Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Çorum

30 Temmuz 2019 Salı 07:11 Güncelleme : 30 Temmuz 2019 Salı 07:11

Geçen hafta sizlere Amasya’yı anlatmaya çalışmıştım. Bu hafta da dilimin döndüğünce Çorum’u anlatacağım. Amasya ile aralarında 90 km var. Amasya’nın tarihi zenginliği nasılsa, Çorum’un da öyle. Her ilin meşhur bir özelliği, farklı bir tarihi mekânı ya da farklı bir coğrafi özelliği var. Bunlara ilaveten de Anadolu insanı her yerde sıcak kalbe, güler yüze sahiptir. Çorum’un 8 bin yıllık geçmişi sanki Anadolu’nun özeti gibidir. Alacahöyük, Hattuşa ve Şapinuva gibi bölgelerde kazı sonucu bulunan eserler Tunç ve demir çağının en güzel örneklerini sergilemektedir. Selçuklu ve Osmanlı eserleri şehri açık hava müzesine dönüştürmüştür. Müzeler nadide eserlerle doludur. Kızıl ırmak Çorum’a ayrı bir değer katmaktadır. En kaliteli pirinçler bu deltada yetişmektedir. Ayrıca düzenli bir kenttir. Leblebi çorum ile özdeşleşmiştir. Kavrulmuş leblebi kokusu kente yayılmıştır. Leblebi, Denizli Serinhisar’da yetişir ama Çorum sanki leblebi yetiştiricisi bir kentmiş gibi, leblebisiyle övünür. Leblebi Serinhisar’da çıkar, kokusu Çorum’u güzelleştirir. Hitit kültürünü yansıtan ve dünyanın ilk yazılı barış antlaşması diye bilinen “Kadeş antlaşması” na tanık olmuştur Hattuşa. Gezilecek kültürel miraslarından bahsedersek oldukça zengindir. Bazılarını saymak gerekirse; Alacahöyük müzesi, Boğazkale müzesi, Hattuşa, Yazılıkaya, Şapinuva, Dulkadiroğluları Konakları, Sungurlu Camii, Sungurlu Saat Kulesi, Kybele Kaya Kabartması, Kapılıkaya, İskilip Kaya mezarları, İskilip Ulu Camii, Şeyh Muhittin Yasevi Camii, İskilip kalesi ve Koyunbaba köprüsüdür.
Sabah saatlerinde, Hattuşa’ ya çıkmadan, “Aşıkoğlu” tesislerinde dinlendik. Bizi Cengiz Aşıkoğlu isimli bir arkadaş karşıladı. Son derece misafirperver, son derece saygılı. Hem bizimle ilgilendi. Hemde nefis bir kahvaltı yaptırdı bize. Laf lafı açarken benim eski bir Milletvekili arkadaşım Ferudun Ayvazoğlu’nun bir yakını olduğunu öğrenince, samimiyet de o oranda arttı. Böyle güzel bir karşılama olursa o hızla Hattuşa’ya tırmanmakta daha kolay olacaktı elbette. Nitekim Hattuşa’nın gezilmesi gereken tüm Arkeolojik atmosferini acele etmeden sindire sindire gezdik.
Böylece Orta Anadolu’nun iki özel ve güzel kentini, yeni yerleşimlerini, eski yerleşimlerini harmanlayarak gezmiş olduk. 
Görmeyenlere tavsiye edilir.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün