Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Zavallı şeytan

22 Ekim 2019 Salı 10:18 Güncelleme : 22 Ekim 2019 Salı 10:18

1970’ler de Fransa’nın uluslararası ün yapmış olan folklor yarışmasının yapıldığı Dijon kenti yakınlarında 10 bin nüfuslu bir kasabada 2 yıl kadar yaşadım. Ulaşım rahatlığı olduğu için özellikle hafta sonlarında Dijon’a gezmeye giderdik. Kentin içerisinde 3 katlı bir mağaza vardı. Adı da “Au Pauvre Diable” isimli mağazadan, varsa ihtiyaçlarımız giderirdik. Mağazanın Türkçeye çevrildiğinde ilginç bir ismi vardı. “Zavallı Şeytan”. Kim bilir belki bu ilginç isminden ilgimizi çekerdi. Onun dışında da ortalama 150 bin nüfuslu kentte başka büyük mağaza yoktu. Avrupa da büyük mağazacılığın yaygınlaşmaya başladığı dönemdi o yıllar. Ama kentlerin yöneticileri sorumluluk hisseder çevreden tutun, ulaşıma kadar bir büyük mağazanın yaratacağı olumsuzlukları duyumsar olmalılar ki, hem küçük esnafı düşünür hem de tüketim çılgınlığını belli ölçüde engellemek için tedbirler alırlardı. 
Dijon’da 2 büyük mağaza vardı. İkisi de kentin en az 20 km dışındaydılar. Birinin ismi Carefour, diğerinin ismi Mamut idi. Üstelik haftada bir gün kapalı olurlardı. Ve son derece sıkı denetleniyorlardı. Ova da oldukları için trafik sorunları yoktu. Kapitalizmi kendi kuralları içerisinde oynuyorlardı. Ütmek var ama okşayarak. 
Gelelim bize; bizim de büyük mağazalarımız var. Adına AVM diyorlar. Hem de her biri kentlerin merkezlerinde. En son Karşıyaka'da açıldı. Adına Hilltown diyorlar. Yanı başında daha önce açılmış Mavibahçe var. Bir sokak ötesinde Ege Park var. Bunun sonucunda da oluşmuş bir Çin Seddi var. Trafik mi? Boşver. Çevre kirliliği mi? Hadi canım sende. Gürültü kirliliği mi? Yakışır. Hele konserler de eklenince değme halkın keyfine. İnsanlar hem tüketim çılgınlığına alıştırılıyor hem de insan kendini tüketiyor. Bostanlı için Türkiye’nin en yakın komşusu denilirdi. Şimdi “Artık bu solan bahçemde bülbüllere yer yok. (Faruk Nafiz Çamlıbel)”
Sanki Balçova farklı. Yabancı birisi Balçova’ya girerken “bal” kelimesinden olumlu bir şeyler çıkartmaya çalışırdı. Şimdi büyük mağazalarla kuşatılmış bir ilçe oldu. Zaten yıllar önce “Baltutanlar Kooperatifi” bugünlere gelineceğinin müjdesini veriyordu!
Hani İstanbul olmayalım derken, kısa zamanda rakip olmaya başladık. Başta bu iki güzide ilçemiz olmak üzere yazık oldu Süleyman Efendiye…
Düne kadar Karşıyaka sahilinde stat yapılmaz diye çırpınanlar bugün İzmir’i AVM’ler ile nasıl boğdunuz? Nasıl kıydınız? Hiç yüreğiniz sızlamıyor mu? 
Hele sen, tarlalarını sanayi arsalarına dönüştüren adam. Utanmıyor musun bu durumdan?

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün