Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Cemile Bulut... Kadın- barış- isyan (2)

5 Temmuz 2019 Cuma 07:43 Güncelleme : 5 Temmuz 2019 Cuma 07:43

Cemile Bulut 1980 İstanbul doğumlu. Akademi İstanbul Grafik Bölümü mezunu. Resme 1992 yılında başladı. Desenini geliştirmek için değişik atölyelere devam etti. İlk yetişme dönemindeki işlerini 1994 yılında İstanbul'da Pentimento Art Shop'ta sergiledi. 2004 yılında Akatlar Kültür Merkezi'nde düzenlenen bir karma sergiye katıldı. 2007 yılında İstanbul'da Petrol-İş Sendikası'nın galerisinde ilk bağımsız sergisini açtı. İkinci bağımsız sergisini 2013'te yine Petrol-İş galerisinde açtı. ekim 2013'te İstanbul'da, nisan 2014'te Dünya Sanat Günü kapsamında Sinop'ta düzenlenen karma sergilere katıldı. Üçüncü bağımsız sergisini 2014'te İstanbul'da Start Sanat Akademisi Galerisi'nde açtı. 2014'te Ortak Sanat İnisiyatifi'nin Kosova'da düzenlediği karma sergiye katıldı. Daha sonra 2016'da İstanbul'da Büyükada Çelik Gülersoy Kültür Merkezi'nde, 2017'de İstanbul'da Caddebostan Kültür Merkezi'nde ve 2018'de İzmir Foça'daki Reha Midilli Kültür Merkezi'nde bağımsız sergiler açtı. Çalışmalarını İzmir Foça'daki atölyesinde sürdürüyor.
İnsani olan her değerle çelişen günümüz toplumunun dayattığı yerleşik değerler ve kurallar sanatçıda travma etkisi yaratıyor, kadın sanatçının böyle bir toplumun çerçevelediği yaşamla ilişkisinde travma ikiye katlanıyor.
Cemile bu travmayı sorgulama sürecinde yarattığı görsel dille insaniliğini yitirmiş toplumsal değerleri protesto ediyor. Sanatçının dış gerçeklikten çekip aldığı tanıdık objeler ve figürler kadraja girerken başkalaşıma uğruyor ve fantastik bir resim dünyasının kurucu öğesine dönüşüyor. 
Estetik bir kimlik kazanıyor. Cemile'nin geliştirdiği ikonografik dil, Kandinski'nin deyişiyle içsel zorunluluğun ifadesi. Bu onun resim dilinin önemli bir özelliği. Bazı objeler ve figürler gizli anlamlarıyla onun ilgisini çekiyor ve sanatçı kişisel ikonografisini onlarla kuruyor. 
Kompozisyonlar, dış dünyadan çekilip çıkarılmış, birbiriyle ilgisiz görünen objeleri ve figürleri bir araya getiriyor. Bu sayede o objelerin ve figürlerin doğasında değişim yaratıyor. Bir başkalaşım gerçekleşiyor. Bütün bunlar sanatçının işlerine fantastik/gerçeküstü bir tad katıyor.
Cemile bu öğeleri maddi dünyadaki bağlamından koparıp kompozisyonlarının bağlamına yerleştirmemiş.
Resim sanatının temel önermesi haline gelmiş Delacroix'nın şu saptaması Cemile'nin işleri için de geçerli; “Tabiat sadece bir sözlüktür.” Sanatçı bu sözlükten kendisi için gerekeni seçerek dilini kuruyor.
Sanatçıyı saran tanıdık dünya yaratma sürecinde insanı şaşırtan büyülü bir dünyaya dönüşüyor. Her kompozisyon objelerde ve figürlerde kimlik değişimi yaratıyor. Onun gözünde her obje yaşıyor ve her objenin gizli bir yaşamı var. Sanatçının işlerini bu ölçüde benzersiz kılan ise kompozisyon.
Kurduğu görsel dille, insaniliğini yitirmiş toplumsal değerlere ve normlara gönderme yapıyor, onları sorguluyor. Bu görsel dil, masumiyetini ve kırılganlığını korumak için bir içe dönüş yaşayan sanatçının dipten dibe geliştirdiği içsel sorgulama sürecini, insaniliğini yitirmiş toplumsal değerlere ve normlara yönelik sorgulayıcı tutumunu yansıtıyor.
Resimlerdeki imgeler sisi andıran bir sessizlikle sarılmış. Deformasyona uğratılmış, gizemli figürler ve objeler bu sessizliğin içinde deviniyor.
Bu dilin sessizliğinin içerdiği insani sese kulak verelim. Acılarımızı, umudumuzu, içe kapanışlarımızı ve hayata açılışlarımızı, sarsılıp yeniden ayağa kalkışlarımızı, korkularımızı ve cesaretimizi, direnişimizi anlatıyor  resimlerinde CEMİLE!
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün