Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

KİST HİDATİK HASTALIĞ

22 Aralık 2016 Perşembe 15:41 Güncelleme : 22 Aralık 2016 Perşembe 15:41

KİST HİDATİK HASTALIĞI hakkında

Prof.Dr.Nazmiye Altıntaşın aktarımları;

 

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi,Türkiye Hidatoloji Derneği Başkanı,Uluslararası Hidotolaji Derneği Başkan Yrd. Prof Dr Nazmiye Altındaş;Kist Hidatik hastalığı hakkında Türkiye genelinde okulları dolaşarak ekibiyle beraber velileri ve öğrencileri bilgilendiriyor. Ciddi bir hayvanseverim, ancak sağlık konusunda çok dikkat etmek gerekiyor.

 

Sevgili hocamız şöyle diyor;

 

Son yıllarda evde köpek besleyen insanların artmasıyla birlikte köpeklerin sağlık kontrolleri ve insanlara bulaşabilecek hastalıklarla ilgili olarak önlemlerin alınmasına yönelik tedaviler, köpek sahipleri tarafından veteriner hekimlere yaptırılmakla birlikte, gelişmiş ülkelerin hiçbirinde bulunmayan sokak köpekleri ülkemiz için hala sağlık açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir.

Köpek denildiğinde halkın aklına gelen en korkulan hastalık kuduzdur. Ancak bunun yanında insanlara bulaşabilecek olan parazit hastalıkları konusunda halkımız ne yazık ki yeterince bilgilendirilmiş değildir ve köpeklere nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmemektedir.

Parazitlerin bulaşması için köpekler tarafından ısırılmak gerekmemektedir, onları sadece okşamak bile parazitlerin bulaşmasına neden olmaktadır. Köpeklerden insanlara bulaşan hastalıklardan en tehlikeli olanlardan biri de Kist Hidatik hastalığı olup hastalığa neden olan Echinococcus granulosus adı verilen parazittir. Bu şerit erişkin halinde köpeklerin ve köpekgillerin ince bağırsağında, sulu kist denen larva halinde ise koyun, sığır gibi otçullar başta olmak üzere değişik memelilerin ve insanın çeşitli organlarında parazit olarak yaşamaktadır. E.granulosus son konağı olan köpek, çakal ve kurtların ince bağırsağının ilk kısımlarında yaşar ve bulaşımı sağlayan yumurtalar enfekte köpeğin dışkısı ile dışarı atılır. Bir çok hayvanda ve en başta koyun olmak üzere sığır, manda, keçi, deve, domuz, geyik, at ve benzerleri ile en önemlisi insan gibi uygun bir canlı tarafından yutulunca sindirim sisteminin duvarını delerek lenf ve kan damarları yoluyla karaciğere varır, buraya yerleşebilir; yada kalpten akciğer dolaşımına geçer. Burada da durmazsa başka organlara (dalak, böbrek, beyin gibi) yerleşerek içi sıvı dolu keseler yani kistler oluşturur. Hidatik kistler hemen her yaşta görülebilir. Tanı yöntemine göre yaş dağılımı farklılık gösterebilir, ancak 1 yaşın altı ve 75 yaşın üstündeki tüm yaşlarda ve heriki cinste de görülebilmektedir.

Cinsiyet dağılımı önemli bir özellik göstermese de çalışmaların büyük bir kısmında kadınlarda daha fazla görüldüğü belirtilmektedir. Ülkemizde kaçak olarak ya da Kurban Bayramlarında veteriner kontrolü olmadan kesilen hayvanların kistli karaciğer ve akciğer gibi organlarının köpeklere yedirilmesi sonucu enfekte olan köpekler, gerek insanlar gerekse evcil hayvanlar için sürekli bulaşım kaynağını oluştururlar. Böylece özellikle köpekler ile koyun ve sığır gibi evcil hayvanlar arasında oluşan döngünün insanlara geçişi başıboş dolaşan enfekte köpeklerle temas ile kolayca gerçekleşmektedir.

Toplumun sağlıklı olabilmesi için, onu oluşturan bireylerin sağlıklı olması gerekir.

Bunun en kolay ve ucuz yolu ise korunmadır.

Bu nedenle yapılması gereken öncelikle hastalıklardan korunmaktır.

Kist Hidatikle mücadelede en önemli nokta parazitin biyolojik çemberinin kırılmasıdır.

Bu da ancak E.granulosus’un başlıca son konağı olan ve insanlarla çok sık bir arada bulunan köpeklerin kontrol altına alınması ile mümkündür. Bu nedenle köpeklerin parazitle enfekte olmalarının önlenmesi önem taşımaktadır.

 

Bunun için;

 

Arakonak olan kasaplık hayvanların kesimi yalnızca mezbahalarda yapılmalıdır

Hayvan kesim yerleri kesinlikle veteriner kontrolunda olmalıdır

Mezbahalarda kesim sonrası kistli organlar yakma fırınlarında imha edilmeli, bunun mümkün olmadığı durumlarda kesim sonrası oluşan atık ve artıklar belediyelerce veya şahıslarca açılmış derin çukurlara gömülüp üzeri sönmemiş kireçle örtülerek kapatılmalı, köpeklerin atıklara ulaşması engellenmelidir.

Hayvan pazarları, kesim yerleri ve atık imha alanları ilgili kuruluşlarca düzenli olarak dezenfekte edilmelidir.

Köpeklerin beslenmesinde mümkün olduğunca çiğ et veya sakatattan kaçınılmalı, eğer verilecekse pişirildikten sonra yedirilmelidir.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün