Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Barış, özgürlük, basın...

3 Eylül 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 3 Eylül 2015 Perşembe 00:00

 

Önce bir bakalım özgürlük nedir?

Özgürlük, bağlı ve bağımlı olmama, dış etkilerden(etkenlerden) bağımsız olma, engellenmemiş ve zorlanmamış olma haliymiş.

Bu kavram her türlü varlık ve kavram için kullanılabiliyormuş.

Yani bir insanda özgür olabilir bir ülkede bu durumda!

Gündelik tanımı itibariyle, insanın kendi kararlarını kendi istemine ve düşüncelerine göre belirleyebilmesi ve kendi seçimlerini kendi iradesi ile yapabilmesi özgürlük oluyor!

 

Barış'a gelince:

Barış kelimesi genel anlamda düşmanlığın olmaması anlamında ifade ediliyor.

Başka bir anlatımla da; Kötülükten, kavgalardan, savaşlardan kurtuluş, uyum, birlik, bütünlük, sukunet, sessizlik, huzur içinde yaşamak olarak da tanımlanıyor.

Gelelim basına, ya basın nedir?

Basın-yayın (kitle iletişim araçları, kitlesel medya) şöyle bir bakalım neymiş?

Basın genel anlamda; radyo, televizyon, gazete, dergi gibi elektronik veya yazılı basın organlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir.

Tarihten gelen süreç te basın gerçekten; toplumların aydınlanmasında, reaksiyon göstermesinde son derece önemli bir rol oynamıştır.

Bu anlamda gerek iktidarlara, gerekse muhalif olanlara yönelerek araştırmalar yapar ve halka aktarımlarda bulunur. Ancak burada önemli olan basının büyük kitleler üzerindeki etkisidir. Dar anlamıyla basın, sadece gazete ve dergileri kapsamaktayken geniş anlamda basının belirli zamanlarda basılıp, her çeşit haber ve fikirleri topluma ulaştıran tüm yayın ürünleridir. Genellikle günlük basın ürünlerine gazete, haftalık, on beş günlük ve aylık basın ürünlerine de dergi denilmektedir.

İnsan, çevresinde ve dünyada olup bitenleri öğrenmek ve öğrendiklerini veya düşündüklerini başkalarına duyurmak duygusundadır her zaman.

Bu gereksinim; az veya çok her insanın doğasında vardır.

Bu ihtiyacın giderilmesi için girişilen çeşitli teşebbüsler sonunda bugün basın-yayın dediğimiz ve medeni toplumun dördüncü kuvveti saydığımız “Basın_Yayın_Yayım" doğmuştur.

Basının özgür olması gerçekleri aktarmanın ana anahtarıdır.

Maalesef ki;

Türkiye "Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi"nde 10 sıra birden gerileyerek 179 ülke arasında 148'inciliğe oturmuş bulunuyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü Türkiye hakkında;

"Eşi görülmemiş büyüklükteki tutuklamalar, masif telefon gizli dinlemeleri ve gazetecilerin kaynaklarının gizliliğini küçümseme, medyada tehdit ikliminin yeniden başlamasına yardım etti" iddiasında bulundu.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, “2011-2012 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi”ni açıkladı. Türkiye basını, incelenebilen 179 ülke arasında 148’inci oldu. Bu sıralamalara bakınca durumun vahameti açıkça görülüyor. Nijer (29), Tanzanya (34), Papua Yeni Gine (35), Slovenya (36), El Salvador (37), Fransa (38), Macaristan (40), Gana (41), Botsvana (42), Komor Adaları (45), ABD, Romanya (47), Trinidat ve Tobago (50), Haiti (52), Moldova (53), Bosna Hersek (58), Orta Afrika Cumhuriyeti (62), Tonga (63), Mozambik (66), Moritanya (67), Burkina Faso (68), Bhutan... Türkiye önceki endekste 138’inci sıradaydı. Raporun “Birkaç Avrupa ülkesi kıtanın geri kalanı gerisinde kaldı” başlıklı paragrafında şöyle denildi:

Olumsuzlukların fazlalığına göre puanlama esasına dayalı olarak hazırlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde aynı puanı alan ülkeler aynı sırayı paylaşmıştır.

En iyi durumda olduğu varsayılan ilk iki ülke 10’ar puanla Finlandiya ve Norveç!

Bu iki ülkeyi Estonya, Hollanda, Avusturya, İzlanda, Lüksemburg, İsviçre, Cape Verde, Kanada izliyor.

Gelelim ana konumuza:

Türkiye'de basın özgürlüğü incelendiğinde ise karşılaşılan tablo iç açıcı değil.

Türkiye’de basın özgür mü?

Son zamanlarda medyayı konu alan konferansların değişmez sorusu bu oldu!

Hükümet yetkililerine sorarsanız en özgür basın bizde.

Argümanları ise muhalif gazetelerin varlığı.

Öncelikle belirtmek gerekir ki basın özgürlüğü öyle sayıyla ölçülen bir kavram değildir.

Freedom House’un 29 Nisan’da yayınladığı Basın Özgürlüğü 2015 (Freedom of the Press 2015) adlı raporda dünyada basın özgürlüğüne dair genel gidişatın kötü olduğu vurgulanırken Türkiye'deki; internet kısıtlamaları, mahkeme kararı olmaksızın site kapatmalar, siyasetçilerin gazetecileri hedef almaları ve medya sahipleri üzerine uyguladıkları baskılar nedeniyle basın özgürlüğünün en hızlı gerilediği ülkeler arasında yer aldığı ifade ediliyor.

Basın özgürlüğü kavramı işlevini tamamlamış ve çağımızda bir başka gerçeğe aktarılmış durumda!

Artık asıl olan halkın bilgi edinme hakkıdır.

Çünkü bu hak herkesin ifade özgürlüğünü sağlar.

Halkın gerçekleri öğrenme hakkı nedeniyle önemlidir, vazgeçilmezdir ve hayata geçirilmesinin zamanıdır. İfade özgürlüğü ise tüm hak ve özgürlüklerin omurgasıdır.

Kamuoyunun bekçisi, halkın gözü kulağı olan gazeteciler; herkesin ifade özgürlüğünün sağlanmasından sorumludurlar. Halkın gerçekleri öğrenmesini sağlamak görevleridir ve bu görev onların seçimidir.

Bu sorumluluk bilinci ile hareket ederler ve basın özgürlüğü onlar için hak haline gelir, özgürlükleri hukukla korunur.

Dünya barış gününde basının özgür olmasını dilemekte yine biz basına düşüyor.

Tabii atlanmaması gereken Ulu önder Atamızın basınla ilgili söylemleri;

Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir. (1922)[1][2][3]

Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir. (1925)

Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.

Atam bu söylemlerle, basının önemini yıllar önce dile getirmiş sevgili okurlarım umarım kulak verilir.Özgür barış dolu basına kavuşma dileğiyle!

 

Hadi Gülelim:
Temel babasına sorar.
- Babacuğum gözünde benim değerum nedu?
Babası cevaplar:
- Dünyalar kadar uşağum.
Temel çok sevinir ve tekrar sorar:
- Peçi Dünya'nun değeru nedu?
Baba cevap verir:
- Beş para etmez.

Söz Altındır:
Barış tacı, saltanat tacıyla kıyaslanamayacak kadar güzel ve değerlidir. Epicure

Sevindim:
15. Sinema Burada Festivali başlıyor
14 yıldır başarı ile organize edilen ve büyük ilgi gören Sinema Burada Festivali bu yıl da zengin içeriği ile İzmir Sanat Merkezi’nde 2 – 6 Eylül 2015 tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak. 2 Eylül 2015 Çarşamba günü gerçekleştirilecek açılış töreninde; bu yılın onur konukları Işıl Yücesoy, Salih Güney, Özge Özberk, Engin Altan Düzyatan olacak. Çok yakın bir zamanda kaybettiğimiz değerli sanatçı Zeki Alasya, Türk sinemasına katkılarından dolayı “Saygı Ödülü” ile anılacak. Bu habere çok ama çok sevindim!

 

Üzüldüm:

Her gün kıyıya vuran mülteciler içler acısı.

Nereye gidiyor bu dünya.

Çok ama çok üzülüyorum.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün