefer yakan top, kaydırak başlardı.

Özlemişim o pırıl pırıl saf, temiz günleri.

Döktüm gittim içimi bir çırpıda.

Bu gün ilkokulu anlattım.

Daha sonra ortaokul ve liseyi de anlatacağım.

Belki bu aktarımlar birilerine bir şeyler anlatır.

Anlatır da düşünüyorum yüksek sesle.

Eeee şimdi bu kadar öğretmen devre dışı.

Ne olacak bu minnoşlar!

Yeni öğretmenler atanacak, sonra herkes birbirine alışacak.

Zor işler vesselam.

Aydınlık güzel günler dileyip burada bırakayım ben bu yazıyı!

Başarılı öğrenim yılı olsun; öğrencilere, öğretmenlere...

Velilere de allah güç kuvvet versin, ne diyelim!

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün