Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Foça Bağarası Yuva'da geçen sıcacık bir gün!

14 Haziran 2018 Perşembe 10:08 Güncelleme : 14 Haziran 2018 Perşembe 10:08

Foça Bağarası Yuva'da geçen sıcacık bir gün!

Geçen pazar günü kendime ödül verdim.
Foça Bağarası'nda Yuva'da yapılan meditasyona katıldım.
Oh diye çığlıklar attım. İyi ki kendimi ödüllendirmişim.
Kısaca sizlere Yuva'yı tanıtmak istiyorum.
Ve diyorum ki Yuva'yı mutlaka ziyaret edin, çok şey kazanacaksınız.
Çok geniş bir arazide kurulmuş Yuva ;100 dönüm açık alan 2 dönüm kapalı alanda. 3 büyük toplantı alanı var.Ayrıca açık alanda da çalışmalar yapılabilir.Tarım alanlarında meyve ve sebzeler doğal olarak yetiştiriliyor. Hiç kimyasal kullanmıyorlar.
Bu güzel dünyayı dört kadın yaratmış.
Dört Amazon Kadın:
Ayşegül Ünver;Ayşe Sedladcek , Ful Büge, Ebru Güvenç!
Tüm amaçları; yaşanabilir doğal bir alanda komün şeklinde hayatın devam edebileceğini ve insanların olumlu enerjilerle , meditasyonla farkındalıklarını fark edebileceklerini anlatmak.
Sakin doğal yaşamda yoga , meditasyon, farkındalık, iletişim çalışmaları yapılıyor.
Ayrıca bireysel ve grup çalışmalarına da hizmet veriliyor.
Bağarası Foça Yuva…

Yuva Kim?
Ayşegül diyor ki;
Biz Foça Bağarası'nda birlikte yaşam sürdüren bir topluluğuz.
Bir çiftlikte yaşıyoruz.
Yaşamımız tam bir komün hayatı.
Kendi doğal yiyeceğimizi yetiştiriyoruz.
Kişinin kendini tanıması için workshoplar düzenliyoruz ayrıca , meditasyon, psikoterapi, detoks gibi bir çok etkinlik sunuyoruz.
Seminerlere, grup aktivitelerine, meditasyon, yoga, detoks, su jimnastiği gibi şifalandırıcı çalışmalara yer veriyoruz.

Son derece yalın , karmaşadan uzak sakin bir yerde kendini dinlemek isteyenlere de ev sahipliği yapıyoruz.
Doğal ortamda dinlenmek isteyenler için Doğa Pansiyonumuz hizmete hazır.
Çalışmalarımızın tamamı , genel olarak yaşayan tüm varlıklara, insana, hayvana, doğaya sevgi, dikkat ve farkındalıkla yaklaşma temeline dayalı!
Bu yolun; kişinin kendisini tanımaya yardımcı olacağına inanıyoruz ve ilişkilerimizi , dünyamızı iyileştireceğine eminiz.
Hizmetlerimiz grup çalışmalarına da açık.
40 kişilik kalma kapasitemiz ile grup çalışmalarınızı istediğiniz süre boyunca bizim ev sahipliğimizde yapabilirsiniz.
Sadece dinlenmek ve Yuva'daki insanlarla günlük hayatı paylaşmak için de gelebilirsiniz.

BEKLERİZ!

Sevgili okurlarım sizlere kısaca bu güzel Yuv'nın fertlerini onların ağzından tanıtmak istiyorum.

Ayşe
Ben Ayşe, 1951 de, İstanbul'da doğdum,
Almanya'da büyüdüm, bir hayat krizi, beni İsviçre' de farkındalık seminerleri yapan bir psikoterapistin seminerlerine katilmama sebep oldu.
Farkındalık seminerlerini Türkiye'de yönetmeye başlamam burada tanıştığım arkadaşların isteği ile gerçekleşti.
Psikolojik Egitim ve Master seminerlerinde öğrenimimi tamamladım.
Psikoterapi eğitimi aldım. Ögrendiklerimi ve anladıklarımı Yuva'ya taşımaya başladım.
Günlük yaşamdan kaynaklanan, tüm yaşam yönlerini içeren, doğa ile barışık bir toplum oluşturma deneyimi gerçekleştirmek hayalimdi.

Ayşegül
Ben Ayşegül, 53 yaşındayım. Kendimi sorgulama, insanı anlama ihtiyacım çocukluğumda beni doktor olmaya yönlendirdi. 
Ama sorgulayan ve daha başka bir yaşam biçimi aramaya çalışan halim hep sürdü, pek çok kitap okuyup anlamaya çalıştım.
Meditasyonun insanın kendisini anlamasında ve buradan yola çıkarak diğer insanları, dünyayı anlamasında iyi bir öğretmen olduğunu fark ettim.
Özellikle de özgür olabilmek için insanın kendi içinden geçmesi gerektiğini. Eğitimler ve toplantılar kalabalıklaştıkça doğa içinde bir yerin çalışmalarımıza uygun olacağını düşündük. Ve Yuva’ya geldik.
Meditasyon eğitim ve master gruplarını tamamladım. Meditasyon dışında beden farkındalığı, nefes ve detoks konularında çalışmalar yaptırıyorum,

Ebru
Herşey gayet de güzel giderken, görünürde hiçbir eksik yada problem yokken de insan bazen kalbinin ta derinliklerinden bir yerlerde bir sorun, bir eksik olduğunu, olması gereken hayatın bu olmadığını hissedebilir.
Ben Ebru, 46 yaşındayım. Bundan yaklaşık beş yıl önce bu soruların cevabını bulma isteğiyle hayatımı tamamen değiştirecek adımı attım.
Çok sevdiğim ama artık beni çok fazla yorduğu için yaşamak istemediğim İstanbul'u ve artık çalışmak istemediğim işimi bıraktım.
Foça/Bağarası yakınlarında içinde bir kaç taş yapı da barındıran Yuva'dayım şimdi.
Biz dört kadın, adına Yuva dediğimiz bu güzel yerde yaşıyor, verebileceğimizi veriyor ve insanların birbirini hakikaten sevdiği, sevginin doğup yayıldığı bir toplum yaratabilir miyiz buna bakıyoruz beraberce...
Tabiatla ve onun getirdikleriyle beraber yaşamak zorluklara rağmen yine de cennette olmak bana göre.

Ful
Kendini tanıma, spiritüellik gibi konularla alakam bile yoktu buraya gelinceye kadar. Ama insan hayatın çağrısına bir kez kulak vermeye görsün... Sen gelecek planları yaparken kaderin sana gülmesi gibi hepimiz bir şekilde kaderimize doğru gidiyoruz.
Ben Ful, 1963 doğumluyum, aslına bakarsanız hayatımın çoğu sezgisel davranarak geçti, fabrika çıkış ayarlarım böyle, herkes de aynı sanırdım bu dünyada. Kendimin ve çevremin farkına varmaya başladığımda, aslında dünyada ne kadar farklı renkler olduğunu, bu renklerle istersek ne kadar büyük bir harmoni yaratabileceğimizi keşfettim ama bunun için çoktandır kaybetmiş olduğumuz güven, sadakat ve arkadaşlık ortamına ihtiyacımız vardı.

Kişisel olarak Yuva'nın toprak işlerinden sorumluyum ve yapılan organizasyonların çeşitli kademelerinde görev alıyorum ayrıca meditasyonun yanısıra masaj ve teknikleri ile ilgili eğitimler aldım. Bu çerçevede çalışıyorum.

Sevgili okurlar Yuva'da geçireceğiniz zaman yaşamınıza ödül olacaktır.
Sevgiyle kalın ve Yuva'sız kalmayın lütfen!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün