Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Amasya

23 Temmuz 2019 Salı 07:15 Güncelleme : 23 Temmuz 2019 Salı 07:15

3 günlüğüne “Akademikder” in (akademik tarih ve kültür derneği) düzenlediği Çorum ve Amasya gezisine katıldım geçen hafta. Çorum’u daha önce gezdiğim için onu şimdilik bir kenara bırakalım. İlk kez gittiğim Amasya’yı sizlere anlatmaya çalışacağım.
Amasya denilince, okuduklarımızdan yola çıkarak aklımıza, Yeşilırmak gelir. Elma gelir. Ferhat ile Şirin gelir. Şehzadeler gelir. Kendine özgü ahşap binaları gelir. Oyma kaya mezarları gelir. Müzeleri gelir. Coğrafyacı Strabon gelir. Hititler gelir. Urartular, Frigyalılar, İskitler, Persler, Romalılar, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri gelir. Ama en önemlisi de “Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ile Ulusal Kurtuluş savaşının yönünü tayin eden ve Amasya Tamimi olarak bilinen, Mustafa Kemal Atatürk’ün kayıtlara geçen bu cümlesi gelir. Orta Karadeniz’in orta yerinde bu Tamimi hazırlayanların hepsini bir kez daha rahmetle anıyoruz. Bazı ilginç saptamalarda bulunacağım da, ondan önce Amasya Tamimi’ni hazırlayanların içinde bulunan bir ailenin 17. Dönemde Milletvekilliği yapan Arsan Savaş Arpacıoğlu ile tanışmanın keyfini yaşadığımı söylemeliyim. Dedelerinin Atatürk ile beraber fotoğrafları tarih kokan evinin duvarlarını süslemiş olarak gördüm. Ve ben de çok büyülendim ve keyiflendim.  Zaten kendisi de Amasya’nın köklü ailelerinden olduğunu belli eden tarzda şık giyimli bir Amasya beyefendisiydi. Eski mesleği de Eczacılık olduğundan sanki mesleği giyim kuşamına da yansımış bir izlenim veriyordu. 
Amasya bu sütunlara sığmaz ama mümkün olduğunca kısa kısa bende bıraktığı iz ve izlenimleri anlatmaya çalışıyorum. Mesela Yeşilırmak’ın belli bir sakinlikle akışı kente çok yakışıyor. Ferhat’ın deldiği dağın eteklerindeki arktan akan su, Şirin’e olan aşkını ölümsüzleştiriyordu. Müzeler birbirinden güzel ve her biri ayrı tarihlere odaklanıyordu. Hele Strabon nehrin kenarında heyecanlı bir şekilde halen daha coğrafi keşifleri bitirememiş, ama heyecandan adeta yerinde duramıyordu. Kutlu Payaslı’nın ne kadar beyefendi ne kadar seçkin bir şarkıcı olduğunu ve Amasya’da doğup büyüdüğünü bilir misiniz? Hadi diyelim ki onu bir şekilde pek önemsemediniz. Ama irfan Özbakır için aynı şeyleri söyleyemezsiniz. “Gülünce gözlerinin içi gülüyor” şarkısının güfte ve bestesi ona aittir. “Pişman olurda bir gün dönersen bana geri” onundur. İstanbul’da Kemal Gürses hocasından ders almıştır ama daha sonra Emel Sayın’a, Ayşe Tunalı’ya, Sinan Özen’ ve Muazzez Ersoy’a ders vermiştir.
Diyeceğim o ki, Türkiye’nin her tarafı güzel. Ama bazı kentlerimiz göreceli olarak sanki daha güzel. Amasya da bunlardan biridir. Ve çokta hoş bir şehirdir. Vaktiniz olduğunda gidip görürseniz benim yazamadıklarımı yazmaya hevesleneceğinize eminim. Hele Amasya hakkında Yelgin Arkoç Mesci isimli bir hanımefendinin “Kalenin Havvası” kitabını alıp okursanız, Amasya’ya niçin övgü düzdüğümü daha iyi anlarsınız.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün