Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Ortadoğu Kavramı

31 Aralık 2019 Salı 10:28 Güncelleme : 31 Aralık 2019 Salı 10:28

Geçen yazımda tarihi yapanlar ile tarihi yaşayanlar vardır demiştik. Temel olarak tarih, bugünün yarın okunmasıdır. Yarın ise bugün gidilecek yolun sonucudur. Yarını nasıl bulacağımız, bugünü nasıl yaşadığımıza bağlıdır. 
Büyük Ortadoğu projesinden önce, büyük Ortadoğu kavramına açıklık getirmek gerekmektedir. Büyük Ortadoğu kavramı , ABD yönetimi tarafından sık sık dile getirilmektedir. Yeni bir stratejik merkez olarak Ortadoğu'nun öne çıkmakta olduğunu söyleyenler olduğu gibi, Irak'ta olası bir başarısızlığın başka bir formüle dönüştürülmesi için atılmış bir önadım olarak görenler de vardır. Büyük Ortadoğu kavramını çekici kılan bazı hususlar bulunmaktadır; ama güncel olmasını sağlayan asıl konu Irak’ta devam eden değişim süreci ve bu değişime karşı ortaya çıkan düşük yoğunluklu çatışma ortamının yarattığı belirsizliklerdir. Ortadoğu zaten bilinen bir kavramdı. Ortadoğu konusu, hem coğrafi olarak hem de siyasi ve kültürel boyutuyla canlılığını hep korumuştur. Şimdi, neden Irak savaşı ile birlikte Ortadoğu yerine büyük Ortadoğu kavramına ihtiyaç duyulmuştur? Büyük kelimesi, Ortadoğu’dan ne kadar farklıdır? Büyük sıfatı ile Ortadoğu’nun sınırları mı genişlemektedir? Yoksa Ortadoğu’nun anlamı mı değişmektedir? 
Ortadoğu; Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'ın doğduğu ve ilk yayıldığı ve hâlâ üç din için kutsal olan toprakların adıdır. Ama Ortadoğu ismi ve kavramı, tarihsel süreç içinde değişik şekillerde karşımıza çıkmıştır. İlk olarak, 1902 yılında İngiliz İmparatorluğu'nun stratejisini anlatmak için kullanılmıştır. Alfred Mahan, Ortadoğu ismini Hindistan'a ulaşım yolunda batı ve kuzey güzergâhlarının geçtiği coğrafyayı tarif amacıyla kullanmıştır. 1. ve 2. Dünya Savaşı sırasında daha fazla Ortadoğu ismi kullanılmaya başlanmıştır. Ortadoğu coğrafi bir tanım olarak kullanılmasına rağmen, askeri olarak 2. Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından çok açıkça tanımlanmıştır. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri, Ortadoğu komuta merkezi İran körfezinden Kenya'ya kadar olanı içine alan bir çerçeve çizmiştir. Ortadoğu, aslında “Yakındoğu” kelimesinin yerini alarak gündeme gelmiştir. Yakındoğu ifadesi, 1815 yılından itibaren yapılan haritalarda kullanılmaya başlanmıştır. Bernard Lewis'e göre Yakındoğu ve Ortadoğu terimlerinin her ikisi de Batı Avrupa’nın merkez olduğu ve diğer dünyanın etrafında bulunduğu bir dünyayı tanımlamaktadır. Aslında çok klasik bir yaklaşım olarak dünyanın merkezinin Orta-Batı Avrupa olduğu anlayışı uzun yıllar varlığını korumuştur. Yeni dünya tanımı ile ABD'nin siyasi ve askeri olarak global ölçekte rol almasıyla birlikte dünyanın pozisyonu değişmeye başlamıştır. Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla birlikte zaten eski Avrupa veya eski dünyanın merkezi de bu duvarın yıkıntıları arasında kalmıştı. Şimdi Yakındoğu’dan başlayıp Ortadoğu’ya geçen 200 yıla yakın süreçte rol alan Avrupa, değişen Ortadoğu kavramıyla birlikte belirleyici yeteneğini de kaybetmektedir. Eski Roma dilinde kullanılan Orient terimi, hem bir kültürü hem de doğu Akdeniz'den başlayıp daha doğuya kadar olan coğrafyayı tanımlamaktaydı. Yeni İtalyanca'da kullanılan Levant terimi de doğu anlamına gelmektedir. Levant terimi; İsrail, Lübnan, Suriye ve doğu Akdeniz alanını anlatmaktadır. Yunanlılar doğuya “güneşin doğuşu" anlamında anatolya bir yaklaşım göstermişlerdir. 
Sürecek...

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün