Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

İktisat Kongresi (4)

13 Ekim 2020 Salı 10:15 Güncelleme : 13 Ekim 2020 Salı 10:15

Erdal İnönü’nün 1992 yılında kongrede yapmış olduğu açılış konuşmasına başlarken siz değerli okuyucularıma dört haftada bu yazı dizisini bitireceğimi söylemiştim. Ancak konuşma metninin çok önemli olduğunu düşünerek hiçbir kısıtlamaya meydan vermeden iki hafta daha uzayacağını söylemeliyim. Çünkü eski Sovyetler Birliği’nden kopmuş ve bağımsızlıklarını elde etmiş Türk Cumhuriyetleri ile gelişmekte olan bağlarımızı da dünyanın değişen koşullarında Türk insanı nasıl değişmektedir diyerek değerlendirelim.

"Ekonomideki büyük değişimler, hızlı teknolojik gelişmelerle ilişkilidir. Geri teknolojilerin geri kalmışlıktan başka bir anlamı yoktur. Dünya bugün 3.Sanayi Devrimi'ni konuşmaktadır. Bu devrim bilgisayar kontrollü tasarım ve üretim temelinde daha çok bilgi üretimine yönelik gelişmeleri ifade etmektedir. Mikroelektronikte, biyoteknolojideki gelişmeler insan hayallerini bile zorlar hale gelmiştir. Bu amaçla daha esnek ve daha rekabetçi teknolojilere önem vermekteyiz ve bu bağlamda sanatkârlara, küçük ve orta ölçekli işletmelere kendilerini yenileme ve kendilerini geliştirme olanaklarını sağlamayı amaçlamaktayız.

 

YÜKSEK TEKNOLOJİ KONUSUNDA İKİ NOKTAYA VURGU

Yüksek teknoloji alırken, kullanırken bilimsel katkı ve beceri düzeyimizi de, uluslararası üst düzeye çıkarmak ve orada götürmek gerekliliğini unutmamalıyız. Teknolojinin gelişmesine sürekli katkı yapacak bilimsel düzeye gelmedikçe, dünyanın 5, 10 ülkesi arasına giremeyiz. Eğitimimizin temel hedeflerinden biri de bu olmalıdır.

İleri teknoloji, geçmişte örneklerini gördüğümüz her yeni icat gibi, insanların, toplumların yararına da zararına da kullanılabilir. İnsanları daha bilgilendirmek, güçlendirmek için de insanları kandırmak için de kullanılabilir. Toplumdaki servet farklarını artırmak için de azaltmak için de kullanılabilir. Bu yüzden ileri teknoloji uygularken de daha önceki teknolojilerde olduğu gibi, sosyal bir anlayıştan uzaklaşmamak şarttır.

Kalkınma sürecinde tarım sektörünün kendine özgü bir yeri vardır. Tarımsal üretimin bugün içinde bulunduğu teknolojik düzey ve mali sıkıntılardan çıkarmayı amaçlamış bulunuyoruz. Bir başka hedefimiz de gerek sanayide gerekse hizmet sektöründe ekonomik ve kültürel niteliklerimizden yararlanabilecek biçimde yeniden belirlemek durumundayız. Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişmektedir. Bir taraftan nüfusu artarken bir taraftan iç göç olgusu yeni sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlar yaratmaktadır. Metropoller megapollere dönüşmekte ve yeni yönetsel mali düzenlemeler gerekmektedir. İşte bu olgular karşısında bugün hükümetimiz daha uygun bir yönetim modelini oluşturmaktadır. Bu model belirli işlevlerin yerel yönetimlere dağıtılmasını sağlayarak, hem etkinliği artırmakta hem de demokratik yapılanmaya katkılar sağlamaktadır."

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün