Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Birgün herkes yaşlanacak

1 Ekim 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 1 Ekim 2015 Perşembe 00:00

Hiç kimse bir daha genç olmayacak ama bir gün her genç yaşlanacak!

Bunu unutmadan yaşamdaki günlere “Merhaba” demek gerekli.

Yaşlı insanlara gösterilecek saygı ve sevgi de insanlığa verilen özel önemdir.

 

AKTİF YAŞLANMA

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 1990'lı yıllarda Dünyanın gündemine sokulmuş olan bir kavram yaşlılık!

Aktif yaşlanma süreci; yaşlıların günlük yaşamlarında sosyal, ekonomik, kültürel aktivitelere katılımlarını esas almaktadır.

Yaşlılık döneminin istenilen yönde olmasını; toplumdaki ekonomik, sosyal, çevresel, bireysel, davranışsal, sosyal koşullar belirler. Yaşlının herhangi bir engellilik durumu olması halinde; toplumda yürütülen faaliyetlere katılması, deneyimlerini daha genç kuşaklara aktarması önemlidir.

Bu süreç onların ailelerine, akranlarına, daha başka bir ifadeyle yaşadıkları toplumlara katkılarını artırır durumda olmalıdır. Yaşlı kendini yalnız ve değersiz hissetmemelidir.

 

"Aktif Yaşlanma" programı içinde; özellikle yaşamın ileri dönemlerinde de beklenmeyen ve erken ölümlerin önlenmesi hedeflenmiştir

Ayrıca, kronik hastalıkları olan bireylerin hastalıklarına bağlı engellilik durumu yaşamamaları nı sağlamak için çalışılır.

Kesinlikle en önemli çalışma yaşlı bireylerin ileri yaşlarında da yaşamdan zevk alabilmeleri, toplumun sosyal, politik, ekonomik aktivitelerine katılabilmeleri sağlanmalıdır.

Sağlık harcamalarının daha az maliyetli olması ve bu giderlerin devletin sorumluluğuna girmesi doğru olandır.

En önemlisi de yaşlı birey, fiziksel açıdan olduğu kadar sosyal ve ruhsal açıdan da kendini iyi hissetmelidir.

 

Yaşlı Birey için 'Temel Gerekler' şöyle sıralanabilir.

1. Yeterli ve dengeli beslenme

Gün boyunca en az üç öğün yemek yenmeli, öğün atlanmamalıdır.

Üç ana, üç de ara öğün yenilmesi şarttır.

Her öğünde dört ana besin grubu olan süt ve süt ürünleri, et- yumurta ve kuru baklagiller, sebze ve meyve, ekmek ve tahıl grubu besinler bir denge içinde tüketilmelidir.

Gıdaları doğru saklamak önemlidir. Aksi takdirde gıda zehirlenmeleri meydana gelebilir.

Taze sebze ve meyve tüketimi çok önemlidir. Dışarıdan alınacak vitamin ve mineral takviyeleri (vitamin hapları, vb) vücut için zararlı olabileceğinden mutlaka bir doktora danışılarak kullanılması önerilmektedir.

Doymuş yağ içeren maddelerden uzak durmak gerekir. Margarinler, kuyruk yağı ve tereyağı doymuş yağları fazla miktarlarda içermektedir. Yaşlı bireylerde günlük alınan enerjinin en fazla %30'u yağlardan sağlanmalıdır.

Su tüketiminin yeterli olmasına özen göstermek gerekir. Bol su ve sıvı tüketimi sağlık için çok önemlidir. Yaşlı bireyin günde iki litre sıvı tüketmesi önerilmektedir. Bu gereksinim için günde 8-10 bardak sıvı tüketilmesi önerilir.

Posalı yiyeceklerin tüketilmesi de sağlık açısından önerilmektedir.

2. Fiziksel egzersiz

Yaşlılık döneminde bedensel etkinlik önemlidir. Bu etkinlikler temel olarak dayanıklılık ve kuvvet egzersizleri şeklinde olması önerilmektedir.

Her iki başlıkta da programlar başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçilmeli, hareketlerin türü, miktarı, süresi ve sıklığı doktorun yönlendirmesine göre yapılmalıdır.

3. Sigaradan uzak bir yaşam

Her yaş grubunda olduğu gibi sigara yaşlılık döneminde de çok zararlı bir alışanlıktır. Hiç başlamamak en önemli yaklaşımdır, ancak yaşlı bireylerin "bu yaşta bırakılsa da işe yaramaz" şeklindeki yaklaşımları son derece yanlıştır. Sigaranın bırakılmasının her yaş için yarar sağladığına ilişkin pek çok çalışma vardır.

4. Boş zamanları üretken bir biçimde değerlendirebilmek

Aktif yaşlanmanın bir gerekliliği kişinin üretime katkıda bulunmasıdır.

5. Yeterli ve düzenli uyuyabilmek

Sağlık için her gün düzenli bir şekilde uyku gerekir.

6. Kazalardan korunabilmek

Yaşlılık döneminde kazalar sık görülen sorunlar arasındadır. Bu kapsamda özellikle ev içi ortam koşullarının aşağıdaki öneriler dikkate alınarak uygun hale getirilmesi önemlidir.

Ev içinde kaygan zeminlerin olmaması (ıslak zeminlerin her zaman kuru tutulması)

Tırabzanların sağlam olması. Gerekli yerlerde tutamaklar olması (koridorlarda, banyo ve tuvaletlerde destek alınacak tutamakların olması) Kablo gibi materyallerin açıkta olmaması (bu tür materyaller yaşlıların takılmasına neden olabilir. Ev içi ortamın aydınlığının yeterli olması (görme sorunu yaşama olasılığı olan yaşlı bireylerin yaşadıkları ev içi ortamların aktivitelerini kısıtlamayacak kadar aydınlık bir ortam olması önemlidir) Varsa merdiven basamaklarının yüksekliklerinin eşit olması…Evde, kullanım alanlarında fazla eşya olmaması

Ev içinde bulunan eşyaların kişilerin takılıp düşmelerini engelleyecek şekilde yerleştirilmesi

Sivri köşeli eşyaların olmamasına özen gösterilmesi (kişilerin çarpma olasılığı sonucu yaralanmaların engellenmesi için önemli olabilir)

Evde giyilen terlik ve ayakkabıların zeminlerinin kaygan olmaması

Ayağı kavrayan ayakkabıların kullanılması

Etek ve pantolon boylarının kişilerin ayaklarının takılmayacağı şekilde ayarlanması

 

Bütün bu yaklaşımlar kişilerin daha sağlıklı ve üretken oldukları bir yaşlılık dönemi için kolaylaştırıcı ve geliştirici önerilerdir.

 

Sevgili okurlarım genç kalan bir dünya dilerim, sevgiyle kalın.

 

 

 

Üzüldüm:

 

Arife günü başlayıp bayramın birinci günü de devam eden elektrik kesintisi ve voltaj düşüklüğü Foça Yeniköy’ü perişan etti.

Bayram dolayısıyla hazırlanan yemekler rezil rüsva oldu der vatandaş.

Elektrikli cihazların bozulması da bu durumun cabası!

Gediz Elektrik yine sınıfta kaldı!

Tüm köy imza topladı ve Enerji bakanlığına Yeniköy Elektrik sisteminin zafiyetini aktardı.

Yazık çok yazık!

 

Sevindim:

 

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Türk Tarih Kurumu tarafından Ödemiş Belediyesi ve Kaymakamlığı işbirliği ile düzenlenen “Yörük Obasından Ödemiş Ovası’na Uluslararası Birgi Sempozyumu” ilgiyle takip edildi. Ödemiş Belediyesi Kongre Merkezinde yapılan sempozyumda 15 oturum gerçekleşti.

Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyen ile uzmanın yer aldığı ve 70 ayrı bildirinin sunulduğu sempozyumda Aydınoğlu Beyliği’nin başkenti Birgi ve çevresi tarih, kültür, sanat ve mimari zenginliğinden turizm potansiyeline, halk inançlarından siyaset ve ziraata kadar uzanan geniş bir alanda değerlendirildi.

Bildirilerde sadece Aydınoğlu Beyliği’nin tarihi değil Birgi’nin Osmanlı döneminde oynadığı rolün yanı sıra, bölgenin güncel sorunları ve çözüm önerileri de değerlendirildi.

Bademli ve Lübbey gibi çevre yerleşim birimlerini de kapsayan alan yönetimi, planlama, koruma, restorasyon çalışmaları, sorunlar ve çözüm önerilerinin ortaya konularak tartışıldığı bildiriler, UNESCO yolunda ilerleyen Birgi’ye ivme kazandırdı.

Katip Çelebi Üniversitesinin bu desteği çok önemli bir güç.

Bu habere çok ama çok sevindim.

 

 

Hadi Gülelim:

 

Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel eğitmiş.

Adı Coni’ymiş.

Coni, Temel’in her söylediğini anlayabiliyormuş.

Hatta telefona bile bakabiliyormuş. Temel bir gün evi aramış.

Coni açmış telefonu…

- Ula Coni sen musun?

-HAV

-Fadime evde mu?

-HAV

-Başka kimse var midur?

-HAV

-Ula kaç kişi vardur?

-HAV HAV

-Ne yapiyiler

-EHE EHE EHE

-Ula ne zamandan beri yapiyiler

-AUUU

 

Söz Altındır:

 

Yaşlılık kötü bir alışkanlıktır, çalışkan bir insan böyle bir huy edinmeye vakit bulamaz.

Andre Maurois

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün