Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Gediz Elektriği cereyan mı çarptı?

4 Mart 2015 Çarşamba 00:00 Güncelleme : 4 Mart 2015 Çarşamba 00:00

Sevgili okurlarım yazmaya başladığım ilk günden beri mail kutum sizlerden gelen kah sevinç, kah derde derman isteyen şikayetlerle doldu da taştı.

Çok sevinçliyim beni unutmamışsınız. Benim vefalı, canım okurlarım.

Üzüldüm, çünkü dertler dağ gibi olmuş, gidiyor.

En başında da sorunların Tedaş geliyor.

İnsanlar olur olmaz kesintilerden illallah demiş durumda.

Bazen düşünüyorum da kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz?

Millet Mars’a tatile gidecek neredeyse, bizim sokak lambaları aydınlatma hizmetini veremiyor; diyor bir okurum.

Bir başka okurum ise bıktık artık elektrik kesintisinden diye isyan ediyor.

Düzenli elektrik hizmeti almak artık hayal diyor bir diğeri.

Sevgili dostlar aslında bu konuda bende yangın yerine döndüm.

Ani kesilen elektrik ve düşük voltajdan bıktık usandık.

Geçen hafta buzdolabım ve çamaşır makinamın motoru yandı.

Tamir eden servis tamiratı yaptı, getirdi makinayı.

Ve en acısı buzdolabını çalıştıramadı, evde kontrol edemedi yani.

Nedeni ise düşük voltaj.

İnanın evin voltajını ölçtüler 168 geldi.

Akıllara ziyan.

İki çamaşır makinem ve iki buzdolabım bitti, kül yani.

Yazıklar olsun derim başkaca da sözüm yok!

Küçük ev aletlerini saymıyorum bile.

Bölgeyi merak ettiniz değil mi?

Foça Yeniköy!

Ilıpınar, Kozbeyli, Yeniköy perişan durumda.

Muhtara gelen şikayetler ise köyden İzmir’e yol olur.

Tüm köy mağdur.

Tam 10 yıl boyunca defalarca köy yolu aydınlatma sorununu ilettik.

Bölge müdürlüğü de olmak üzere hiyerarşi çerçevesinde tüm Tedaş birimlerine konu aktarıldı.

Yanıt; kocaman bir hiç.

Ancak hala 1 km yolu karanlıkta yürüyor çoluk çocuk.

Karanlıkta herhangi bir çocuğun, kız evladın, yaşlının başına bir felaket gelse.

Ne olacak sorarım?

Köy içi aydınlatmaları ise yarım yamalak yanıyor.

Muhtarla konuştuk, çiftliklere verilen güç yeterli gelmediğinden köy sıkıntıdaymış.

İnsanlardan kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT kesintisi almak kolay.

Kullanmadığın, başkasının kullanıp ödemediği elektriği paşa paşa öde!

Ama sen gerçek anlamda hizmet görme!

Bunun açıklanmasını talep ediyorum okurlarım adına.

Yani vaziyet vahim.

Türkiye’nin en gelişmiş, en uygar yeri Ege burası.

Daha da önemlisi İzmir...

Hal burada böyleyse, vay haline başka yerlerin.

Ben kısaca aktardım sorunları, umarım el atılır sorunlara.

Sevgili okurlarım sizlere bol ışıklı günler diliyorum.

 

Sevindim:

 

Hastalarıma sızma zeytinyağı önereceğim”

Zeytindostu Derneği’nin düzenlediği zeytinyağı partisine katılan ünlü Dr. Mesut Caner Yusufoğlu ise özellikle zeytinyağı tadımının çok ilgisini çektiğini belirterek ilginç bir değerlendirmede bulunmuş. Dr. Yusufoğlu, natürel sızma zeytinyağının antioksidan özelliğinin acılık ve yakıcılık gibi hisler uyandırmasını şaşırtıcı bulduğunu ifade ederek, yağın sağlığa olan etkilerine vurgu yaptı. Zeytinyağını tıraş sonrası yüzüne sürdüğünü ifade eden ünlü doktor, “Bundan sonra hastalarıma, natürel sızma zeytinyağı yemelerini tavsiye edeceğim” demiş.

Böyle güzel habere sevinilmez mi?

Çok ama çok sevindim.

 

Üzüldüm:

Pazarda enflasyonda en yüksek nokta meğer mandalindeymiş. Vallahi şaşkınlık içindeyim.

Soğan, patates, ceviz, peynir, et... Nereye gitti saklandı da görmediler mi?

Hayret ve ibretle okudum, izledim. Yazık bu verilere çok yazık.

Üzüldüm, çok üzüldüm.

 

Hadi gülelim:

Dursun iş için müracaatta bulunmuş.

İşe alınması için bazı evraklarla birlikte 8 adet de vesikalık fotoğraf istemişler.

Ancak Dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmiyormuş.

Hemen akıl hocası Temel’in yanına koşmuş.

Durumu anlatmış.

Temel: Bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı çekilen fotoğraftır.

Sen şuraya çukur kaz içine gir.

Bende fotoğraf makinesi getireyim.

Fotoğrafını çeker veririz demiş.

Dursun başlamış çukur kazmaya, temel fotoğraf makinesi getirmeye gitmiş.

Temel bir de gelmiş ne görsün.

Dursun 8 tane çukur kazmış.

Temel: Ula Dursun niye 8 çukur kazdın demiş.

Dursun: 8 vesikalık lazım ya…

Temel: Ula salak ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim.

 

Söz altındır:

Arkandan oynanan oyunları bilmediğini sansınlar, sen çocukların beyin gelişimi için oyuna ihtiyaç duyduklarını bil, sorun olmaz. Bob Dylan

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün