Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Çevre duyarlılığı insanlık ölçüsüdür!

28 Mayıs 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 28 Mayıs 2015 Perşembe 00:00

 
Canlı ve cansız varlıkların yaşamlarını sürdürebilmeleri için bulundukları ortam, çevre; yani can, yani hayat!.
Doğal olarak oluşan çevremizdeki güzellikler; dağlar, ovalar, akarsular, göller, ormanlar ve platolar doğal çevrenin panoraması!
 

Canlılar yaşayabilmek için; havaya, suya ve beslenmeye gerek duyar.

Doğal çevrenin hızla kirlenmesi sonucu su, hava kirleniyor; kirlenen su ve havayla gelişip olgunlaşan besinleri yiyen tüm canlıların yaşamları tehlikede!

Çevre kirliliğini insanların doğaya verdikleri zarardır.

Hem kendimizin temiz bir çevrede yaşaması için hem de gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak için kirliliği önleyip hayvan ve bitkileri korumak mecburiyetindeyiz.

Bilinçsizce çevreye attığımız plastik ürünler doğada 400 yıl kadar çürümeden kalabilmektedir.

Sanayi atıkları, spreyler, yakıtların dumanları, ilaç ve petrol atıkları, suni gübreler, plastik maddelerden yapılmış ürünler ve çöpler, naylonlar çevre kirliliğine neden olmakta.

Doğal çevrenin hızla kirlenmesi dünyayı harekete geçirdi.

5 Haziran 1972’de Stockholm’de ilk Çevre Konferansı toplanarak doğal çevrenin kirlenmesini önleyici kararlar aldı.

Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda 5 Haziran gününün Çevre Gü­nü olarak kutlama kararı alındı.

Çevre sorunlarını çözüm amacıyla 1978 yılında Türkiye Çev­re Sorunları Vakfı kuruldu.

Ardından kurulan Çevre Müsteşarlığıkuruldu.

Yurdumuzda daha sağlıklı bir çevrede yaşamak için toplum­da çevre bilincinin oluşması çalışmaları hızlandı.

Hava, su ve toprak bir bütündür.

Birinin kirlenmesi, diğerlerinin de kirlenmesine neden olmakta. 

Hepimiz birer gönüllü çevreci olarak çalışmalıyız.

Gazetelerde, televizyonlarda ve rad­yolarda toplumda, sosyal medyada çevre bilincini oluşturmalıyız.

 

Çevreyi korumak adına; en azından bireysel olarak yapılabilecek bir takım önlemler bulunmakta:
Biraz fedakarlık göstererek geleceğimizin korunmasına çalışmalıyız.

Çöpler, çöp poşetinin ağzını sıkıca bağlandıktan sonra çöp kutusuna atılmalıdır.

Ormanlar korunmalıdır.

Ağaçlara zarar verilmemelidir.

Çimlerin üzerinde ateş yakılmamalıdır.

Hayvanlara zarar vermekten kaçınılmalıdır.

Denizler kirletilmemelidir.

Evcil hayvanların atıkları temizlenmelidir.

Çevremiz sahiplenmeli, değeri ve önemi çocuklara öğretilmeli, büyüklere anlatılmalıdır.

Enerji tasarrufu yapılmalıdır.

Biten piller pil kutusuna atılmalıdır.

Piknikten sonra ateş söndürülmeli ve asla yerde çöp bırakılmamalıdır.

Kâğıt, teneke, cam, pil, naylon, plastik malzeme  gibi geri dönüşümü olan maddeler geri dönüşüm kutularına atılmalıdır.

Evde daha küçük yaşlarda çocuklarımız çevre koruma bilinci vermeliyiz.

Tüm okullarda çevre koruma okul bitene kadar ana ders olmalı.

Sevgili okurlarım güzel bir çevrede sade yaşamın nimetlerini yaşamanızı dilerim.

Sevgiyle kalın!


Hadi Gülelim:
Küçük kardeşi Temel'e sormuş:
-Abi bütün nehirler dereler, irmaklar denize dökiliyi ama denizler taşmiyi.
_Ha bu nasi oliyi da?
Temel uzunca bir süre düşündükten sonra cevabı balıklara bağlamayı başarır:
-Suyun fazlasini denizun dibindeki baluklar içiyi da ondan uşağum.

 

Söz Altındır:

Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur.

(Dostoyevski)

 

Sevindim:
Her yıl Akdeniz’e kıyıları olan ülkeler tarafından, sosyal sorumluluk bilinci ile çevreye olan duyarlılığı arttırmak ve farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen “Clean Up The Med” etkinliği, bu yıl İzmir’de ilk defa 5 ilçede aynı saatlerde yapıldı.

İzmir halkı ve üniversite öğrencileri, Karşıyaka, Bayraklı, İnciraltı, Seferihisar ve Urla sahillerini hep beraber temizledi
Etkinlik, Deniz Temiz Derneği/TURMEPA İzmir Şubesi, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi, Bayraklı Belediyesi, Balçova Belediyesi. Urla Belediyesi, Seferihisar Belediyesi ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı koordinesinde, gerçekleştirildi.

Etkinliğe belediyeler temizlik gereçleri, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı ise denizden bot ve dalış timleri ile destek verdi.

Bu habere çok ama çok sevindim.

 

Üzüldüm:

Son günlerde sosyal paylaşım sitelerinde engelli yollarına park yapan magandaların arabalarının fotoğrafları sık sık gelmeye başladı.

Dostlar ben bu anlayışı algılamıyorum.

Engelliye tahsis olan alan nasıl işgal edilir?

Nedir amaç?

Bu kadar anlayışsızlığa inanamıyorum.

Çok ama çok üzüldüm!

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün