Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

İnsani değerler ve doğum günü kutlamaları

23 Aralık 2019 Pazartesi 10:26 Güncelleme : 23 Aralık 2019 Pazartesi 10:26

Pek çok millette kutlanan doğum gününün çok eskilere dayandığı kabul edilir. Din dışı sihir gelenekleriyle alakalı olduğunu söyleyenler vardır. Eski Allahsız dinlerde, Yunan, Roma gibi çok tanrılı dinlerde de görülen bu âdet, bir kültürden bir başka kültüre intikal etmiştir. Bu kutlama günü ile, çocuklar bir tür bayram yaparlar. Arkadaşları, anne, babaları ve akrabaları eşliğinde hediyeler alırlar. Yetişkin insanların da, doğum günü kutladıkları müşahede edilmektedir.
Bu kutlama günü bizim kültürümüze bir taklit yoluyla geçmiştir. Maalesef aynen alınmış, kendi kültürümüze uyarlanmamıştır. Bir yaş daha aldığını bilmekle pek çok kimsenin iştirak ettiği bir töreni kutlamak arasında büyük fark vardır.

Doğum günü kutlamaları, on altıncı yüzyılda, jüliyen takviminin düzeltilmesi olan ve batıdan kabul ettiğimiz papa Gregoire takvimine göre yapılmaktadır. Maalesef  Türk halkı bilmiyor ama, bu takvimin aylarından bazılarının adları, tanrı tanımaz dinlerin ilahlarının adlarından gelir. Mesela, Bizim Ocak ayı diye kabul ettiğimiz Janvier, Janus ilahının adıdır. Şubat aynı şekilde, Mart (fr. Mars) Mars adlı ilahın adından gelir.
Her kültürün ve her kavmin, kendi takvimi vardır. Hintliler, burçlara dayanan bir takvim kullanırlar. Bugün 3012. yılındadırlar. Yahudiler, Yahudi takvimini kullanırlar ki, bu gün 5773 yılındadırlar. Eski İranlılar Zerdüştlüğe bağlı takvim kullanırlardı.
Başlangıçta, ilahların ve hükümdarların yaş günleri kutlanıyordu. Çünkü kişilerin ve milletlerin kaderlerinde bu günlerin etkilerinin olduğuna inanılıyordu. Bunun için ilahların doğum günü kutlamaları bir tören dahilinde yapılırdı. Mesela güneş tanrısının var oluş günü kutlaması çok önemliydi. Eski Mısırlılar güneşin yeni doğuşunu yeni doğan çocuk gibi kutluyorlardı. Benzer kutlamalar birçok ön asya ülkelerinde mevcuttu.
Buradan çok iyi anlaşılır ki, doğum günü dilekleri, hediyeler, pastalar ve yakılan mumlar, putperestliğin batıl inanışlarından ibarettir. Bugünkü halinde, doğum günü kutlamalarının kökleri çok eski batıl inanış günlerine kadar iner. Kötü ruhların etkisinden korunma, eş ve dostlarıyla beraber olmakla engellenebilirdi. Bu konuda geniş bilgi için”The Lore of Birtdays, Linton; ve Mythologie and Legend” adlı eserlere bakılabilir.
Eski çok tanrılı dinlerin ilahlarının günleri vardı. Bugünlerde, onlara, hediyeler takdim edilirdi. İslam’dan önce Mekke’de de putlara hediyeler verilir, kurbanlar kesilirdi. Doğum günlerinde verilen hediyelerin de bunlarla bağının olduğu zikrettiğimiz eserlerde, iddia edilir.
Aynı şekilde, pastaların üstüne konup yakılan mumların da, çok tanrılı dinlerde ilahlar için yakılan mumlarla alakalı olduğu kaydedilen bilgiler arasındadır.
Bugün Hint dinlerinde görülen mum yakmaların da aynı hususa işaret ettiği gözden uzak tutulmamalıdır. Eski Yunanlılar da Ay tanrısı Artemis’i mumlarla süslenmiş pastalar sunuyorlardı. Bu tür bilgiler için, ansiklopedilerin ilgili makalelerine bakmak kâfidir. 
İlgili kitaplar ve ansiklopedi makaleleri okununca pek çok eski kavmin tanrıları için benzeri törenleri yaptıkları anlaşılır.
Bu tür pasta, mum ve hediyelerle yapılan kutlamaların, Astroloji ile alakalı olduğu da ortaya çıkmaktadır. Çünkü eskiden yıldızların insan kaderi üzerinde rol oynadıkları ve çocuğun doğduğu andaki yıldızın durumunun onun geleceğine etki ettiği inanışı bulunduğundan onların kötülüklerinden korunmak için bu törenlerin yapıldığı bilinen hususlar arasındadır. Bu hususta geniş bilgi için, Dinler ve Halklar Ansiklopedisi'nin İngilizce baskısına göz atmak kafidir.
Astrolojinin günümüzde de çok etkili olduğu bilinen bir husustur.
Doğum günü kutlayanlar, hemen diyebilirler ki, 
“Haydi canım sen de. Bizim kutlamalarımızın onlarla alakası yok. Biz o inanca sahip değiliz. Biz, sadece doğum gününü hatırlamak, neşelenmek, varlığa geçişi kutlamak için bunu yapıyoruz. Bunu, eskiyle ilişkilendirmek abestir.”
Hatta daha ileri gidip, 
“Bizim hiçbir dinle alakamız yoktur. Bu kutlamayı niçin din, sihir veya benzeri şeylerle ilişkilendiriyorsunuz. Saçma!” diyebilirler. 
Biz, sadece ve sadece, bu kutlamaların gerçek kaynağının ne olduğunu, dinî veya sihrî ifadelerinin nelere işaret ettiğini  ortaya koymaya çalışıyoruz. Tercih insanlara aittir. Yalnızca bilgilendirmede bulunuyoruz.
Bizler, Müslümanlar olarak, Peygamberimizden ve onun yakın arkadaşlarından böyle bir gelenek almadık. Kültürümüzde de yakın zamana kadar böyle bir şey olmadı. Sadece kendi kültürümüzden uzaklaşarak nereden geldiğini bilmediğimiz batı kültürünü taklit ederek bu uygulamaya alıştık. Dileyen, istediği tarzda hareket eder. Bize sadece hatırlatmak düşer.

Eh! Bir defa alıştık bundan nasıl kurtuluruz denirse? Deriz ki:
Doğum günü veya yaş günü, bir kişinin varlık kazandığı için, sevinç günü olduğu gibi, kendisine bu varlığı veren yüce Allah'a şükür günüdür. Bugünde çılgın partiler düzenleyerek yaratılış gayesinin aksine davranmak hayatı verene saygısızlık olur. Bundan dolayı doğum veya yaş gününde, yüce Yaratıcı'ya minnet ve şükran duygularımızı dile getiren davranışlarda bulunmak gerekir. Maalesef batı kültüründen geçmiş alkollü içkiler içmek, ahlak dışı hareketler sergilemek şeklindeki yanlış kutlamalar, toplumumuzda çoğalmıştır. 
Aslında her doğan, yavaş yavaş yaşlanmakta ve kendisi için tayin edilen sona doğru adım adım yaklaşmaktadır. Sonradan olan her şeyin, bir başlangıç ve bir de sonu vardır. Öyle ise kutlamalarda çok dikkatli olmak ve kendi kültürümüze göre bir sevinç günü yaşamak gerekir. Anneler ve babalar, kendilerine güzel bir erkek veya kız evladı lutfettiği için yüce yaratıcıya teşekkür etmelidirler. Çocuklar ve gençler de, kendilerine aileleri içinde varlık veren yüce Allah'a şükürde bulunmalıdırlar. Ayrıca kendilerine bu varlığı ve hayatı veren yüce Allah'a, bu hayatlarını O'nun isteği çerçevesinde sürdüreceklerine dair söz vermelidirler.   
Yüce Yaratıcı ile iletişim kurulunca doğum veya yaş günleri gerçek anlamda kutlu ve mutlu olur. Buna bağlı olarak bütün hayat, bu iletişimin tesiriyle iyi ve mesut olur. Şu husus asla hatırdan çıkarılmamalıdır ki, hayatı ve varlığı bize veren bir gün onu bizden alacaktır. Hayatın her sahnesinin bu anlayış ile manalandırılması gerekir. Doğum günü şiiri, başka kültürlerden kopya edilmiş "İyi ki doğdun..." yerine aşağıdaki gibi olmalıdır:

DOĞUM GÜNÜ KUTLAMA ŞİİRLERİ  

Seni, o yüce Allah verdi bize
Korusun Rabbim, gelmeyesin göze
Bizim sonsuz sevinç kaynağımızsın
Varlığın  hayat  verdi  gönlümüze.
           
*******
Rabbimin hediyesi güzel  çocuk,
Doğumun hayat verdi ailemize 
Beklerken  heyecanla seni biz
Varlığın  ümit oldu gönlümüze.
             
******
Görmek için gönlüm gülen gözleri,
Seçti insan içinden bilen özleri,
Gülden güzel, sütten arı yüzleri,
Itır, ıtır kokar reyhan sözleri.

Gözümüz, gönlümüz razı Hakk’ın verdiğine,
Şükürler Rabbe yavrum, seni sevdirdiğine,
Sensiz evimiz olurdu, neşesiz ve sessiz,
Şükür  Allah’a,  seninle olmaya erdirdiğine.
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün