Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Biz size emanetiz!

25 Şubat 2015 Çarşamba 00:00 Güncelleme : 25 Şubat 2015 Çarşamba 00:00

Özgecan olayı insan yüreğinin dayanamayacağı bir durum.

Ama buna benzer birçok vaka yaşandı ülkemizde.

Tüm dileğimiz son olması.

Son olması alınacak önlemler ve toplumsal sistemde yapılacak çalışmalara bağlı.

Şiddet olayını her şeyden önce sosyo kültür yapıda çözümlemek gerekiyor.

Konuyu spesifik olarak ele aldığımızda ise mesleki anlamda yapılacaklar görünüyor.

Ayrıca güvenlik tedbirleri ve hukuksal değişikliklere gereksinim var.

Mesleki etik olarak konuya baktığımızda boşluklar şamar gibi vuruyor yüzümüze.

Şoförler Odası’na kayıtlı değil vahşeti yapan.

Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın, 2005'teki yasal değişiklikle denetim sorunu başladığının altını çiziyor.

Ve diyor ki:

“Esnaf tanımında şöyle bir kaide oldu: Vergi mükellefi olmayan esnaf ve sanatkâr olmaz. Böyle kayıtlar varsa da odalardan silinecek” dendi.

Bu yasa yürürlüğe girince ne eski şoförleri ne de yeni şoförleri odaya kaydedebildik.

- Üye olmayan birini kontrol edebilir misiniz?

- Edemezsiniz.

Örneğin; bir okulda müdürseniz öğretmen ve öğrencileri kontrol altında tutarsınız ama başka okula müdahale edemezsiniz. Odamıza kayıtlı olmayanı kontrol etmemiz de mümkün değil."

Apaydın, bu sorunu Sanayi ve Ticaret Bakanları ve Gümrük Bakanlarıyla görüştüklerini, ticari arabalarda ki tüm şoförlerin odalara kayıt olmaları gerektiğini ifade ediyor.

'Şoförlük mesleği kamu hizmetidir ve vergi mükellefiyeti aranmamalıdır' diyor ayrıca,

çok çaba harcadıklarını belirtiyor bu yolda, ancak bir sonuç elde edemediklerini tüm konuşmaların da aktarıyor başkan.

Bu veriler ‘facia geliyor’ demiş zaten sevgili okurlarım.

Mersin Şoförler Odası Başkanı Veysel Sarı;

Odalarında mal sahiplerinin adına kayıtlı 1583 taksi, 1172 M plakalı minibüs ve 400 civarında minibüsün olduğunu belirtiyor.

“Taksilerin dörtte üçünün kiralanan şoförlerle çalıştığını, araba kullananların ne isimlerini, ne telefonlarını bilmediklerini, hiç bir kayıtlarının olmadığını söylüyor.

Yasa kapsamında SRC belgesi alındığını ancak, sabıka kaydı, kan tahlili şartı olmadığını ve kişinin psikopat mı, hapçı mı yoksa yüz kızartıcı suç işlemiş mi bunlarla ilgili bilgi alınmadığını aktarıyor.

Başkan; Biz denetleyemiyoruz, ama başka kimse de denetleyemiyor” dedi.

Sıkı bir denetim ve radikal kararlar olmazsa olmaz.

Ve şunu unutmamalı her meslekte hem iyi, hem kötü var.

Tüm camia; sistem yanlışlarının getirdiği, denetimin olmadığı ve zulmün yarattığı vahşetle düşünülmemeli.

Ana nedenlerinin üzerine yürümeli. Onlara çözüm gelmeli.

 

Gelelim İzmirimize...

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İzmir Şoförler Odası ile 2004 yılında eğitimlere başladı.

'2014’ten beri de günümüze kadar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İzmir Şoförler Odası İzmir’deki tüm taksi, dolmuş, servis şoförlerine eğitimler düzenliyor.

Halen devam eden eğitimler de önce uyuşturucu testi yapılıyor.

Trafik konusunda önemli bilgi tazelemesini İzmir Trafik Müdürlüğünden bir amir, belgelerle ilgili teknik bilgileri ise Büyükşehir Belediyemiz Ulaşım Birimi;

İletişim Halkla İlişkiler, Öfke Stres Kontrolü ve şehir hakkında öz bilgileri ise ben veriyorum.

Organizasyonu Esnaf ve Sanatkarlar Odamız hayata geçiriyor.

Eğitim görseller ve örnek olaylar, uygulamalarla gerçekleşiyor.

Sözlerimi eğitimde şöyle sonlandırıyorum.

'Dünyanın en kutsal mesleklerinin başında şoförlük gelir.

Çünkü insanlar size canlarını ve candan kıymetli olan evlatlarını emanet ediyor.

Taksi 2 metrekare, dolmuş ise 4 metrekare malum bu alanda hiç tanımadığınız bir şehirde, hiç tanımadığınız bir erkekle, bazen 1 saat zamanı paylaşıyorsunuz.

Sırasında vardiyadan gece 24.00’de çıkan ve dolmuşta en son kalan bayanı evine bırakıyorsunuz.

Yani insanlar size namuslarını emanet ediyor.

Bu meslek böylesine kutsal!'

Bu noktada yasal düzenlemelerin yeniden yapılandırılması için ilgili Bakanlıkları göreve davet ediyorum.

Yüreklere ateş düşmemeli.

Tüm şoförler belgeli ve kayıt, denetim altında olmalı.

Ancak sorunlar radikal tedbirlerle çözülür.

Sizlere insanlar eşlerini, kız evlatlarını, kız kardeşlerini yani namuslarını emanet ediyorlar.

Bu kutsal emanetleri sonuna kadar özenle korumak meslek etiğidir her şeyden önce.

İzmir duyarlılığının dalga dalga tüm ülkeye yayılmasını dilerim.

Sevgiyle kalın canım okurlarım.

 

Sevindim:

İKÇÜ Tıp eğitimi müfredatına işaret dili eğitimi eklendi...

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri ve araştırma görevlileri işitme engeli bulunan kişilere daha kaliteli tıbbi hizmet verebilmek adına kolları sıvadı. Tıp Fakültesi dönem üç öğrencileri ve Aile Hekimliği Anabilim Dalı araştırma görevlilerinden oluşan gönüllü ordusu, İşaret Dili Eğitimcisi Eğitmen Kutan Özer tarafından verilen eğitimlere başladı.

 

İşaret Dili Eğitimi”

ile engelleri kaldıralım

Bu konuda duyarlı bir çalışmaya imza atan öğrencilerini tebrik eden Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas da temel işaret dili eğitiminin Tıp Fakültesi dönem üç öğrencilerinin rutin eğitim programına eklendiğini ve genişletilmiş “İşaret Dili Eğitiminin” de seçmeli ders olarak programa alındığını belirtti.

Doğrusu alkışlanacak bu konuya çok ama çok sevindim.

 

Üzüldüm:

Gediz Elektrik yeter, yeter, yeter... Bıktık gözümüzü karanlıkta kapayıp karanlıkta açmaktan. Bu konuyu ayrıca ele alacağım. Okuyucularımdan yüzlerce mail var. Gediz elektik şikayetleri yol oldu artık. Üzüldüm, çok üzülüyorum.

 

Hadi Gülelim:

Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu:

"Ula, sağ motor bozuldu. Düseyrum, düseyrum. Meydey düseyrum.

_ Kule düseyrum."

Kule hemen cevapladi:

"Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."

Temel gayet ciddi:

“Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."

 

Söz altındır:

Hukukun gücünün azaldığı yerde, güçlülerin hukuku geçerli olmaya başlar.

Maurice Dueverger

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün