Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Öğretmenim canım benim!

30 Kasım 2015 Pazartesi 00:00 Güncelleme : 30 Kasım 2015 Pazartesi 00:00

Öğretmenim canım benim...

Hepimizin ilk öğretmeni unutulmazımızdır.

Dünyaya ilk merhabamız annemizle.

Yaşamda ilk nefesimiz, ilk doğrumuz, ilk yanlışımız anacığımızla!

Yani ilk öğretmenimiz anamız oluyor.

Ama sonra ya sonra ilkokula başlamayı hatırladığımızda neler geliyor gözlerimizin önüne.

Ahhh neler!

Koskocaman bir okul bahçesi, koşup duran çocuklar, neşe çığlıkları....

Hiç unutamıyorum, sınıfımın kokusunu...

Kitap, kalem ve kağıt kokusu...

İtiş kakış sesi ne güzel bir melodidir.

İlk öğretmenimiz her birimizin dünyasında farklı bir aynadır.

O ayna yaşam boyu ışık yansıtır hayatımıza.

İlk öğretmen ilk aşk gibidir, asla unutulmaz...

Öğretmenlik meslek değil yaşam biçimidir.

Yaşınız kaç olursa olsun, öğrencinizin yaşı kaç olursa olsun hiç ama hiç fark etmez.

Öğretmen öğrenci ilişkisi aynıdır, değişmez.

Öğrenci öğrencidir yani...

Ben yetişkin öğretmeniyim.

Öğrencilerimin yaş ortalaması yirmi beş ile atmış yaş arası.

O sıralara oturanın yaşı atmış da olsa sıraya oturdu mu ruh öğrenci oluyor.

Hiç ama hiç fark etmiyor.

Öğle sevimli bir portre oluşuyor ki hiç sormayın.

Hatta minik didişmeler bile oluyor çocukluğumuz da ki gibi.

Benim ilk öğretmenim anneannemdi.

Anneminde ilk öğretmeniydi anneannem.

Atatürk'ün kendisinin alfabeyi öğrettiği ilk on öğretmenden biriydi.

Muhteşemdi rahmetli anneannem.

Sınıfımız tam seksen üç kişiydi.

Çıt çıkmazdı o konuşurken, nefesimizi tutar dinlerdik.

Sonra oğlum Özgürün de ilk öğretmeni oldu.

Öğretmen aile fertlerinin çoğunlukta olduğu bir aileden geldim .

Babamda öğretim üyesiydi.

Halalarım kuzenlerim hepsi öğretmen.

İki oğlum da bir süre öğretmenlik yaptı.

Evimiz eğitim kurumu gibiydi.

Şimdi düşünüyorum da;

Öğrencilik mi kolay öğretmenlik mi günümüz de bilemedim.

Tayin bekleyen öğretmenler, atama bekleyenler, sözleşmeli öğretmenler, ücretli öğretmenler.....

Hiç iç açıcı değil öğretmenlerimizin sorunları.

Maddi sorunlar ayrı manevi sorunlar ayrı.

Sokakta öğretmeni görünce sokakta olduğu için kaçacak delik arayan nesilden, ne haber yaa öğretmen diyebilen bir nesle merdiven dayadık maalesef.

Peki nedeni ne acaba?

Sürekli değişen müfredatlar mı?

Sınav sisteminin tuhaflıkları mı?

Öğrenci yerleştirme sisteminin getirdikleri mi?

Yoksa eğitim sisteminde ki sil baştanlar mı?

Bilemedim sevgili okurlarım.

Tek bildiğim her gün her birimiz yeni bilgiler öğrenebiliriz birbirimizden.

Eğitim ve eğiten kutsaldır.

Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar saygılar sunarım.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün