Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yurdumuzdan manzaralar

4 Şubat 2020 Salı 10:38 Güncelleme : 4 Şubat 2020 Salı 10:38

Ülke gündemi bugünlerde her zamanki gibi oldukça yoğun. Her gün yeni bir olayla sarsılıyoruz. Suriye’de, İdlib bölgesinde (ne işimiz varsa) 6 erimiz şehit edildi, bir o kadar da yaralımız var. Şehitlere rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Her sorumlu insan gibi ben de koronavirüsten başlamak üzere, deprem, içteki huzursuzluk, yoksullaşma gibi ağır sorunların yarattığı bunalımlı bir toplum olmaktan ne zaman nasıl çıkacağımızı, demokratik bir ortama nasıl kavuşacağımızı düşünüyorum. Karamsar değilim ama ister istemez insan bazen umutsuzluğa düşüyor. Hele rejim değişikliği konusu tartışmaya açılınca zaman zaman insan ne oluyor diye derin düşüncelere dalıyor. Örneğin bugün 1928 yılında, Atatürk döneminde İstanbul’da ilk hutbe Türkçe okunmaya başlanmıştır. Onun yıl dönümü olması nedeniyle ne güzel bir kutlama yapılabilirdi. Ama ne yazık ki bugünün iktidarı bu gibi konuları kendi lehinde kullanmak için 1923 öncesine dönme çabasındadır. Görüldüğü gibi bu ve benzeri çabalar demokratikleşmemizin önünü tıkamaktadır. 
İsterseniz ekonomik, sosyal, kültürel faaliyetlerimizi şöyle bir gözden geçirelim. Ekonomide orta gelir tuzağına düşürdüler ve kişi başına düşen milli gelirimizi 10.000 dolar sınırından yukarı çıkartmamaktadırlar. Enflasyon yine çift hanelerde gezinmekte. Bu nedenle zengin daha zengin, yoksul daha yoksul olmaktadır. 
Sosyal anlamda ilişkiler ağımız giderek dağılmaktadır. Halkın birbirleriyle zıtlaşması, tehlikeli boyutlara varmaktadır. İnsan ilişkileri zayıfladıkça bilimden uzaklaşılmakta ve kadercilik öne çıkmaktadır. 
Kültürel anlamda ise uluslararası ilişkiler ağında bir çok istatistiki rakamlara göre ilerleme kaydedilememektedir. Yurtiçindeki kültür-sanat faaliyetlerinde özgün birey yaratma yerine, kısıtlayıcı faktörler insani gelişmeyi önlemektedir. Örneğin kültürel faaliyetlerin çoğu yasaklanmaktadır. Kendilerinin hoşuna gitmeyen en basit konularda bile RTÜK, para cezalarıyla kültür ve sanat adamlarını canından bezdirmektedir. 
Bütün bunlar gösteriyor ki, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde sınıfta kalmış durumdayız. O nedenle ülkemizin gerek siyasal, gerek sosyal, gerek kültürel ve sanatsal faaliyetlerde yaratıcı olabilmesi için özgür insanlar topluluğu oluşturmayı ertelememek gerekmektedir. Aksi halde bir çok düşünürün söylediği gibi Ortadoğu ülkesi olarak kalırız ve bize Atatürk tarafından vasiyet edilen çağdaş uygarlık düzeyine erişmek hayalin ötesine geçemez. 
Albert Camus’un dediği gibi, "Özgürlük, tarihin kaybolmayan tek değeridir" 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün