Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Tarihten bir yaprak

12 Ocak 2021 Salı 08:56 Güncelleme : 12 Ocak 2021 Salı 08:56

Geçen haftaki yazımızda demiştik ki; Almanya’da Weimar Cumhuriyeti, Hitler gibi bir zorbayı nasıl yarattı? Bu yazıda onu açıklamaya çalışalım.

Hitlerin ‘Kavgam’ kitabını okuyanlar bilirler. Üstüne üstlük George Orwell’in 1984 kitabını okuyanlar yazacağım makale hakkında da ‘ben zaten bunları biliyordum’ diyebilirler. O halde bilmemiş ya da okumamış olanlara anlatmak istiyorum.

Geçen yüzyılın iki adet dünya savaşına tanık olduğunu hepimiz biliyoruz. Her iki savaşta da Almanların ittifak yaptığı ülkelerle beraber yenildiğini de çoğunluğumuz biliyor. Burada bizim bahsetmek istediğimiz konu Hitler Almanyasının önce kitapları sonra da on binlerce insanı nasıl yaktığını anlatmaktır. Bununla beraber savaşların insanlık adına ne kadar kötü bir şey olduğunu hatırlatmaktır. Hani büyük tarihçi Herodot var ya onun şu ifadesi ne kadar kısa ve özlüdür. ‘Barış zamanı çocuklar babalarını gömerler, savaş zamanı babalar çocuklarını gömerler.’

Gelelim Weimar Cumhuriyetine. Almanya topraklarına demokratik bir devlet kurma yönünde Alman tarihindeki ilk denemedir. Ancak bu deneme başarısızlıkla sonuçlanmış özgürlükçü demokratik Almanya cumhuriyeti kısa sürede yıkılmış, yerini nasyonal sosyalist (Nazi) diktatörlüğüne bırakmıştır. Weimar cumhuriyeti denilmesinin nedeni küçük bir kasabanın isminden kaynaklanmaktadır. Bir dizi kargaşadan sonra 1918-1933 arasında Ruhr havzasının Fransızlarca işgali, siyasal cinayetler, suikastlar, ayaklanmalar tarihte eşi görülmemiş boyutta yüksek enflasyon adeta aç kalan insanları sokaklara dökmüştür. Yeni para düzeninin belirlenmesi, enflasyonun durdurulması, özellikle Ruhr bölgesindeki savaşın sona ermesi küçük olumlu gelişmeleri başlatmıştır. Özellikle Fransa ile uzlaşma barış kapılarını açmıştır. O dönemde 1920 tarihinde kurulmuş olan Birleşmiş Milletlere kabul edilmiştir. Ancak 1929 ‘da Amerika’da başlayan büyük bunalım Almanya Cumhuriyeti’nin de sonunu hazırlamıştır. Öyle bir duruma gelinmiştir ki işsizler, kültürsüz insanlar, niteliksiz kuru kalabalıklar adeta kentleri işgal etmişlerdir. Ayrıca parti liderlerinin didişmeleri hiçbir konuda uzlaşamamaları halkta bezginliğe, siyaset ve siyasetçiden soğumaya neden oluyor. Böylece demokrasi inancı yok olurken sonraki dönemin (Hitler) totaliter rejimine çok uygun zemin hazırlıyor. Ardarda yapılan seçimler her defasında Nazileri daha da güçlendirir. Büyük iş adamları, büyük toprak sahipleri her defasında oyları arttırarak meclisteki sandalye sayısını çoğaltır. En nihayet 30 Ocak 1933’de Hitler Başbakanlığa gelir ve Alman Cumhuriyeti fiilen sona erer.

HİTLER’İN BAŞBAKANLIĞI

Hitler’in başbakan oluşunu büyük endişeyle karşılayan çevrelere başbakan dışında sadece on bakandan oluşan hükümette Nazilerin yalnızca 2 koltuğu içişleri bakanlığı ile devlet bakanlığı atanır. Geri kalan bakanlar Hitler’in güzelce kontrol edebileceği, sivriliklerin törpüleneceği böyle bir ortamda bunun denenmesinin yarar sağlayacağı ifade edilir. Zaten Kavgam kitabında da Hitler bunları açık açık belirtmiştir. Mart 1933’de son seçimler yapılır. Ama ondan önce Şubat sonunda (Dimitrof savunması) meclis binası Vander Luppe adında bir deli tarafından yakılır. Suç da dönemin Bulgaristan Komünist Partisi genel sekreteri Dimitrof’un üzerine atılır. Hemen akabinde tutuklamalara girişilir. Sosyal demokrat ve komünist basın organları yasaklanır, partilerin yöneticileri tutuklanır. ‘Halkın ve devletin korunması kararnamesi’ yayınlanır ve böylece hukuk devletinin esasları ortadan kaldırılmış olur. Yeni yapılan seçimlerle Nazilerin 648 üyeli mecliste koltuk sayısı artarak 288’e çıkar. Küçük bir aşırı sağcı partinin yardımıyla %52’lik bir desteğe sahip olurlar. Yaptıkları ilk işlerden birisi toplama kampları kurmaktır. Ardından on binlerce muhalif tutuklanır. Özel yetki yasası çıkarılır. Sendikalar ve özgür basın yasaklanır. 70 milyon insanın ölmesine yol açan ikinci dünya savaşı çıkarılır. Ve Almanya ancak 20.yüzyılın ikinci yarısında büyük bir yıkımın peşinden kendini toparlar, demokratik cumhuriyetini kurabilir.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün