Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Quo Vadis?

3 Mart 2020 Salı 10:16 Güncelleme : 3 Mart 2020 Salı 10:16

Bir süre önce eski pehlivan tefrikaları gibi BOP’u anlatmaya çalışmıştım bu sütunlarda. Ve sonuçta ülkemizin nasıl bir felakete sürüklendiğini anlatmaya çalışmıştım. Aradan çok fazla zaman geçmeden Suriye ile var olan sorunlarımızın üzerine bir de Suriye toprakları üzerinde bulunan İdlib bölgesi sorunları gündemin birinci sırasına oturdu. 
İdlib, Suriye sınırları içerisinde olduğuna göre bizim, oralarda ne işimiz var diye sormak her vatandaşın hakkıdır. Hele şehit olan askerlerimizin haberleri gelmeye başlayınca daha bir hırçınlaşarak sorulmaya başlandı duyarlı çevrelerce. Nasıl sorulmasın ki? Bir yanda Suriye’nin resmi ordusu, diğer yanda resmi orduya karşı örgütlenmiş kısa adı ÖSO olan Özgür Suriye Ordusu. Ve bizim desteğimiz de ÖSO’dan yana. 
Bu bir çelişki değil mi? Hem Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz diyeceğiz, hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne göz dikmiş hareketin destekçisi olacağız. 
Aslında durum gayet açık; daha çok petrol, daha çok doğalgaz için Irak’ta, Libya’da, Tunus’ta ve Suriye’de istikrarsızlık ve karmaşa oluşturularak tezgahladıkları iç savaşlarla yüz binlerce insanın katledilmesinden, milyonlarcasının yerinden ve yurdundan edilmesinden sorumlu olan ABD, Suudi Arabistan, Katar ve AB, Arap baharı yalanıyla ülkelerin paramparça edilmesinden, süregelen vahşetten, emperyalistler ve işbirlikçileri sorumlu tutulmalıdır. 
Biz de başlangıçta üç ay içerisinde rejimi yıkacak, emevi camisinde namaz kılacak ve Suriye’ye demokrasi getirecektik. Nereden bakarsanız bakın, savaşların ülkeleri nasıl bir felaket çemberinin içine attığını yaşayarak görmekteyiz.  Bu durum ve bu tutum, halkların yoksullaşmasına neden olmaktadır. Hiç değilse biz, ülke olarak, vatan savunmasını bilen bir halk olarak, keşke Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” ilkesini unutmasaydık. 
36 olduğu söylenen şehitlerimizin sayısı hepimizi kahrediyor. Maçlarda görmüş olduğumuz manzara, hem duygularımızı kabartıyor, hem de acı acı düşündürüyor. Hani Herodot demişti ya: “Barışta oğullar babalarını gömer, savaşta ise babalar oğullarını gömer.’’ O günleri yaşıyoruz adeta.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün