Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

26 Ağustos’un anlam ve önemi

27 Ağustos 2019 Salı 09:08 Güncelleme : 27 Ağustos 2019 Salı 09:08

Cumhuriyet tarihimizin en önemli günüdür bugün. Bugünü lâyıkıyla bilebilmek için her yaştan insanın mutlaka Atatürk’ün büyük nutkunu okumak lazım. Bizim gençliğimizde coşkulu bir şekilde kutlanan ve ismi de Zafer ve Tayyare Bayramı olan 26 Ağustos günü artık diğer milli bayramlar gibi değersizleştirilmeye çalıştırılıyor. Zafer ve Tayyarenin “tayyaresi” gitti. Zaferi de Malazgirt ile karıştırmaya başladık. Böylece 30 Ağustos'u da anlamsızlaştırdık. Oysa ülkemizin kurtuluşunun ve kuruluşunun en önemli kilometre taşıdır bugün. Atatürk, Nutuk'ta “Dünya , bir sınav alanıdır. Biz, bunca yüzyıllardan sonra bir sınav vermeye hazırlanıyorduk. Bağımsızlık sınavı verecektik. Böyle bir sınava hazırlanırken bir yandan da Avrupa'nın hakkımızda neler düşündüğünü öğrenmek istedik. Savaşa başvurmadan önce barış olanaklarını aradık. Bu amaçla, önce Dışişleri sonra İçişleri Bakanımızı Avrupa'ya gönderdik. Londra ve Paris'te yapılan görüşmelerde olumlu bir sonuç alınamadı. Düşman kuvvetleri (İngiltere, Fransa, İtalya), Yunanlılarla aramızda bir ateşkes anlaşması önerdiler. Yunanlılar, işlerine geldiği için bunu hemen kabul ettiler. Biz ulusal çıkarlarımıza uygun düşmediği için kabul etmedik. Arkasından ikinci bir barış notası geldi, buna da itibar etmedik. Çünkü Sevr Anlaşması'nın dolaylı yoldan bize onaylatılması söz konusuydu. Yani bir nevi İngiltere, Fransa ve İtalya yurdumuzu kendiliğinden boşaltma düşüncesinde değildi. Bizi yarı bağımlı bir duruma getirmek istiyorlardı. Böylece Anadolu’ya ilk çıktığımız günlerde verdiğimiz “ya bağımsızlık ya ölüm” kararını uygulamaktan başka çaremiz yoktu. Biz de bu yolu takip ettik, 26 Ağustos sabahı batı cephesi komutanı İsmet Paşa'ya saldırı emrini verdim. 30 Ağustos'ta büyük bir meydan savaşı yaptık. Düşmanın ana gücünü yok ettik. Yunanistan başkomutanı Trikopis tutsak oldu. Ve “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini verdim. Ordularımız da İzmir’e doğru kaçan düşman kuvvetlerini kovalamaya başladılar. 9 Eylül 1922 günü İzmir’e vardık. Bu yiğitliği yaratan bir ulusunun çocuğu ve onun yiğit evladı olarak başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum sonsuzdu.” demiştir. Dolayısıyla bu büyük zafer, bir bildirge ile Türk ulusuna müjdelenmiştir. 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün