Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Ahlak ve ahlaksızlık

17 Eylül 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 17 Eylül 2015 Perşembe 00:00

Sevgili okurlarım, bugün biraz ahlak üzerine aktarımda bulunmak istedim.

Ahlak, moralite ya da aktöre güncel anlamda:

Toplum içinde kişilerin uydukları davranış biçimleri ve kurallardır.

Tarafsız ve genel bir ifadeyle iyi ve kötü arasındaki niyet, karar ve etkinlik farklılığıdır.

İkinci anlam daha genel geçerdir.

Halk arasında ahlak, doğru ve haklı olan zorunlu davranış biçimidir.

Genel bir görüş olarak bakıldığında ise “üzerinde uzlaşılan bireyler arası kurallar” anlamındadır.

Ahlakın felsefi olarak sorgulanmasında daha çok “etik” adı kullanılır.

Aristoteles ile gelişen “etik” daha çok genel yargılara varan sistemsel ahlak anlayışı olarak anlaşılır.

Ahlak ise bireylerin doğru ve yanlış algısını betimlemek için kullanılmıştır.

Türkçe'de ikisine de ahlak karşılığı verilmiştir.

Ahlak- terim olarak:

1. Belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen törel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamıdır.

Çeşitli toplumlarda ve çağlarda kapsamı ve içeriği değişen ahlaksal değerler alanı:

2.Bir kişi ya da bir insan öbeğince benimsenen eylem kurallarının toplamı.

3.Ahlaksal olan şeylerle bağlantısı olan bir görüşler dizgesi (tek kişinin, bir ulusun, bir toplumun, bir çağın).

4.Felsefenin bir dalı olarak:

a. Ahlak üzerine kavramsal öğretiler.

b. İnsanların kişisel ve toplumsal yaşamdaki ahlaksal eylemlerine ilişkin sorunları inceleyen felsefe öğretileri.

Bazen iyilik ya da doğruluk sözcükleriyle eş anlamda kullanılır.

Toplumun hoş gördüğü davranış biçimleridir.

Ahlaki olan “insanların karşı çıkmadığı”dır denebilir.

Ahlaksızlık ise bunun tam tersidir.

Olay anındaki varsayımlara aksi davranıştır.

Genellikle felsefe, din, toplumun birleştiği bir önerme vardır.

“Altın kural” adıyla bilinen bir ilke “ahlaki davranış”ın özünü sergiler.

“Başkasına kendine davranılmasını istediğin gibi davran”!

Immanuel Kant’tan günümüze kadar kabul görmüş ahlaki özdür.

Ahlak, çocuk gelişimi ve toplumbilimin özellikle ilgilendiği bir konudur.

Gelelim yaşadığımız bazı ahlak dışı durumlara!

Ve günümüzde sıklıkla karşılaşılan ancak; bir bebenin deniz kıyısına vuran cansız bedenini görmeden önce genellikle fazla ‘önemsenmeyen’ facialar yaşadık.

Suriye’deki savaştan ve ekonomik koşullardan tekneyle ya da her an patlayabilecek şişme botla Avrupa’ya kaçarak kurtulmaya çalışan göçmenleri taşıyan sayısız bir tekne battı.

Çok sayıda insan maalesef vefat etti.

Aslında son dönemlerde, bu tür 'umuda yolculukların' trajik sonuna ilişkin durumlar kamuoyunda nedense hassasiyetini kaybetmişti, ta o mini beden sahile vuruncaya kadar.

Yüksek gelirli bireylerin tercih ettikleri ve lüks otelleriyle meşhur bir tatil beldemizin bir kumsalında görüntülenen masum bir çocuğun cansız bedeni ise basın ve sosyal medyada geniş yankı buldu.

Hatta dünyayı ayağa kaldırdı.

Göçmenlere dikkati çekti.

Dünya liderleri ortada kalmış mağdur göçmenlere yönedi.

O çocuğun kısa pantolonu ve ayakkabısıyla o kumsalda oynuyor olabilecekken, dalgaların kıyıya taşıdığı cansısz bedeni , ne kadarda masum ve ne dar da yürek yakıcıydı!

Ertesi gün torunumu okşamaya elim gitmedi acıyla hava da kaldı gözümün önün de ki o görüntüyle...

Bu tür insanlık trajedileri yaşanırken, çaresiz ve vatansız kalan insanların durumları için bilmem ne yapmalı?

Hele de, onların hayatını hiçe sayarak davranmak ahlaksızlığına nasıl önlem alınır bilemiyorum!

Sadece aklıma şu ünlü söz geliyor!

Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir! demiş Ernest Hemingway ve ne de doğru söylemiş!

 

Söz Altındır:

Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler! Çiçero


Hadi Gülelim:

Temel kahvenin bir köşesinde kendi kendine söyleniyor, arada bir gülüyor.

Arada bir de hatırladığı bir şeyi boş vermek istermiş gibi elini yukarıya doğru kaldırıp indiriyormuş.

Arkadaşları merak etmişler:
- Yahu Temel sen sabahtan beri konuşarak gülüyorsun.

- Niye?
_ Kendi kendime fıkra anlateyrum.
- Peki, arasıra elini yukarı kaldırıp indiriyorsun...
_Yahu bildigum fikra aklima gelirse onu geçeyrum da...

 

Sevindim:

Dünyaca ünlü ustalar, genç müzisyenlerle buluştu

Uluslararası Çeşme Klasik Müzik Akademisi ve Festivali için yerkürenin dört bir yanından ilçeye gelen onlarca genç; dünyaca ünlü virtüözlerden keman, viyola ve viyolonsel dersi aldı.

Çeşme Belediyesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) işbirliğiyle düzenlenen Uluslararası Çeşme Klasik Müzik Akademisi ve Festivali, Çeşme Aya Haralambos Kilisesi'nde yapılan kapanış konseriyle sona erdi. 7-14 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival, 7 gün boyunca ilçede müzik dolu günler yaşattı. Dünyaca ünlü virtüözlerden uzmanlık eğitimi almak isteyen genç müzisyenler, yerkürenin dört bir yanından ilçeye geldi. Prof. Lukas David ve Prof. Bernhard Hartog'tan keman, Prof. Sybille Langmaack'tan viyola, Prof. Michaela Fukaova'dan viyolonsel dersi alma şansını elde etti.

Bu haber gençler adına müthiş sevindirici.

Çok sevindim!

 

Üzüldüm:

Hala göçmenlere şişme bot ve can yeleği satan ve de onları ölüme taşıyan grupların olmasına çok ama çok üzülüyorum.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün