Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bir destandır Çanakkale

17 Mart 2020 Salı 10:26 Güncelleme : 17 Mart 2020 Salı 10:26

Pazar günü akşamı, seyircisiz oynanan Galatasaray-Beşiktaş maçında stadyumun tribünlerine, kocaman bez afişte yukarıdaki başlık yazıyordu. Ayrıca her iki takım tek pankartla sahaya çıkmışlardı, bu da güzel bir görünümdü. Çünkü alışılmışın dışındaydı. 
Her mart ayında, Çanakkale Savaşı ile ilgili çeşitli haberler çıkar ve Gelibolu Yarımadası mart ayının belli günlerinde Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen ziyaretçilerin akınına uğrar. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çok güzel bir sözü vardır: "Çanakkale, yeni Türkiye’nin önsözüdür" der.  Bu önsözde sayılamayacak kadar çok anlamlar vardır.
Çanakkale Destanı, gerçekten de yazılması bile zor bir destandır. Mustafa Kemal’in aldığı sorumluluğu yerine getirirken söylediği, "Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler gelebilir" sözü her şeyi özetlemektedir. 
Zira Gelibolu’dan gedik açılsaydı İstanbul elimizden gidecekti. Yaşanan savaşta anlatılan, kimilerine göre efsane niteliğinde olan çok anlamlı olaylar baş göstermiştir. Örneğin, Conkbayırı’ndaki çarpışmada Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel misketi çarpması ve cebindeki saate isabet edip parçalaması onun hayatını kurtarmıştır. Bu saatle ilgili Liman von Sanders der ki: "Saklamak üzere o saati kendime alıp benim ailem armasını taşıyan saati kendisine hediye etmişimdir"
Barış zamanında o saatin bulunması için çaba sarf edilmiş, ancak saat bir türlü bulunamamıştır. Daha sonraları yapılan araştırmalarda, Sanders’in eşi saatin, kocasının ölümünden sonra eve giren hırsızlarca çalındığını söylemiştir. Oysa saat, evdeki diğer eşyalarla birlikte satılmış ve bir türlü bulunamamıştır. 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün