Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

BOP ve İslam jeopolitiği

17 Aralık 2019 Salı 10:29 Güncelleme : 17 Aralık 2019 Salı 10:29

BOP ile ilgili anlatmaya çalıştıklarımdan sonra biraz da İslam jeopolitiği ve stratejik evrim konularından bahsedelim.
İslam jeopolitik sahasını tanımlamakta yarar vardır: "Kuzey Afrika, Orta Afrika, Doğu Akdeniz, Balkanlar, Merkezi Ortadoğu, Kafkaslar, İç Asya, Güney Batı Asya ve Güney Doğu Asya bölgelerinde yer alan coğrafi konum İslam jeopolitiğinin toprak dağılımını belirler" Bunların dışında Müslüman olmayan topraklarda yaşayan geniş bir topluluk da bulunmaktadır. Klasik Ortadoğu’dan farklı olarak Milattan Sonra 750 yılından itibaren Küçük Asya dışındaki bir çok alanı İslam coğrafyası olarak görmekteyiz.
İslam jeopolitiğinin iki temel stratejik hedefi, onun yayılma politikasını etkilemiştir. Roma ve İran sınırlarına ulaşmak ve dini yaygınlaştırmak stratejisi ile yeni ve çok derin kökleri olan bir kültürle tanışma ortamı doğmuştur. Bununla başlayan süreç aynı zamanda Roma etkisindeki toplulukların kültürlerini de İslam jeopolitiğinin geleceğine taşımalarına neden olmuştur. İkinci olarak da, Kuzey Afrika’ya doğru başlayan yayılma politikası bir Araplaştırma sürecini başlatmıştır. Bu ise, İslam ve Arap kültürünün birlikte yayılması sonucunu getirmekte ve bugün devam eden din-milli kültür ikilemini İslam jeopolitiğinde tartışılan konular seviyesine çıkartmaktadır.
İslam jeopolitiği bugün için Ortadoğu tanımı ile coğrafi olarak örtüşmektedir. Ancak hem diasporadaki yaşayan Müslüman nüfus hem de Güneydoğu Asya’daki Müslüman ülkeler nedeni ile daha geniş bir coğrafya İslam jeopolitiği için geçerli olmaktadır. İslam jeopolitiğinde hem ekonomik, siyasi, askeri ve sosyal alanlarda ciddi sorunlar bulunmakta, hem de Müslüman ülkeler arasında kültürel ve dini anlayış farklılığından kaynaklanan bir rekabet söz konusu olmaktadır.
Bilindiği üzere, Avrasya merkez adasına ulaşan coğrafi kanalların çok büyük bir kısmı İslam topraklarıdır. İslam’ın jeopolitik konumu üzerinde genel siyasi yönetim sorunlarından kaynaklanan diplomatik ve ekonomik yükler ile bunların eksikliklerinden kaynaklanan güvenlik problemleri bilinmektedir. Soyut bir Batı-İslam ayırımının dışında somut bir alt sınıflar mücadelesi bulunmaktadır. Bunda ilahiyat, uzlaşmazlıklar ve tarihsel nedenler belirgin olmakla birlikte farklılıkların birlikteliğini sağlayamama beceriksizliği de rol oynamaktadır. Yani sorunların tamamı dış mücadele ile ilintili değildir.
İslam jeopolitiği dört farklı belirleyici ülkenin coğrafi ve politik etkisini hissetmektedir. Bunlar Suudi Arabistan, İran, Türkiye ve Malezya’dır. Güneydoğu Asya’da yükselen ve artan bir şekilde Suudi Arabistan etkisine giren Malezya ve Endonezya yaklaşımı, 11 Eylül saldırıları ile sekteye uğrayan Suudi Arabistan yaklaşımı, 1979’dan beri etkinliğini koruyan İran yaklaşımı ve yeni dönemde yükselen ve henüz tartışılmakta olan Türkiye yaklaşımı İslam jeopolitiğinin geleceği açısından çok önemli olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün