Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Tarihin en eski antlaşması

18 Şubat 2020 Salı 10:28 Güncelleme : 18 Şubat 2020 Salı 10:28

Aşağıdaki satırları okurken şaşıracaksınız ama gerçek. 13 Temmuz 1766 tarihinde Kütahya’da eyalet divanında yapılan toplantıda Fransız devrimi öncesinde bir Fincancılar Antlaşması imzalanmıştır. Üstelik antlaşma Kütahya’da Vali Ali Paşa’nın huzurunda imzalanmıştır. Anadolu heyetleri Çavuşu Salih Ağa, Müderris Fevzizade Muhiddin Efendi, Anadolu divanından da İbrahim Çavuş ve Abdülkadir Çavuş tarafından imzalanmıştır. Buna toplu iş sözleşmesi de denilebilir. Kütahya’da oturan fincancı ustaları ile kalfaları arasında yapılmış bir antlaşmadır bu. İçeriği pazarlıklarla zenginleştirilmiştir. Şöyle ki; kalfalar 24 iş yerinde imal edecekleri 100 adet has fincan karşılığında 40 akçe alacaklardır. 1 kalfa günde 150 has fincan işleyecektir. Usta da bu işe 50 akçe ödeyecektir. Çıraklar günde 100 bayağı (sıradan) fincan yaptıklarında 24 akçe alacaklardır. Çıraklar ustaların takdir ve onayı ile kalfalığa geçince kalfa yevmiyesine hak kazanacaklardır. 100 has fincan 4 akçeye pürüzsüz hale getirilerek parlatacaklardır. Kalfalar bu antlaşmada belirtilen hükümler dışında bir istekte bulunmayacaklardır. Var olan 24 iş yerinden başka iş yeri açılmayacaktır. Kalfa ve çıraklar belirtilen düzeni bozmaya sebep olmayacaklardır. Bu gibi davranışa kalkışanlar kürek cezasına çarptırılacaktır.
Abdülkadir Çavuş - Fahrelemsam
İbrahim Çavuş
Mefharulemacid Müderristen
Vel Ayan Salih Ağa Muhyizade
Kethüda Çavuşu Muhiddin Efendi
Eyaleti Anadolu
Sefer 1180

Görüldüğü gibi şu anda Dünya’yı kasıp kavuran küreselleşme ve buna dayalı sömürü düzenleri 1766'dan pek farklı değilmiş. Hatta o zamanki üretim biçimini dikkate alırsak dünya ekonomisinin bütün ülkeleri etkisi altına alan hakim üretim tarzının yarattığı bir düzendir. Zaten ekonomistlerin tarifinde 'hegemonya nedir' diye sorulduğunda bir sosyal sınıfın başka bir sosyal sınıf üzerindeki hakimiyetini kendi dünya görüşünü, ideolojisini kısmen zorla, ancak büyük ölçüde ikna yoluyla empoze etmek biçiminde yaygınlaştırmasına diye cevap verilir. 
Bu duruma göre 1766 yılında Kütahya’da fincan üretenler o günkü koşullara göre bayağı ileri derecede hak elde etmiş olmuyorlar mı?
Türkiye’deki 'Fincancı Katırlarını' ürkütmüş olmayalım…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün