Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Korona günleri

14 Temmuz 2020 Salı 10:16 Güncelleme : 14 Temmuz 2020 Salı 10:16

Recai Şeyhoğlu’nu edebiyat çevreleri yakından tanırlar. Hele annesiyle beraber kurdukları, birçok köyde kendi adlarını taşıyan, "Köylerde Rönesans" olarak nitelendirdiği kütüphaneler zinciri ile ne kadar övünseler az. Yakın zamanda annesini kaybeden Recai, küçüklüğünden beri okuma yazma meraklısı bir kişi olarak bilinir. Şimdi öğretmen emeklisi olan bu kardeşimiz, durmaksızın kitap yazmakta ve okuyucuyla buluşmaktadır. En son içinde bulunduğumuz durumu anlatmaya çalıştığı "Korona Günlerinde Siyaset ve Medya" isimli bir kolektif çalışma olan ve 13 kişinin emeğini barındıran kitabı büyük bir özenle hazırlayıp topluma sunması, takdir edilecek bir davranış biçimidir. Katkıda bulunan Yekta Güngör Özden, Doğan Özgüden, Salim Çetin, Avram Ventura, Hasan Zeki Sungur, Nüket Hürmeriç, Zekiye Bacaksız, Selim Karyelioğlu, Hasan Efe, Ferhat Altun ve Cemil Öz gibi isimlerin ne derece etki yapığı, siz okuyuculardan alacağı tepkiye bağlıdır. Umarım bu can sıkıcı günlerde sizlere yeni arayış yolları açar.

Mesela Ali Akurgal’ın "Herkese Bilim ve Teknoloji" dergisinin son sayısında verdiği örnek, toplumun hemen her kesimini ilgilendiren ama en çok da 65 yaş üstündekileri gülümseten ve düşündüren, İsviçre’de İş Geliştirme Bakanıyla yapmış olduğu sohbetini sizlere aktarmak istiyorum.

15. asırda Yahudileri Avrupa’da yaşadıkları yerlerden çıkartmışlar. Paris dolaylarındaki Yahudiler güneye göç etmişler. Şimdi İsviçre sınırları içerisinde olan Neuchatel’e geldiklerinde yerel derebeylerine buraya yerleşmek istediklerini söylemişler. Derebeyler, dağları göstererek "Oraya yerleşebilirsiniz" demişler. Yemyeşil meralara yerleşenler, kış gelip de kar yağdığında 6 ay kulübelerinden dışarı burunlarını bile çıkartma olanağı vermeyen bir iklimde konakladıklarını görmüşler. Tıpkı salgında bizim "Evde Kal"dığımız gibi onlarda evde "Yapsak, yapsak ne yapsak" diye düşünürlerken, kilise çan kulelerindeki saatlerin cebe sığanlarını yapmak akıllarına gelmiş. Kulübede yapılabilecek bir iş. İsviçre cep ve kol saati sanayinin temeli böyle atılmış. 6 ay burnunu çıkartmayan başka uluslar da var, örneğin Rusya. Satrançta ve matematikte ileri olmalarını, eğitim ve öğrenimin yanı sıra, evde mahsur kalmaya borçlular.

Biz de o kadardır evdeyiz ama hiç böyle olmadı. Çünkü aklımız hep dışarıdaydı. Orhan Veli’nin söylediği gibi: "Beni bu güzel havalar mahvetti."

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün